NS Harsha ve “Camel and the tent times” Sergisi

no26SokakLondra1 ay önce226 Tıklanmalar

Sınırlarımızın nerede başlayıp nerede bittiğini, kişisel alanımızın ne kadarını başkalarına açtığımızı ya da kısıtlı kaynakların bizi nasıl bir küresel paylaşıma zorladığını hiç düşündünüz mü? Londra’daki Victoria Miro, çağdaş Hint sanatının en vizyoner ve üretken isimlerinden NS Harsha’nın “Camel and the tent times”  başlıklı büyüleyici kişisel sergisine ev sahipliği yapıyor. 31 Temmuz 2026 tarihine kadar açık kalacak olan sergi, sanat eleştirmeni Grant Watson’ın kaleme aldığı taze bir metin eşliğinde, izleyiciyi geleneksel anlatılarla kozmik fantezilerin kesiştiği çok katmanlı bir evrene davet ediyor.

Sergi, adını hepimizin çok iyi bildiği o meşhur Doğu masalından alıyor: Soğuk bir gecede sahibinin çadırına önce burnunu, sonra kafasını sokmak için izin isteyen ve en nihayetinde sahibini çadırdan atan devenin hikâyesi. Yazar Grant Watson’a göre bu masal, günümüz dünyasındaki kısıtlı kaynakları ve başkalarına yer açmanın getirdiği kaçınılmaz sınır ihlallerini anlayan mükemmel bir modern zaman alegorisidir. Ancak NS Harsha’nın resimlerinde bu sınır ihlali karanlık bir tehdit olmaktan çıkıyor; aksine kurulu düzeni sarsan, oyunbaz, komik, kaçınılmaz ve tersine çevrilebilir bir görsel başkaldırı olarak işleniyor. Sanatçı, adeta iskambil destesini yeniden dağıtarak kurallarla oynamayı seçiyor.

Minyatür hassasiyetindeki figüratif detayları devasa soyut arka planlarla ve evrensel temalarla birleştiren NS Harsha’nın sergideki en önemli başyapıtlarından biri, sergiyle aynı adı taşıyan “Camel and the tent times” (2025) çalışmasıdır. Bu devasa kompozisyonda; yemek pişiren, çamaşır yıkayan, hamur yoğuran, tohum eken, bebek doğuran ya da sadece sessizce etrafı izleyen onlarca insan figürü iç içe geçerek adeta insanlıktan bir çelenk oluşturuyor. Üzerleri taze meyve, sebze ve yapraklarla bezeli bu insanlar, bir hasat festivalindeki adaklar gibi parıldıyor. Watson’ın yorumuyla, gündelik hayatın bu çelengi içindeki figürler, birbirine dolanmış olsalar da etraflarında dönen ve bizim hayal edebileceğimiz o iktidar oyunlarına karşı tamamen kayıtsız bir duruş sergiliyorlar.

Serginin bir diğer dikkat çekici eseri olan “‘That’ which dissolves labour” (2024) ise zaman-mekânda açılmış kozmik bir yarığı andırıyor. Harsha, parlayan neon işçi yelekleri giymiş güneyli emekçileri yan yana oturmuş, muz yaprakları üzerinde geleneksel bir Güney Hindistan şöleninin tadını çıkarırken resmediyor. Tam bir emek, dinlenme ve neşe tablosu olan bu sahne, tam ortasından dikey bir girdap çizgisiyle ikiye bölünüyor. Bu çizgi, zaman-mekânda açılmış kozmik bir yarık gibi arkadaki sonsuz evreni ve parıldayan yıldızları fısıldıyor.

Sanatçının ünlü lamp grid serisinin bir devamı olan “A zephyr over a collective dream” (2023) ise izleyiciyi kolektif bir rüyanın içindeki görünmez rüzgârla buluşturuyor. Bu eserde, tuvalin arkasından veya doğrudan izleyicinin bakışından esen görünmez bir rüzgâr, sıra sıra dizilmiş kandillerin alevlerini titretiyor. Kandiller dinsel bir sembol olmaktan ziyade, saf enerjiyi temsil ediyor; rüzgâr onları eğip bükse de ışıklarını asla söndüremiyor.

İnsan figürlerinden tamamen arındırılmış soyut kompozisyonuyla öne çıkan “Digging for quarks drama at upper deck” (2024) ise sermayenin gelgeç hafızasını sorguluyor. Bu çalışma, maden ve kaynak çıkarma alanlarının etrafında hızla mantar gibi biten geçici toplulukları, şehirleri ve bölgeleri simgeliyor. Sermaye başka bir coğrafyayı sömürmek ve başka bir halktan yararlanmak için oradan göç ettiğinde, geride kalan o devasa boşluk tuvalin hüznünde yankılanıyor.

NO-26 Notu

NS Harsha’nın sanatı, yerel olanı yani Güney Hindistan’ın renklerini, ritüellerini ve insanını, küresel kozmolojiyle birleştirme konusunda tam bir deha örneğidir. Tuvale damlatılan su lekelerinden çeltik tarlaları yaratan Journey through water marks, 2024) ya da basit bir fırça darbesini tarım işçilerinin tünediği devasa bir iskeleye dönüştüren (Visiting Cy Twombly, 2024) bu sergi, çağdaş resim sanatının sınırlarını son derece naif ama sarsıcı bir yerden genişletiyor.

Victoria Miro’nun birinci galerisindeki politik olarak ağır Shahzia Sikander sergisini gezdikten hemen sonra, ikinci galerideki bu renkli, kozmik ve felsefi NS Harsha dünyasına adım atmak, bu yaz Londra’da kendinize verebileceğiniz en dengeli ve doyurucu sanat ödülü olacaktır. Kaçırmayın!

0 Votes: 0 Upvotes, 0 Downvotes (0 Points)

Bize Katılın
  • X Network146
  • Linkedin
  • Youtube1.2K
  • İnstagram8.5K

Bir ödül verilmiş, bir film çıkmış, bir sergi açılmış... Hepsi burada.


    E-posta yoluyla bülten almayı kabul ediyorum. Daha fazla bilgi için lütfen şu adresi inceleyin: Gizlilik Politikası



    Reklam

    Sonraki Gönderi Yükleniyor...
    Takip Et
    Arama Trendler
    Yükleniyor

    Giriş yapılıyor 3

    Hesabınız oluşturuluyor ve onay maili gönderiliyor 3