Aysemen: İçimde olan bitenlerin tınısını dinliyorsunuz

A.A.Balkon2 ay önce141 Tıklanmalar

Indie pop sahnesinin özgün sesi Aysemen, yeni teklisi “Dağıt Beni” ile dinleyicilerini içsel bir yolculuğa davet ediyor. Kendi hayatından izler taşıyan son teklisinin ardından Aysemen’le sizler lafladık.

 

“Dağıt Beni” çok içten bir hikâyeden doğmuş. O anı bize biraz anlatır mısın? Eşyaların çıktığı o boşlukta seni o melodiyi kayda almaya iten şey neydi?

Dağılmışlık hissi… Boşandıktan sonra çok sevdiğim evimi boşken ziyaret edip anılarımla vedalaşmak istedim. Koridora bağdaş kurup oturdum. Kaç dakika ya da kaç saat orada ağlayarak oturdum bilmiyorum. İçim bir şarkı söylemeye başladı. Daha önce hiç duymadığım bir şarkıydı. İlk kez böyle bir şey yaşıyordum, çok sihirli bir andı gerçekten. Hemen telefonumu aldım elime, ses kaydını açtım. Tek nefeste bu şarkıyı söyleyip evden çıktım. İnsanın acısı şarkı yazdırır mı? Yazdırıyormuş… Benim de ilk kez başıma geldi. Nietzsche’nin çok sevdiğim bir sözü aklıma geldi: “Yalnızca kendi kanıyla yazılan sözler değerlidir.”

Bu şarkı hem bir kapanışı hem de yeniden doğuşu anlatıyor gibi. Sence “Dağıt Beni” senin hayatında neyin sembolü oldu?

Kabullenişin… Hayatımda kabullenişin sembolü oldu diyebilirim çünkü bazı şeyleri çok geç ve zor kabul ettim. Bu şarkıdan sonra bana bir rahatlama geldi çünkü bugüne kadarki tüm başarısızlıklarımı, acılarımı kabul ettim. Ve inanılmaz bir rahatlık geldi, sanki yeniden doğmuşum gibi hissediyorum.

Şarkının söz ve müziği sana ait. Kendini ifade ederken kelimeler mi yoksa melodiler mi önce gelir? Yaratım sürecinde hangi tarafın daha baskın?

Geçen gün bunu sanatçı dostlarımla konuştuk. Kimine önce melodi geliyormuş, üstüne şarkı sözü yazıyormuş; kimi şarkı sözünün üstüne melodi oturtuyormuş. Benim içimden direkt melodi ile birlikte bir nakarat çıkıyor. Yaratım sürecinde içimde olup bitenler baskın. Zaten hep derim; “İçimde olan bitenlerin tınısını dinliyorsunuz.” diye.

“Dağıt Beni”nin sound’u oldukça yalın ama vurucu. Prodüktör Erkin Akkaya ve Ali Öncü Geyik’le çalışmak şarkının ruhunu nasıl şekillendirdi?

Erkin hem en yakın arkadaşım hem de gitaristim. Yakın arkadaşla müzik yapma konforu harika. Beni çok iyi tanıdığı için duygumu da çok iyi tanıyor haliyle. Biz sadece duygumuzu notalara döküp hissettirmek istedik ve Erkin bunu çok iyi bir şekilde başardı. O yüzden günümüz aranjelerine benzemiyor. Erkin’le çalışmak her zaman çok özel benim için. Sahnede de bir bütünüm onunla diyebilirim.
Ali, Erkin’in çok sevdiği dostu. Onun referansıyla birlikte çalıştık. Çok iyi bir müzisyen, çok disiplinli, çalışkan bir arkadaşımız. Sağ olsun, elinden geleni yaptı kısa sürede. Ekip ruhundan memnunum; inşallah onlar da benden memnundur. (gülüyor)

Görsel dünyada da güçlü bir ekip var: Baver Canberk Baydar ve Arthings Animasyon Stüdyosu. Bu iş birliğiyle şarkının hikâyesini görsel olarak nasıl anlatmak istediniz?

