
Kısa filmleri sadece uzun metrajlı yapımlara giden yolda bir çıraklık ya da hazırlık evresi olarak görmek, sinemanın en özgürlükçü alanına haksızlık etmek olur. Kısa film; zamanın sıkıştırıldığı, fikirlerin en çiğ ve en rafine haliyle saniyeler içine nakşedildiği, kuralların durmadan sabote edildiği bağımsız bir oyun alanıdır. 2004 yılından bu yana bu oyun alanını büyüten, yeni nesil anlatıcıları keşfeden ve sinemacılar arasında sürdürülebilir köprüler kuran Akbank Kısa Film Festivali, bu yıl “Akbank Sanat Her Yerde” mottosuyla kapılarını 23. kez aralamaya hazırlanıyor.
16 – 24 Mart 2027 tarihleri arasında şehri sinemanın o büyüleyici tınısıyla dolduracak olan festival, yeni sesleri, cesur hikayeleri ve sınırları zorlayan anlatı biçimlerini arıyor. Kamera arkasındaki vizyonunu beyaz perdeye taşımak isteyen yönetmenler ve senaristler için son başvuru tarihi 11 Aralık 2026.
Festivalde bu yıl da konu ve tür sınırlaması olmaksızın, yaratıcılığın her rengine alan açan dört ana başvuru kategorisi bulunuyor:
Ulusal ve Uluslararası Kısa Film Yarışmaları: Süresi 1 ila 30 dakika arasında değişen kurmaca, belgesel, deneysel ya da animasyon projelerine açık olan bu kategori, kısa sinemanın en güncel ve en iddialı örneklerini bir araya getiriyor. Türkiye’den katılan yapımların, dilerlerse uluslararası kategoride de şanslarını deneyebildiklerini hatırlatalım.
Forum Senaryo Yarışması: Bir fikriniz, henüz kâğıt üzerinde duran güçlü bir senaryonuz mu var? Kısa film yapım olanaklarını geliştirmeyi hedefleyen bu bölüm, projeleri henüz mutfaktayken destekliyor. Ön jüri tarafından seçilecek sekiz senaryonun sahibi, 20-21 Mart 2027 tarihlerinde sektör profesyonellerinden oluşan jüriye projelerini sunacak ve kazanan senaryoya doğrudan yapım desteği sağlanacak.
Yeni Yetenekler Kısa Film Yarışması: 22 yaş ve altındaki genç sinemacıları sektöre kazandırmak amacıyla tasarlanan bu kategori, geleceğin yönetmenlerini bugünden keşfetmeyi hedefliyor. Jenerik dahil 1 ila 20 dakika arasındaki kısa filmleriyle bu bölüme başvuran gençler, sadece yarışmakla kalmayacak; söyleşiler, atölyeler ve ustalık sınıflarından oluşan özel bir gelişim programına dahil olma şansı yakalayacaklar.
Görsel kültürün hızla dönüştüğü, anlatım araçlarının demokratikleştiği bu dönemde kısa film; kişisel dertleri, toplumsal kırılmaları ve estetik arayışları en dürüst şekilde yansıtmanın en güçlü yolu. Mart ayında İstanbul’un sinema haritasını yeniden çizecek olan bu kolektif heyecanın bir parçası olmak, kendi hikayenizi sinema profesyonelleri ve tutkulu bir izleyici kitlesiyle buluşturmak için kameranızı ve senaryonuzu hazırlayın. Şimdi sözü görüntülere bırakma sırası sizde!