
Her yıl Eylül’de Berlin Art Week’in ayrılmaz parçası olan POSITIONS Berlin Art Fair, bu yıl 13. edisyonuyla Tempelhof Havalimanı’nın o ikonik hangarlarında sanat dünyasını bir araya getirdi. 10-13 Eylül tarihleri arasında gerçekleşen fuara 20 ülkeden 86 galeri katıldı. Ve bu yıl bize özel bir şey var: Türkiye odağı.
Organizasyonun Türkiye’yi “kıtalar arası bir köprü” olarak nitelendirdiği bu seçim, sadece coğrafi değil kültürel bir tanınırlık aynı zamanda. Almanya’daki Türk diasporasının ve iki ülke arasındaki sanat ilişkilerinin uzun tarihini düşünürsek, bu odağın gerçekten anlamlı bir yerde durduğunu söylemek gerekiyor.
Fuara katılan başlıca Türk galerileri arasında İstanbul merkezli Anna Laudel, Ambidexter ve Sanatorium öne çıkıyor. Sanatorium özellikle dikkat çekici: İstanbul’un yanı sıra New York, Viyana, Dubai, Düsseldorf ve Çanakkale’de de mekânları olan bu galeri, küresel ölçekte tanınan Türk sanatçıları temsil ediyor.
Bu yılki Türkiye odağında özellikle beş isim öne çıkıyor:
Simla İçeli (Ambidexter, İstanbul) — Yumuşak, pastel tonlu kompozisyonlarla “disiplin, ceza ve oyun” temalarını araştırıyor. Türk pop kültüründen imgeler kullanarak ataerkil sistemleri görsel dille sorguluyor.
Ece Özel (Ambidexter, İstanbul) — DJ olarak da aktif olan Özel, elektronik müzikten ilham aldığı ışıltılı tablolar yapıyor. Yüzsüz figürler, geçici silüetler, gece kulübü estetiği hem gece hem gündüz.
Ardan Özmenoğlu (Anna Laudel, İstanbul) — Post-it notları, cam levhalar, neon… Sıradan malzemeleri üç boyutlu yapılara dönüştürüyor ve Türkiye’deki “ataerkil maço kültürü”nü ironik bir dille eleştiriyor. Fuar koridorlarında en çok duraksatacak işlerden biri olmaya aday.
Oğulcan Kuş (Anna Laudel) — Amerikan pop kültürü ile Türk mirası arasında gidip geliyor. Geometrik soyutlaması ise çok özgün bir kaynaktan besleniyor: Osmanlı sanatındaki figüratif yasak ve İslam geleneğindeki soyut formlar.
Erol Eskici (Sanatorium, İstanbul) — Mürekkep yapılarıyla morfolojik süreçleri araştırıyor. Var olan gerçekliği betimlemek yerine, doğal dönüşüm süreçlerini kendisi yaratıyor. Organik, huzursuz edici, büyüleyici.
Evet — ve bu, POSITIONS’ı diğer sanat fuarlarından ayıran özelliklerden biri. Selected POSITIONS bölümünde 2.500 Euro’ya kadar eserler sunuluyor ve koleksiyoner olmaya yeni başlayanlar için özel bir giriş noktası tasarlanmış. Ayrıca bu yıl Design POSITIONS adında yeni bir bölüm de var: sanat ve tasarımın kesiştiği noktada çalışan 11 Berlin’li tasarımcı.
Her yıl merakla beklenen Zilkels Best Booth Award bu yıl Galerie Met’e gitti. Genç sanatçılar için verilen Fine Art Academy Award‘ın 3.000 Euro’luk ödülü ise Rosalie Becher ve Helen Vogelsang’a verildi. Heussen Perspectives Award kazananları: Luca Di-Febo, Leonie Lass ve Anna Wandaller.
Almanya’da yaklaşık üç milyonun üzerinde Türk kökenli insan yaşıyor. Berlin, Türk diasporasının en yoğun olduğu şehirler arasında. Ama Türk çağdaş sanatı Batı’nın büyük sanat kurumlarında hâlâ yeterince temsil edilemiyor. POSITIONS bu boşluğu biraz kapatıyor — galeri düzeyinde, sanatçı düzeyinde, ve satın alma düzeyinde.
İstanbul’dan Berlin’e gelen bu seslerin Tempelhof’un dev hangarlarında yankılanması, bence bu yılın fuarını özellikle anlamlı kılıyor.