
Teksas çölünün ortasında, sessizliğin hüküm sürdüğü Marfa kentinde, sanat tarihinin yaşayan ve hayata veda etmiş efsaneleri kurgusal bir akşam yemeğinde buluşuyor. Belçikalı sanatçı Rinus Van de Velde’nin Hetzler | Marfa’da 6 Aralık 2026 tarihine kadar devam edecek olan “The Dinner” sergisi; yağlı pastel işler, devasa kömür tuvaller, karton heykeller ve filmlerle sanatçının bugüne kadarki en kapsamlı ABD seçkisini sunuyor.
Stüdyosundan çıkmadan hayali otobiyografiler kurgulayan Van de Velde, bu kez izleyiciyi hiç gerçekleşmemiş ama tüm izleri ortada kalmış bir galeri yemeğine davet ediyor. Serginin kilit noktası sayılan Everything that remains will be unintended sculptures, zifiri karanlık bir çayırın ortasında terk edilmiş bir masayı resmediyor. Çiçek vazoları, şampanya şişeleri ve eriyen mumlarla dolu bu masa, Daniel Spoerri’nin yemek artıklarını heykele dönüştürdüğü düzenlemelerine selam çakarken, hemen yanındaki The dinner isimli karton heykel boş sandalyeleriyle misafirlerini sonsuza dek bekliyor.
Marfa’nın ıssız coğrafyasıyla tam bir uyum yakalayan tuvallerde davetlilerin yemeğe geliş maceralarına tanık oluyoruz: Çalkantılı suları kürekle geçenler, bir Teksas kovboyu gibi at sürenler ya da kapıda sarmaşıklara takılanlar… David Hockney’nin meşhur havuzuna atlamaya hazırlanan I’ll take one more dive, David karton heykeli ile Albert Oehlen, Maurizio Cattelan ve Rodney Graham’a yapılan atıflar, Van de Velde’nin zihnindeki “koltuk gezginliği” fikrini perçinliyor.
Serginin en vurucu anı ise duvarda devasa bir gölge gibi duran kömür kalem tablo Bill, Bob, Alice, …. Baba II (The Godfather Part II) filmindeki ikonik mahkeme sahnesine gönderme yapan bu siyah-beyaz kompozisyonda Van de Velde, bir konferans salonunda sanat tarihinin dev isimlerine sesleniyor. Stüdyosunda çektiği La Ruta Natural ve A Life in a Day videoları ise kurgusal benlikler ile stüdyo gerçekliği arasındaki sınırları tamamen ortadan kaldırıyor.