
Nörobiyolojide “engram”, bir anının beyinde bıraktığı fiziksel tortu ya da iz anlamına gelir. Sabit bir veri depolama biriminin aksine engram; her hatırlandığında kendini yeniden düzenleyen, bükülen ve çağıran zihnin yapısına göre şekil değiştiren canlı bir ağdır. Buradan yola çıktığımızda hatırlamak, geçmişteki bir dosyayı bulup açmaktan ziyade, o dosyayı her defasında sıfırdan ve kaçınılmaz olarak kusurlarla yeniden inşa etmektir. Brooklyn merkezli sanatçı José Parlá, Londra’daki Ben Brown Fine Arts’ta devam eden “ENGRAMS” başlıklı solo sergisinde, hatırlama eyleminin kendisini radikal birer yaratıcı jeste dönüştürüyor. Sergi; dokuz yeni tuval ve kağıt üzerine altı çalışmayla hafızanın biyolojik ve sanatsal katmanlarını deşiyor.
Parlá’nın bu serideki görsel hafızası üç temel coğrafyadan besleniyor: Havana’nın (Küba) uçsuz bucaksız, parlak gün batımları, Hakone’nin (Japonya) yoğun, klostrofobik orman örtüsü ve New York’un yer altı koridorlarındaki o çiğ ve tekinsiz sokak enerjisi.
Sanat tarihindeki eski ustalar aynı peyzaja günlerce, hatta aylarca geri dönüp ışığın en ufak değişimlerini doğrudan gözlemle tuvale aktarırken, Parlá bu geleneği tamamen ters yüz ediyor. Bahsi geçen coğrafyaları hayatında sadece birer kez ziyaret eden sanatçı, atölyesine döndüğünde yalnızca hafızasında kalan tortularla çalışmış. Anının zamanla esnemesine, deforme olmasına ve soyutlanmasına bilinçli olarak izin veren sanatçı, süreci şu sözlerle özetliyor:
“Aynı anıyı zihinde tekrar tekrar tetiklediğinizde, imajın doğruluğu ve netliği giderek çözülmeye başlar; bu çözülme, hakiki hayal gücünün kapılarını sonuna kadar aralar.”
Sergideki Kinesthetic Memory Field (2026) adlı yapıtta, tuvali keskin bir biçimde ikiye bölen bir ufuk çizgisi görüyoruz. Çizginin üzerinde, doygun bir sarı patlamasıyla beliren gün batımı imgesi, alt düzlemdeki titrek bir yansımayla cevaplanıyor. Burada Havana’nın gün batımı resmi nesnel bir konu olmaktan çıkıp, figüratif olanın saf kromatik atmosfere dönüştüğü, mekânın özünü arayan bir taşıyıcı omurgaya dönüşüyor. Tam aksine, Subterranean Trace of New York City (2026) ise izleyicinin karşısına yoğun bir biçimde üst üste bükülmüş, katmanlaşmış pürüzlü bir yüzeyle çıkıyor. Metalik griler, koyu sarılar ve okside olmuş gümüş tonlarından oluşan bir paletin içinden; kolaj malzemeleri, yarı okunabilen metin parçaları ve zamanla aşınmış pigment geçişleri fırlıyor. Eser tam anlamıyla bir palimpsest –yani üzerine sürekli yeni şeylerin yazılıp silindiği tarihi bir parşömen veya New York’un o grafitilerle dolu, hummalı enerji taşıyan tekinsiz metro duvarlarının görsel bir dökümü gibi okunuyor. Japonya’nın dağlık dinlenme kasabasını referans alan Engram Study 4 – Hakone Mindscape (2026) adlı kağıt üzeri çalışmada ise, parlak beyaz lekeler yüzeye birer sis bulutu gibi dağılıyor. Kompozisyonun arasından sızan dışavurumcu kaligrafik çizgiler, Hakone zirvelerine çöken o hayali pusu ve dağ yamaçlarını saran yoğun yeşilliği hafızanın filtresinden geçirerek odaya bırakıyor.
José Parlá, hafızayı sadece sanatsal değil, biyolojik bir süreç olarak da ele alıyor. Saydam katmanlar, kuru fırça teknikleri ve kolajlarla zamanın tuval üzerindeki imzasını biriktiriyor. Bu organik dürtü, Inscriptions in Transit (2026) adlı yapıtta zirveye ulaşıyor. Tuval yüzeyinde dallanıp budaklanan canlı fırça darbeleri, insan beynindeki nöral ağların ve dolaşım sistemindeki damar ağlarının anatomisini hatırlatıyor. Eserler, kelimenin tam anlamıyla görünür kılınmış nöral olaylar; bir mekânın nesnel kaydı değil, zihnin o mekânı durmaksızın yeniden yazma ve hatırlama mesaisinin yaşayan birer grafiği.
“ENGRAMS”, sanatçının aynı adı taşıyan daha geniş kapsamlı bir araştırma projesinin ilk ayağı. Exploring Neighborhoods, Gestures, Archived Memory Spaces kelimelerinin bir akronimi olan bu proje, Parlá’nın Columbia Üniversitesi Zuckerman Enstitüsü’ndeki güncel sanatçı rezidansı kapsamında geliştiriliyor. Sanat ile sinirbilim arasındaki o spekülatif diyalogları yakından takip etmek ve hafızanın biyolojik tortularını Londra’da fiziken adımlamak için son derece entelektüel ve rafine bir solo gösteri.
Mekân: Ben Brown Fine Arts, Londra (12 Brook’s Mews, W1K 4DG)
Sanatçı: José Parlá
Sergi Adı: ENGRAMS
Tarih: 31 Temmuz 2026 tarihine kadar






