
Belçika’nın çağdaş sanat duraklarından TICK TACK, Antwerp’te İngiliz sanatçı Hannah Perry’nin ülkedeki bu ilk kişisel kurumsal sergisi olan “Hard Love” ile izleyiciyi endüstriyel sertlik ile psikolojik kırılganlığın çarpıştığı çok katmanlı bir evrene davet ediyor. Mimar Léon Stynen’in 1955 yapımı anıtsal brütalist binası De Zonnewijzer, çıplak beton strüktürü ve sokağa bakan geçirgen cam cephesiyle sergilemenin pasif bir fonu olmaktan çıkıp, Perry’nin mekâna özgü kurgusunun kurucu bir öznesine dönüşüyor. Üç kata yayılan bu mekânsal koreografi; çeliğin, reçinenin, hareketli görüntünün ve sesin sınırlarını zorlayarak mimari, beden ve malzeme arasındaki o gerilimli kesişim noktalarını görünür kılıyor. Perry, binanın brütalist mirasına doğrudan işitsel ve görsel müdahalelerle yanıt verirken, endüstriyel formların kolektif hafızayı ve duygusal emeği nasıl sırtlayabileceğini araştırıyor.
1984 Chester doğumlu sanatçının pratiği, kişisel tarihlerin ve rüya benzeri fragmanların rafine bir sentezinden beslenir. Başlangıç noktası son derece sübjektif bir perspektif olsa da Perry; toplumsal sınıf, cinsiyet, aidiyet ve beden-zihin ilişkisi gibi evrensel temaları tuvalin ve heykelin sınırlarının ötesine taşımayı başarıyor. Hard Love, adının da vadettiği gibi, hem koruyan hem zorlayan, hem travmayı hem de şefkati aynı anda bünyesinde barındıran o müphem sert sevgi kavramını fiziksel bir ağırlığa dönüştürüyor. Galerinin boşluğunda çeliğin soğukluğu ile reçinenin akışkan formları yan yana gelirken, bunlara eşlik eden ses katmanları izleyiciyi sevinç ile melankoli arasındaki o dar koridorda, askıda kalmış bir duygu durumuna hapsediyor. Buradaki endüstriyel malzemeler, sadece inşaat sektörünün ya da ağır emeğin araçları değil; insan psikolojisinin taşkınlıklarını, arzularını ve yas süreçlerini somutlaştıran birer vektör olarak işlev görüyor.
“Endüstriyel malzemenin katılığı ile insan ruhunun akışkanlığı arasındaki o amansız gerilim, çeliğin büküldüğü ve sesin dalgalandığı yerde kolektif bir hafıza alanına dönüşür.”
Daha önce BALTIC Centre for Contemporary Art (2024) ve Julia Stoschek Foundation (2024) gibi dünyanın en saygın sanat kurumlarında gerçekleştirdiği solo sergilerle adından övgüyle söz ettiren Hannah Perry, çağdaş sanatın en dinamik ve acil seslerinden biri olarak konumunu sağlamlaştırıyor. Nitekim sanatçının, küratörlüğünü Ekow Eshun’un üstlendiği ve Ekim 2026’da Coventry’de başlayıp ardından Swansea, Bristol, Sheffield ve Newcastle Gateshead’e taşınacak olan anıtsal British Art Show 10: A Chorus of Strangers seçkisinde yer alması da bu özgün pratiğin güncelliğini kanıtlar nitelikte.
Flanders State of the Art ve Henry Moore Vakfı’nın güçlü destekleriyle hayata geçirilen Hard Love, malzemenin şiirselliğini brütalist mimarinin rasyonelliğiyle yüzleştiriyor. 15 Mayıs – 1 Ağustos 2026 tarihleri arasında Antwerp’teki Mechelsesteenweg 247 adresinde deneyimlenebilecek olan bu sergi, resmi sadece bakılan bir nesne olmaktan çıkarıp, çeliğin ritminde ve sesin frekansında yankılanan sarsıcı bir bedensel ve zihinsel deneyime dönüştürüyor.






