İzlenmesi Gereken Sanat Belgeselleri: Agnès Varda ve JR’dan “Faces Places”

LemonKazan Dairesi21 saat önce7 Tıklanmalar

Gövdesi devasa bir fotoğraf makinesi gibi boyanmış, içinde hem vesikalık kabini hem de büyük boy baskı atölyesi barındıran emektar bir kamyon Fransa’nın kırsal yollarında ilerliyor. Direksiyonda ve yolcu koltuğunda iki sıra dışı isim var: Fransız Yeni Dalga sinemasının 88 yaşındaki efsanesi Agnès Varda ile 33 yaşındaki sokak sanatçısı JR. 2017 yapımı Faces Places (Visages Villages), sıradan bir belgeselin sınırlarını aşıp iki farklı kuşağın birbirine bakmayı, dinlemeyi ve birlikte görmeyi öğrenişinin hikâyesine dönüşüyor.

Sıradan Olanı Anıtsallaştırmak

JR’ın sanatsal yöntemi doğrudan sokakla ve insanla temas kuruyor; görünmez kılınan insanların yüzlerini fotoğraflayıp devasa boyutlarda basarak yaşadıkları binaların, depoların ya da evlerin duvarlarına yapıştırıyor. Varda ise belgelemeyi bir varoluş refleksi olarak görüyor; kayda geçmeyen her yüzün hafızanın karanlık çukurunda kaybolup gideceğine inanıyor. Bu iki farklı enerjinin kesişimiyle film; bir köy fırıncısının, madenci mahallelerinin, fabrikanın ya da liman işçilerinin gündelik hayatına dokunuyor. Eski arşiv fotoğraflarından basılan devasa portreler duvarlara giydirildiğinde, bir mahalle kendi unuttuğu tarihinin ölçeğiyle yeniden göz göze geliyor.

Dalgaların İnsafına Bırakılan Bir Hatıra

Filmin şiirsel tonunu en derin hissettiren anlardan biri Normandiya sahilinde yaşanıyor. Varda, 1960 yılında çektiği moda fotoğrafçısı dostu Guy Bourdin’in portresini, kıyıda çürümekte olan II. Dünya Savaşı’ndan kalma beton bir Nazi sığınağının üzerine yerleştirmek istiyor. JR’ın teknik zorluklara dair tereddütlerine rağmen fotoğraf sığınağın yüzeyine kaplanıyor. Ancak ertesi gün yükselen dalgalar imgeyi silip götürüyor. Sanatın geçiciliği ile ölülerin hatırasına duyulan sadakat, denizin çekildiği o kırılgan anda sessiz bir ağıda dönüşüyor.

Siyah Gözlükler, Louvre Koşusu ve Godard

JR’ın gözünden hiç çıkarmadığı siyah güneş gözlükleri, Varda’ya sinema tarihinden eski dostu Jean-Luc Godard’ı hatırlatıyor. Varda’yı tekerlekli sandalyede, Godard’ın Bande à part filmindeki meşhur Louvre Müzesi koşusunu JR ile birlikte muzipçe yeniden canlandırırken izliyoruz. Yolculuğun sonlarına doğru ikilinin Godard’ı İsviçre’deki evinde ziyaret etme girişimi ve kapıda karşılaştıkları o beklenmedik sürpriz ise filmin kurgulanmamış, en yalın duygusal eşiğini oluşturuyor.

Eksilmeyen Bir Bakış ve Veda

İlerlemiş yaşına bağlı olarak görme yetisini kademeli olarak kaybeden Varda’nın hayata dair vizyonu, JR ile kurduğu muzip ve şefkatli dostluk sayesinde hiç olmadığı kadar Berraklaşıyor. Yaş farkının bir çatışmaya değil, birbirinin işine saygı duyan bir oyun alanına dönüştüğü bu ortaklık; Cannes Film Festivali’nde En İyi Belgesel dalında L’Œil d’or (Altın Göz) kazandı ve Varda’ya Oscar tarihinin yarışmalı kategorilerdeki en yaşlı adaylığı unvanını getirdi.

2019 yılında kaybettiğimiz Varda’nın ardından Faces Places, sanatın büyük müze salonlarından çıkıp bir köyün sıvalı duvarında ya da bir yük konteynerinde nasıl canlanabildiğini gösteren zamansız bir veda eseri olarak hafızalardaki yerini koruyor.

0 Votes: 0 Upvotes, 0 Downvotes (0 Points)

Bize Katılın
  • X Network146
  • Linkedin
  • Youtube1.2K
  • İnstagram8.5K

Bir ödül verilmiş, bir film çıkmış, bir sergi açılmış... Hepsi burada.


    E-posta yoluyla bülten almayı kabul ediyorum. Daha fazla bilgi için lütfen şu adresi inceleyin: Gizlilik Politikası



    Reklam

    Sonraki Gönderi Yükleniyor...
    Takip Et
    Arama Trendler
    Apartman Gözdesi
    Yükleniyor

    Giriş yapılıyor 3

    Hesabınız oluşturuluyor ve onay maili gönderiliyor 3