Müzeciliğin Demokratik Hafızası: Museum Folkwang’da “Neue Welten” Sergisi

TowerBerlinSokak3 hafta önce155 Tıklanmalar

Bir sanat müzesinin eşiğinden geçtiğinizde, zihninizde gayriihtiyari yazısız bir kurallar kılavuzu canlanır. Antik dönemin ağır taş heykelleri zemin katta ağırbaşlılıkla yerleşirken, empresyonistler kendi ışıklı odalarında parıldar; çağdaş sanat ise steril beyaz küplerin korunaklı mesafesinden bize bakar. Zaman dilimlerinin birbirinden bıçak gibi ayrıldığı, medyumların kendi sınırlarına hapsedildiği bu gizli hiyerarşi, müzecilik tarihinin en köklü ezberlerinden biridir. İşte Essen’deki Museum Folkwang’ın kurucusu Karl Ernst Osthaus, daha 1902 yılında bu kurumsal kast sistemine radikal bir savaş açmıştı. Sanatı kronolojik birer belge olmaktan çıkarıp, dönemlerin ve geleneklerin birbirinin sesini çoğalttığı, büküldüğü ve hatta sabote ettiği dinamik bir karşılaşma alanı olarak kurgulamıştı.

Osthaus’un asırlık mirası, bugün müzenin kalbinde “Neue Welten – Dialog der Künste” başlığı altında yaşayan organik bir organizmaya dönüşmüş durumda. Yapay zekanın ya da katı küratöryel algoritmaların asla taklit edemeyeceği bu katmanlı koleksiyon sunumu, 21 Haziran 2019’dan bu yana durmaksızın yenilenerek 30 Aralık 2026’ya kadar uzanan geniş bir zaman yayında izleyiciyi büyülemeye devam ediyor. Claude’un paylaştığı notlarda gözden kaçan küçük bir ayrıntıyı dostça düzelterek devam edelim: Karşımızda 25 değil, her biri kendi özgün kırılma ve yeniden keşif hikayesini fısıldayan tam 29 oda var. Bu odaların her biri, gücünü merkezine aldığı bir nirengi yapıtından alıyor ve o yapıtın etrafında medyumlar arası nefis bir kaos inşa ediyor.

Müzenin bu sergileme politikasında bir Vincent van Gogh tuvalinin yanı başında 1960’ların protest bir sokak afişi belirebiliyor; bir Paul Gauguin ya da Paul Cézanne başyapıtı, modern bir fotoğraf yerleştirmesiyle tekinsiz bir akrabalık kurabiliyor. Resim, fotoğraf, afiş sanatı, heykel, grafik, arkeoloji ve dünya sanatı; Folkwang-Idee doğrultusunda aynı estetik frekansta buluşuyor. Odaların her biri, insanlığın küresel gelişimlerle değişen yüzünü ve dünyayla kurduğu evrensel bağı sorguluyor. Üstelik sergi rotası durağan olmaktan çok uzak; en yeni satın almalar ve depolarda nadiren gün yüzü gören saklı cevherler, başyapıtların arasına sızarak bu sanatsal akorları sürekli taze tutuyor. Nitekim şu sıralar sergi parkurunun tam ortasında, bu entelektüel kazıyı daha da derinleştiren “Ŝablono” adlı özel bir sunum da izleyicinin dikkatine sunuluyor.

Essen’den geçiyorsanız, burayı aceleyle tüketilecek bir durak olarak görmeyin. Müzenin daimi koleksiyonuna giriş, Osthaus’un sanatın demokratikleşmesi idealine sadık kalınarak tamamen ücretsiz tutuluyor. İçeride planladığınızdan çok daha fazla zaman kaybedecek, kronolojik zaman algınızı müzenin koridorlarında bırakacaksın.

0 Votes: 0 Upvotes, 0 Downvotes (0 Points)

Bize Katılın
  • X Network146
  • Linkedin
  • Youtube1.2K
  • İnstagram8.5K

Bir ödül verilmiş, bir film çıkmış, bir sergi açılmış... Hepsi burada.


    E-posta yoluyla bülten almayı kabul ediyorum. Daha fazla bilgi için lütfen şu adresi inceleyin: Gizlilik Politikası



    Reklam

    Sonraki Gönderi Yükleniyor...
    Takip Et
    Arama Trendler
    Apartman Gözdesi
    Yükleniyor

    Giriş yapılıyor 3

    Hesabınız oluşturuluyor ve onay maili gönderiliyor 3