
Yaz aylarının rehavetini sanatla kırmak, şehrin hızından sıyrılıp gökyüzüne doğru sanatsal bir nefes almak isterseniz, Maslak’ta sizi bekleyen harika bir açık hava vahası var. Türkiye’nin ilk çağdaş sanat müzesi olma unvanını taşıyan ve bu yıl 25. yaşını kutlayan Elgiz Müzesi, artık tam anlamıyla bir İstanbul klasiği haline gelen Teras Sergileri’nin 18.’si ile sanatseverleri ağırlamaya hız kesmeden devam ediyor. 25 Haziran’dan bu yana gökdelenlerin arasında şehrin silüetine yepyeni bir ritim katan “Bağlantılar Kesişmeler” temalı sergi, 17 Ekim’e kadar rüzgârın, güneşin ve bulutların gölgesinde izleyicisiyle diyalog kurmayı sürdürecek.
İki bin metrekarelik devasa bir açık hava platformuna yayılan sergi, izleyiciyi dört duvar arasına sıkışmış pasif bir gözlemci olmaktan çıkararak mekanın ve eserin aktif bir tanığına dönüştürüyor. Terasın alametifarikası da tam olarak burada gizli: Açık havada sergilenen büyük ölçekli bu güncel heykeller; günün farklı saatlerindeki ışık oyunlarıyla, aniden esen rüzgârla veya değişen hava koşullarıyla her ziyaretinizde bambaşka bir kimliğe bürünüyor. Bu yılın “Bağlantılar Kesişmeler” teması, sanatçıların zamana, mekâna, sınırlara ve doğa-insan ilişkisine dair sorgulamalarını heykellerin o güçlü üç boyutlu diliyle tartışmaya açıyor. Zıtlıklardan doğan birliktelikler, gerilimden doğan buluşmalar ve teknolojik dönüşümler, kent dokusuyla doğrudan etkileşime girerek biçim ile anlam arasında çok katmanlı bir köprü kuruyor.
Müzenin 10. kuruluş yılı etkinlikleri kapsamında Haşim Nur Gürel ve Can Elgiz’in projelendirmesiyle hayata geçen Teras Sergileri, heykel sanatının kamusal alandaki görünürlüğüne yaptığı katkıyla paha biçilemez bir miras yarattı. Bugüne kadar 300’ü aşkın sanatçının 500’den fazla yapıtını gökyüzüyle buluşturan projenin bu yılki edisyonunda da titiz bir eleme süreci yaşandı. Rahmi Aksungur, Nilüfer Ergin, Meliha Sözeri, Ömer Emre Yavuz ve Can Elgiz’den oluşan danışma kurulu, açık çağrıya başvuran 190 aday arasından seçtiği 31 yetenekli heykeltıraşın eserini terasta bir araya getirdi. Tekilliklerden çoğulluklara, farklılıklardan temasa yönelen bu küratöryel yaklaşım, güncel heykel sanatının farklı jenerasyonlarını ve üretim pratiklerini ortak bir bağlamda çok başarılı bir şekilde eritiyor.
Maslak Meydan Sokak’taki Beybi GİZ Plaza’nın tepesinde, şehrin gürültüsünden uzakta ama tam da kalbinde yer alan bu açık hava müzesini geçtiğimiz iki ay içinde henüz ziyaret etme fırsatı bulamadıysanız, sonbahar tam anlamıyla yüzünü göstermeden rotanızı buraya çevirmelisiniz. Şehrin koşturmacasına yukarıdan bakarken, heykellerin gölgeleri arasında kaybolmak zihninizi yenileyecek.