“Dağıt Beni” bir iç hesaplaşmanın şarkısıydı. Biz de Baver Canberk Baydar ve Arthings ekibiyle bu duyguyu görsel olarak anlatmak istedik. Kapak fotoğrafı, alternatif görseller… Hepsi o iç dağılmayı dışa yansıtıyor. Aslında görsel dünya, şarkının duygusal derinliğini tamamlayan bir alan oldu.

“Cam Güzeli” ile başlayan çıkışından bugüne müzik yolculuğunda büyük bir dönüşüm görüyoruz. Aysemen’in müzikal kimliği bugün nasıl bir noktada sence?

Ruhum değişince müziğim de değişti. Çünkü ben hikayesi olan şarkılar yazıyorum. Müzikal kimliğim aslında dijital günlüğüm gibi; kendi hikayemi anlatıyorum hep. “Cam Güzeli” kimliğimin ilk aynasıydı. Kırılgan, şeffaf ama içi dolu bir duyguyla başlamıştı her şey. O zamandan bu zamana hem müzikal olarak hem ruhsal olarak çok dönüştüm. Şimdi daha cesur, daha özgür ve kendi sesini sahiplenmiş bir Aysemen var. Artık neyi hissettiysem onu söylüyorum; hiçbir kalıba girmeden, hiçbir şeyin arkasına saklanmadan. Müzikal kimliğim bugün daha sahici, daha çıplak ve daha güçlü.

İndie pop sahnesinde kadın sanatçı olmak hâlâ cesaret istiyor. Sen bu alanda kendine nasıl bir yer açtığını düşünüyorsun?

İndie pop sahnesinde kadın olmak gerçekten cesaret istiyor. Ama ben bu cesareti kendi iç sesimden aldım. Benim için mesele “kendime yer açmak”tan çok, var olduğum alanı kendi renklerimle dönüştürmekti. Hiçbir kalıba sığmaya çalışmadan, duygularımla, sözcüklerimle, sesimle var oldum. Bu yolculukta zarafetle direnmeyi, kırılmadan değişmeyi öğrendim. Belki de asıl cesaret buydu.

“Dağıt Beni”, duygusal bir süreçten doğmuş ama aynı zamanda bir güçlenme hikâyesi gibi. Dinleyicilerin bu şarkıdan ne almasını isterdin?

İsterim ki bu şarkıda herkes kendi kırılganlığını bulsun… Ama aynı zamanda o kırılganlığın içindeki gücü de hissetsin. Dağıtmak bazen yeniden toparlanmanın en dürüst hâlidir.

Yakın gelecekte bizi neler bekliyor? “Dağıt Beni” bir dönemin kapanışı mı yoksa yeni bir müzikal evrenin başlangıcı mı?

Aslında ikisi de… “Dağıt Beni”, içsel bir dönemin vedası gibi ama aynı zamanda yeni bir sesin, yeni bir benliğin doğuşu… Ben değiştim, müziğim de değişiyor. Birkaç ay sonra göreceğiz bakalım. (gülüyor)

“Şarkılarında hep gerçek hatıralar mı var, yoksa bazılarını sadece duyguyu aktarmak için mi yazıyorsun? Dinleyiciler her şarkında derin bir anlam aramalı mı?”
Evet, çoğu şarkımda gerçek hatıralar var. Ama bazılarını sadece hisleri, o anki duyguyu paylaşmak için yazıyorum. Dinleyiciler isterse her şarkıda kendi hikâyelerini, kendi duygularını bulabilirler. Her notada biraz ben, biraz da herkes var aslında. “İçimde olup bitenlerin tınısını dinliyorsunuz.” derken çok ciddiydim. (Gülüyor)

 

0 Votes: 0 Upvotes, 0 Downvotes (0 Points)

Bize Katılın
  • X Network146
  • Linkedin
  • Youtube1.2K
  • İnstagram8.5K

Bir ödül verilmiş, bir film çıkmış, bir sergi açılmış... Hepsi burada.


    E-posta yoluyla bülten almayı kabul ediyorum. Daha fazla bilgi için lütfen şu adresi inceleyin: Gizlilik Politikası



    Reklam

    Sonraki Gönderi Yükleniyor...
    Takip Et
    Arama Trendler
    Apartman Gözdesi
    Yükleniyor

    Giriş yapılıyor 3

    Hesabınız oluşturuluyor ve onay maili gönderiliyor 3