Sesi Görmek, Zamanı Duymak: Ryuichi Sakamoto Hamburger Bahnhof’ta

no26SokakBerlinDün10 Tıklanmalar

Bazı sanatçılar ölümlerinden sonra daha çok konuşuluyor. Ryuichi Sakamoto da öyle. 2023’te hayatını kaybeden Japon besteci, bu sonbaharda Berlin’de olağanüstü bir retrospektifle anılıyor. Hamburger Bahnhof’ta açılan seeing sound, hearing time, Sakamoto’nun Avrupa’daki ilk büyük retrospektifi ve izledikten sonra uzun süre aklınızdan çıkmayacak cinsten.

11 Eylül’de kapılarını açan sergi, 20 Haziran 2027’ye kadar açık. Yaklaşık 1.500 metrekarelik Rieckhallen alanında, yedi eser beş büyük enstalasyonla sizi karşılıyor.

“O, sınırları yeniden çizen biriydi”

Sakamoto’yu YMO (Yellow Magic Orchestra) üyesi olarak, ya da Merry Christmas Mr. Lawrence ve The Last Emperor film müzikleriyle tanıyor olabilirsiniz. Oscar, iki Altın Küre, Grammy — üst üste ödüller alan bir isim. Ama bu sergi o Sakamoto’yu kasıtlı olarak bir kenara bırakıyor.

Küratörler Ingrid Buschmann ve Tokyo merkezli Sachiko Namba, YMO dönemini, pop hitlerini ve film müziklerini sergiye dahil etmemiş. Çünkü buradaki amaç farklı: Sakamoto’nun galerilerde ve müzelerde yarattığı ses enstalasyonu pratiğini, kendi başına bir sanat dalı olarak tanımak. “Bestecilik, film, performans, teknoloji ve görsel sanatın birbirinin dilbilgisini değiştirmeye başladığı nokta” olarak tanımlıyorlar onun işini. Bence bu tam doğru bir tarif.

IS YOUR TIME — Doğanın akort ettiği piyano

Serginin kalbinde duran eser bu, ve gerçekten çok güçlü. 2011 Tōhoku depremi ve tsunami sırasında hasar görmüş bir piyano. Sakamoto bu piyanoya yeni bir görev vermiş: Dünya genelinde gerçek zamanlı deprem verilerini kullanarak ses üretiyor. Yer kürenin nabzını, kırık bir piyanonun tellerinden dinliyorsunuz.

Sakamoto bunu “doğa tarafından akort edilmiş bir piyano” olarak tanımlamış. Tsunami’nin bıraktığı iz, yıkımın kendisi, bir müzik aletine dönüşüyor. Ne metafor ne performans tam anlamıyla bir yüzleşme.

async’ten doğan uzamlar

Sakamoto’nun 2017 albümü async, sanatçı Shiro Takatani ve yönetmen Apichatpong Weerasethakul ile geliştirilen enstalasyonlara ilham vermiş. Üç boyutlu ses ortamları yaratılmış; yani siz sabit durmuyorsunuz, içinde yürüyorsunuz. Ses bir arka plan değil mekânın kendisi.

12 Son albüm, ilk kez bu kadar büyük

Sakamoto’nun 2021-2022 yıllarında kaydettiği 12 albümü, hastalığı döneminde her gün tuşlara basarak biriktirdiği kişisel bir ses günlüğü gibi. Ölümünden kısa süre önce tamamladığı bu albümün müziğini Carsten Nicolai film işlerine taşımış. O intimliği, o sessiz cesareti dev bir mekânda izlemek bambaşka bir his.

Hamburger Bahnhof’un 30. yılına yakışan bir sergi

Bu yıl Hamburger Bahnhof 30. yaşını kutluyor ve Sakamoto retrospektifi bu kutlamanın merkezine oturtulmuş. Eski bir tren istasyonunun soğuk, yüksek tavanlarında ses dalgalarının nasıl gezindiğini hayal edin. Mekânın kendisi de bir enstrüman gibi.

Perşembe geceleri 20:00’a kadar açık ve küratörler özellikle belirtiyor: o saatlerde kalabalık azalıyor, deneyim daha içe dönük bir hâl alıyor. Bence Sakamoto’nun işlerini tam anlamıyla hissetmek için ideal koşul bu.

Neden gitmeli?

Çünkü Sakamoto, sesi sadece dinlenecek bir şey olarak görmedi, aynı zamanda hissedilecek, içinde yaşanılacak bir malzeme olarak kurdu. Bu sergi, onu bir besteci olarak değil, bir ses düşünürü olarak sunuyor. Ve o ayrım çok önemli.

0 Votes: 0 Upvotes, 0 Downvotes (0 Points)

Bize Katılın
  • X Network146
  • Linkedin
  • Youtube1.2K
  • İnstagram8.5K

Bir ödül verilmiş, bir film çıkmış, bir sergi açılmış... Hepsi burada.


    E-posta yoluyla bülten almayı kabul ediyorum. Daha fazla bilgi için lütfen şu adresi inceleyin: Gizlilik Politikası



    Reklam

    Sonraki Gönderi Yükleniyor...
    Takip Et
    Arama Trendler
    Yükleniyor

    Giriş yapılıyor 3

    Hesabınız oluşturuluyor ve onay maili gönderiliyor 3