DOCK 11’de Sesin ve Bedenin On Yıllık Çarpışması “soundance festival berlin 10”

TowerBerlinSokak1 ay önce184 Tıklanmalar

On yıl boyunca aynı sahnede, aynı inatçı ve tavizsiz hissi koruyabilmek sıradan bir başarı değil. Prenzlauer Berg’in o hareketli damarlarından biri olan Kastanienallee’deki DOCK 11, bu hafta çok özel bir buluşmanın onuncu yaşını kutluyor: soundance festival berlin #10. 11 – 14 Haziran 2026 tarihleri arasında gerçekleşecek olan bu festival, dans ile müziği yan yana getiren konforlu bir sahne tasarımı yapmıyor; aksine iki disiplini aynı odada birbirinin üzerine fırlatarak o çiğ çarpışmanın tam içinde yaşıyor.

Estetiği Reddeden Bir Başlangıç

Festivalin açılışını yapan Pol Pi’nin Schönheit ist Nebensache adlı solosu, aslında tüm etkinliğin omurgasını ve niyetini özetliyor. Burada amaç hiçbir zaman seyirciye pürüzsüz ya da şık bir şey izletmek değil. Estetik, sahnedeki o yoğun bedensel kavganın sadece tesadüfi bir yan ürünü olarak orada duruyor; merkeze bütünüyle başka dertler, başka fiziksel gerilimler alınıyor.

Öngörülemeyen Sürtünmeler ve Ara Bölgeler

Festivalin her gecesi, sahnede önceden ezberlenemeyecek anlık parlamalar vadeden farklı ortaklıklarla şekilleniyor:

  • 12 Haziran | Christine Saulut Bonansea & Axel Dörner: Doğaçlama cazın ve deneysel ses sahnesinin kuralsız isimlerinden Axel Dörner ile bedeni ve sesi iç içe youran koreograf Bonansea karşı karşıya geliyor. İki farklı refleksin odadaki sürtünmesi tamamen kontrol dışı.

  • 13 Haziran | Maria Colusi & Edgardo Rudnitzky: Limbo Song isimli performansta, Arjantin tango mirasından elektronik kompozisyonlara uzanan o geniş işitsel hafızasıyla Rudnitzky, Colusi’nin hareketleriyle buluşuyor. İki sanatçı, zamanın ve yönün askıda kaldığı o muallak ara bölgeyi sahneye taşıyor.

“Dışa dönük bir çılgınlık ile tinsel bir çileciliğin arasında, sadece o ana ait geçici sanat çiçekleri açıyor.”

Festivalin kendi dünyasını tanımlarken kurduğu bu cümle, salonun içindeki o zıt enerjiyi çok dürüstçe özetliyor. Barok tınılar çağdaş dansla çarpışıyor, önceki yüzyılların tortusu bugünün terleyen bedeninde canlanıyor ve perde kapandığında geriye sadece o saniyelerin uçucu hafızası kalıyor. Her gece tam 19:30’da başlayacak bu geçici manzaraya Prenzlauer Berg’de ortak olmak, sesin ve hareketin çıplak gerçeğine dokunmak için takvimde yer açmaya değer.

0 Votes: 0 Upvotes, 0 Downvotes (0 Points)

Önceki Gönderi

Sonraki Gönderi

Bize Katılın
  • X Network146
  • Linkedin
  • Youtube1.2K
  • İnstagram8.5K

Bir ödül verilmiş, bir film çıkmış, bir sergi açılmış... Hepsi burada.


    E-posta yoluyla bülten almayı kabul ediyorum. Daha fazla bilgi için lütfen şu adresi inceleyin: Gizlilik Politikası



    Reklam

    Sonraki Gönderi Yükleniyor...
    Takip Et
    Arama Trendler
    Apartman Gözdesi
    Yükleniyor

    Giriş yapılıyor 3

    Hesabınız oluşturuluyor ve onay maili gönderiliyor 3