
Modernitenin kolektif refleksleri, geleneksel ritüelleri ve toplumsal bağları nasıl kökten değiştirdiğini araştıran Alia Farid, Hamburg’daki Sfeir-Semler Gallery’de açılan ilk kişisel sergisiyle izleyiciyi coğrafyalar arası tekinsiz bir hafıza takibine çıkarıyor. 15 Ağustos 2026 tarihine kadar deneyimlenebilecek olan “Elsewhere in Puerto Rico, República Dominicana & Cuba” başlıklı sergi, sanatçının 2013 yılından bu yana sürdürdüğü ve Arap ile Güney Asya diasporasının Latin Amerika ve Karayipler’deki izlerini süren köklü araştırma projesi Elsewhere’in bugüne kadarki en görkemli dökümünü sunuyor. Küresel Güney eksenindeki göç hareketlerinin ördüğü organik dayanışma ağlarına odaklanan bu sergiye, arşiv belgelerinden beslenen yepyeni bir video çalışması da eşlik ediyor.
Farid’in sanatsal pratiği, petrol çıkarımının Arap Yarımadası’nın doğu kıyılarındaki topluluklar ve çevre üzerindeki yıkıcı etkilerinden, Karayipler’deki diasporik kimlik kırılmalarına kadar uzanıyor. Nitekim sanatçı, petrol arıtımının bir yan ürünü olan polyester reçineyi devasa su kaplarına ve antik koruyucu muskalara dönüştürerek malzemenin politikasını yapmayı iyi biliyor. Hamburg’daki bu seçkide ise odak noktası, tamamen insan hikayelerine, mimari tortulara ve dildeki hayaletlere kayıyor. Karayip genelindeki göçmen topluluklarla kurulan uzun soluklu ilişkilerden doğan bu proje; eski, dönüştürülmüş battaniyelerin, Güney Irak’ın Nasiriye kentindeki 80 kadından oluşan bir dokuma kooperatifi tarafından el emeğiyle yeniden canlandırılması esasına dayanıyor.
Sergi, projenin yıllar içinde genişleyen arşivinden üç ana bölümü (bölgeyi) bir araya getiriyor. Coğrafi sınırların galeri mekanında bilinçli olarak flulaştırıldığı bu bölümler, göçün evrensel dokusunu gözler önüne seriyor:
Porto Riko Bölümü: Filistinli göçmenlerin kurduğu dükkanların, eczanelerin ve restoranların cepheleri canlı, renkli ipliklerle kumaşa işleniyor. Kuşaklar boyu aktarılan Arapça-İspanyolca reklam sloganları, menüler ve tabelalar, ticaretin ve gündelik hayatın dilini estetik birer dökümana dönüştürüyor.
Küba (Havana) Bölümü: 2025 yılında tamamlanan bu ikinci perdede, Lübnan ve Cezayir diasporasının adadaki varlığı mercek altına alınıyor. Centro Cultural Cubano Arabe gibi kurumlar, göçmen meydanları ve yerel El Árabe dergisinin arşiv kupürleri, iki farklı dünyanın Küba toprağında nasıl melez bir kimlik kazandığını gösteriyor.
Dominik Cumhuriyeti Bölümü: Projenin en taze halkası olan bu bölümde ise, El Arabito gazetesinin manşetleri ile Fayruz gibi restoranların cepheleri yan yana geliyor. Tabule ve içli köfte (Kibe Crudo) gibi Levant mutfağına ait reçetelerin Dominik yemek kültürüne nasıl sızdığı ve zamanla Arap kökenlerinin kolektif bilinçte nasıl silinip yerelleştiği tekstil yüzeylerinde tartışmaya açılıyor.
Küratöryel kurgu, haritaların ve katı coğrafi sınıflandırmaların mantığını tamamen altüst ediyor. Dokumalar galerinin duvarlarında yoğun, nefes aldırmayan bir örüntü oluşturacak şekilde asılırken, bir kısmı da odanın ortasında yerde üst üste yığılıyor. İşlerin net bir coğrafi gruplama olmaksızın sergilenmesi, projenin ulusötesi karakterini ve akışkanlığını pekiştiriyor.
“Farid’in el yapımı tekstil haritaları, 19. ve 20. yüzyılın o çoğunlukla göz ardı edilen, şiddetle ve sömürgecilikle biçimlenmiş saklı göç rotalarını görünür kılan kolektif bir manifesto niteliğindedir.”
Elsewhere, sadece bir arşiv çalışması ya da estetik nesne üretimi değil; odağına hikaye anlatıcılığını, yün boyama pratiklerini ve Irak’taki kadın kooperatifiyle kurulan sosyo-ekonomik dayanışmayı alan çok yönlü bir toplumsal angajmandır. Kuveyt ve Porto Riko arasında yaşayan, MIT çıkışlı Alia Farid’in bu rafine sergisi, yaz dönemi boyunca Hamburg sanat sahnesinin en önemli duraklarından biri olmaya aday.






