carlier | gebauer’de What Looks Back When We Look at Animals

LemonSokak, Berlin8 dakika önce3 Tıklanmalar

Aynı tabağı paylaştığımız, kimi zaman koynumuza alıp uyuduğumuz, kimi zaman da taptığımız ya da boğazladığımız bir varlıkla kurduğumuz ilişki… İnsan ile hayvan arasındaki bu kadim, çelişkili ve bir türlü çözüme kavuşmamış temas, carlier | gebauer’in Berlin ve Madrid hatlarına yayılan kapsamlı grup sergisi “What Looks Back When We Look at Animals” (11 Eylül – 14 Kasım 2026) ile yeniden masaya yatırılıyor.

On üç farklı sanatçının üretimlerini bir araya getiren seçki, hayvanı yalnızca zoolojik bir inceleme nesnesi ya da mitolojik bir sembol olarak ele almıyor. Aksine; sevgi ile tiksinti, merhamet ile korku arasındaki o ince çizgide duran, evrimsel ve genetik bir suç ortağı olarak konumlandırıyor. Serginin en radikal sorusu ise sanatın üretim biçimlerine dair: Ya hayvan burada sadece resmedilen bir konu değil de eserin bizzat eş yazarı, hareketleri ve zekasıyla formu biçimlendiren asıl özneyse?

Şeffaf Kabuklar, Köpükten Gövdeler ve Düşsel Ormanlar

Sanatçı Aki Inomata, Why Not Hand Over a “Shelter” to Hermit Crabs? serisinde tam da bu öznellik fikrini sınıyor. 3D yazıcılarla ürettiği mimari formdaki şeffaf reçine kabukları keşiş yengeçlerine sunan Inomata, insan merkezli tasarım anlayışını doğanın kendi iradesine devrediyor. Yıllardır üretimini hayvan özgürleşmesi ve empati ekseninde sürdüren Lin May Saeed, strafor, jüt ve akrilik gibi mütevazı malzemelerle şekillendirdiği Girl with Cat (2019) heykeliyle kırılgan ama sarsıcı bir yakınlık kuruyor.

Thomas Schütte’nin Praying Dog (2022) çalışmasındaki bronz doku ve grotesk beden dili, Asta Gröting’in içgüdüsel arayışlarıyla kesişirken; Pakui Hardware, biyoteknoloji ve sentetik dokular üzerinden organik bedenlerin sınırlarını zorluyor. Diego Delas, Sequoia Scavullo ve Paolo Salvador ise tuval üzerinde insan ile hayvan formunun birbirine karıştığı, masalsı ve tekinsiz birer görsel evren kuruyor. Paloma Varga Weisz ve Julia Kowalska’nın hibrit yaratıkları ise bizi insan-hayvan metamorfozunun kadim mitlerine geri götürüyor.

Herhangi bir ahlakçı ya da didaktik söyleme sığınmayı reddeden sergi, seyirciye hazır cevaplar sunmak yerine çelişkilerle dolu bir bakış alanı açıyor. Odakta ise yalnızca bizim hayvana yüklediğimiz anlamlar değil; o bakışın derinlerinden bize doğru geri dönen karanlık ve tanıdık akis duruyor.

0 Votes: 0 Upvotes, 0 Downvotes (0 Points)

Bize Katılın
  • X Network146
  • Linkedin
  • Youtube1.2K
  • İnstagram8.5K

Bir ödül verilmiş, bir film çıkmış, bir sergi açılmış... Hepsi burada.


    E-posta yoluyla bülten almayı kabul ediyorum. Daha fazla bilgi için lütfen şu adresi inceleyin: Gizlilik Politikası



    Reklam

    Sonraki Gönderi Yükleniyor...
    Takip Et
    Arama Trendler
    Apartman Gözdesi
    Yükleniyor

    Giriş yapılıyor 3

    Hesabınız oluşturuluyor ve onay maili gönderiliyor 3