
Tam altı uzun yıldır Phoebe Bridgers’ın o ruhu teslim alan, içimizi titreten o eşsiz sesini ve şarkı sözlerini bekliyorduk. Ancak yeni albümü “Lost Weekend”i dinleyince insana gelen o duygu fırtınasını hissettiğinizde “Beklediğimize değmiş” diyorsunuz.
32 yaşına basan Bridgers, taptaze teklisi “Lost Boys”un nakaratında hâlâ çocuk gibi davranan ve bundan gurur duyan adamlara karşı sitemini gizlemiyor: “Kayıp çocuklar asla büyümez, asla yaşlanmaz.” Psikolojide “Peter Pan Sendromu” olarak bilinen bu durumu mizahi ve keskin bir dille eleştiren sanatçı, parçayı “Kayıp çocuklar, gelin bulun beni” diyerek bitirip erkek milletinin o çocuksu hallerine karşı hâlâ hafif bir açık kapı bıraktığının da sinyalini veriyor.
“Lost Boys” şarkısındaki en heyecan verici ayrıntılardan biri de “Doğu Berlin’deki o an” dizesi. Erkek arkadaşının bir tabancayla oynayıp kaburgasını kırdığı o geceyi anlatan parçanın arkasında, Phoebe’nin küçük kardeşi Jackson ile Berghain gecesinde yaşadığı ve detaylarını gizli tutmaya söz verdikleri o meşhur Doğu Berlin macerası mı var, yoksa şarkı gizli bir antikarakter savaş ağıtı mı? Phoebe Bridgers şarkı yazarlığının en tatlı yanı da bu: Bizi saatlerce hikâyenin arkasındaki gerçekleri tahmin etmeye sevk eden o muzip derinlik.
Jack Antonoff, Tony Berg, Ethan Gruska ve Alex G gibi göksel harmonilerin ustalarıyla üretilen şarkı, bir iki dinlemede zihne kazınan melodik bir şaheser.
Phoebe Bridgers sadece müziğiyle değil, konser deneyimini katleden cep telefonu salgınına karşı açtığı savaşla da gündemde! New York Madison Square Garden’da kapalı gişe gerçekleşen son konserinde seyircilerin telefonları özel kumaş kılıflara kilitlendi ve insanlar neredeyse 20 yıl sonra ilk kez konserlerde çakmaklarını havaya kaldırdı. Bridgers’ın önümüzdeki turnesi de tamamen telefonsuz bir deneyim sunacak.
“The Lost Tour” Almanya Tarihleri:
Adını John Lennon’ın Yoko Ono’dan ayrıldıktan sonra yaşadığı 1,5 yıllık sancılı dönemden alan “Lost Weekend”, 14 Ağustos’ta müzik dünyasıyla buluştu. 2022 sonunda karmaşık bir ilişkiye sahip olduğu babası Tony’yi kaybeden Bridgers, bu kaybı Still Standing gibi yas ve öfkeyi aynı anda hissettiren sarsıcı parçalarla işliyor.
Ses kullanımı konusunda da hiç olmadığı kadar cesur olan Phoebe, As Above şarkısında neredeyse Björk gibi çığlık atarken, komedyen partneri Bo Burnham için yazdığı Bobby ve dinleyeni 4 dakika 42 saniye boyunca nefessiz bırakan Kill Me ile albümün duygusal omurgasını kuruyor.
Joni Mitchell veya Joan Baez gibi kendi kuşağının simge figürlerinden birine dönüşen Bridgers, boygenius grubuyla kazandığı 3 Grammy Ödülü ve SZA ile yaptığı iş birliklerinin ardından, indie-folk-pop kulvarının çok ötesinde devasa bir ligde oynadığını bir kez daha kanıtlıyor.