
Berlin, tarihi boyunca ne zaman “sanatsal canlılığını kaybetti” ya da “bitti” diye ilan edilse, her defasında kendi özgün ritmiyle yeniden doğmayı başaran nadir şehirlerden biri. Son dönemde bütçe kesintileri, kapanan bağımsız mekânlar ve kentin kültürel yapısındaki çalkantılar bu tartışmaları yeniden alevlendirmiş olsa da, Berlin’i ayakta tutan şey hiçbir zaman kurumsal istikrar olmadı; aksine belirsizliği bereketli bir toprağa dönüştürme becerisi oldu. İşte tam da bu ruhun izini sürmek için geçtiğimiz günlerde galeri rotamızı SETAREH’in Schöneberger Ufer’deki Berlin mekânına çevirdik.
SETAREH’in 2013 yılında Düsseldorf’ta başlattığı ve adını Roma mitolojisindeki mekânın koruyucu ruhu anlamına gelen Genius Loci kavramından alan sergi serisi, 13. edisyonunda ilk kez Alman başkentine konuk oldu. Berlinli sanatçı Allistair Walter’ın ilk küratörlük deneyimine imza attığı “Genius Loci XIII”, genç Berlin sanat sahnesinden 13 yükselen ismi bir araya getirerek şehrin o akışkan ve tanımsız atmosferini galeri duvarlarına taşıyor.
Küratör Allistair Walter’ın sergi kurgusu oldukça samimi ve keskin bir Berlin okuması sunuyor. Walter’ın da belirttiği gibi, bu sergide Berlin tek başına bir “konu” ya da estetik bir arka plan değil; eserlerin var olduğu temel bir “koşul”. Yeniden birleşme yıllarında terk edilmiş fabrikaları stüdyolara dönüştüren o ilk kuşaktan bugüne, şehrin en büyük kaynağı hiçbir zaman kalıcılık olmadı; aksine değişim ve belirsizlik içinde yeni biçimler icat etme özgürlüğü oldu.
Sergide yer alan 13 sanatçının (Vasil Berela, Johannes Bosisio, Jascha Froh, Lisa Götze, Lara Koch, Merlin Luczynski, Anja Rausch, Richard Roberts, Alec Ross, Alex See, Julian Simon, Jill Winnie ve Marco Żebrowski) yapıtları arasında gezinirken bu ortak hassasiyeti iliklerimize kadar hissettik. Eserler hazır cevaplar sunmak yerine; zaman, hafıza, materyalite ve algı üzerine sorular soruyor. Neredeyse tüm çalışmalar bir “askıda kalma” hali barındırıyor: Varlık ile yokluk, tamamlanmışlık ile oluşum aşaması, kesinlik ile muğlaklık arasında salınan, izleyiciye geniş bir yorum alanı bırakan atmosferler…
Sanatçıların ve mekândaki işlerin arasında dolaşırken, bir şehrin ruhunun asla sabit ve donmuş bir şey olmadığını, aksine orayı geçici olarak mesken tutan insanların, karşılaşmaların ve üretimin birleşimiyle anlık olarak doğduğunu fark ediyorsunuz. Aynı zaman ve mekânda buluşan bu jenerasyon, belirsizliği bir kriz olarak değil, yeni sanatsal dillerin doğabileceği açık bir imkân olarak benimsiyor.
SETAREH’in Berlin’deki bu ilk Genius Loci buluşması, şehre dair beylik sloganlar atmak yerine, Berlin’i ayakta tutan o bitmeyen diyaloglara ve arayışlara mütevazı ama çok güçlü bir katkı sağlıyor. Sanatın ve mekânın sınırlarını esneten bu dönüşüm ruhunu yerinde deneyimlemek bize kesinlikle çok iyi geldi.
Sergi: Genius Loci XIII
Küratör: Allistair Walter
Tarih: 13.09.2026 tarihine kadar
Mekan: SETAREH Berlin (Schöneberger Ufer 71, 10785 Berlin)
Sanatçılar: Vasil Berela, Johannes Bosisio, Jascha Froh, Lisa Götze, Lara Koch, Merlin Luczynski, Anja Rausch, Richard Roberts, Alec Ross, Alex See, Julian Simon, Jill Winnie, Marco Żebrowski