Zamanın ve Coğrafyanın Sessiz Aşınması: Berlinische Galerie’de Berlinische Galerie’de Mila Zhluktenko ve Daniel Asadi Faezi

TowerSokakBerlin3 hafta önce145 Tıklanmalar

Berlin’in modern sanat, fotoğraf ve mimari hafızasını barındıran köklü müzesi Berlinische Galerie, 2011 yılından bu yana zaman bazlı medyaya, dışlanmış perspektiflere ve iktidar yapılarının toplumsal etkilerine alan açan IBB Video Space kapsamında son dönemin en dikkat çekici dökümantasyon pratiklerinden birine ev sahipliği yapıyor. Münih Televizyon ve Film Üniversitesi (HFF) çıkışlı yönetmen ikilisi Mila Zhluktenko ve Daniel Asadi Faezi’nin imzasını taşıyan bu sergi, ekolojik yıkım ile tarihsel/sistematik şiddetin görünmez iplerini sarsıcı bir estetikle birbirine bağlıyor. Aceleye getirilmiş bir seyirden ziyade derin bir tefekkür ve yavaşlama talep eden bu iki video çalışması, izleyiciyi insan eliyle inşa edilen felaketlerin ve süregelen toplumsal kırılmaların tam ortasında bırakıyor.

Serginin ilk ayağını, ikilinin birlikte yönettikleri ilk video çalışma olan ve Visions du Réel’de En İyi Kısa Film ödülüne layık görülen 14 dakikalık anıtsal yapıtı Aralkum (2022) oluşturuyor. Bir zamanlar dünyanın dördüncü büyük iç denizi olan Aral Gölü’nün, özellikle Kazakistan ve Özbekistan sınır bölgesinde neredeyse tamamen kuruyarak tuzlu ve çorak bir çöle dönüşme hikayesi, yönetmenlerin kamerasında kuru bir çevre belgeseli olmanın çok ötesine geçiyor. Sovyetler Birliği’nin pamuk üretimini desteklemek adına yürüttüğü yıkıcı ve rasyonel sulama politikalarının koca bir ekosistemi ve o ekosistemin beslediği yaşam ağını nasıl adım adım yok ettiği, zamansal bir palimpsest olarak tuvale yansıyor. Zhluktenko ve Asadi Faezi, arşiv görüntüleri ile güncel çekimleri bir araya getirirken felaketi didaktik bir dille sunmak yerine, felaketin ortasında bile sarsıcı bir estetik taşıyan doğa manzaralarını, müze depolarındaki doldurulmuş hayvan kalıntılarını ve yaşlı bir adamın ellerinde şekillenen mahrem aile sahnelerini harmanlıyor. Aralkum, yok olan bir su kütlesinin ardından tutulan kolektif bir yas ritüeline dönüşürken, 7 Eylül 2026 tarihine kadar müzenin dijital platformu üzerinden çevrimiçi olarak da izlenebiliyor.

Müze mekanında bu ekolojik ağı tamamlayan ikinci çalışma ise, dünya prömiyerini 75. Berlin Uluslararası Film Festivali’nde (Berlinale) yapan ve Alman Kısa Film Ödülü ile taçlandırılan rückblickend betrachtet (Geriye Bakınca, 2025) isimli video yerleştirme. Yine 14 dakika uzunluğunda olan bu film, Münih’teki Olympia Alışveriş Merkezi ekseninde üç farklı tarihsel momenti ve bu momentlerin altındaki ideolojik sürekliliği üst üste yığıyor. Mekanın ilk katmanında, binanın 1970’lerde çoğunlukla Gastarbeiter tarafından Avrupa’nın en büyük alışveriş merkezi olarak inşa ediliş süreci var. İkinci katmanda, İranlı yönetmen Sohrab Shahid Saless’in 1982 yılında Batı Almanya’da yabancılara yönelik artan kurumsal ve toplumsal düşmanlığa bir reaksiyon olarak tam da bu binanın önünde çektiği “Empfänger unbekannt” (Alıcı Bilinmiyor) filmine göndermeler yer alıyor. Üçüncü ve en trajik katman ise, 2016 yılında aynı alışveriş merkezinde aşırı sağcı bir terör saldırısı sonucu katledilen dokuz insanın anısıyla şekilleniyor. Yönetmenler bu üç zaman dilimini tek bir mimari kütle üzerinden birbirine dikerken, ırkçı şiddetin münferit birer olay olmadığını, aksine sistemin kılcal damarlarından sızarak bugüne ulaşan tarihsel bir kronolojinin parçası olduğunu ilan ediyor. Binanın cephesindeki altın sarısı harflere odaklanan yakın planlar ve arşiv belgeleri, seyirciyi haklı bir tezin soğuk rasyonelliğiyle değil, mekânın bizzat kendisinin taşıdığı o ağır hafıza yüküyle baş başa bırakıyor.

“Irkçı şiddet ya da ekolojik tahribat tarihin bir anında parlayıp sönen kazalar değildir; onlar rasyonel kararların, güç yapılarının ve süregelen politik tercihlerin zamanın üzerine bıraktığı kalıcı tortulardır.”

3 Haziran – 7 Eylül 2026 tarihleri arasında Berlin’deki Alte Jakobstraße 124–128 adresinde yer alan Berlinische Galerie’de deneyimlenebilecek olan bu sergi, sanatın toplumsal travmalarla estetik düzeyde nasıl yüzleşebileceğinin en rafine örneklerinden birini sunuyor. Müzenin bilet politikası da bu kapsayıcı anlatıyı destekler nitelikte kurgulanmış; genel giriş 12 €, indirimli bilet ise 7 € olarak belirlenirken, her ayın ilk çarşamba günü gerçekleştirilen “Happy Wednesday” uygulamasıyla tüm ziyaretçilere indirimli tarife sunuluyor. 18 yaş altı gençler ve mülteciler için girişin tamamen ücretsiz olduğu müze, aynı zamanda Jüdisches Museum Berlin ile yaptığı ortaklık sayesinde, iki kurumdan herhangi birinin biletine sahip olan ziyaretçilerine karşılıklı olarak indirimli giriş imkanı sağlıyor. Yolunuz Berlin’e düşerse, IBB Video Alanı’nın bu zamana yayılan, acele etmeyen ve sokağın gerçekliğiyle yüzleştiren sinematografik kazısına mutlaka geniş bir zaman dilimi ayırın.

0 Votes: 0 Upvotes, 0 Downvotes (0 Points)

Bize Katılın
  • X Network146
  • Linkedin
  • Youtube1.2K
  • İnstagram8.5K

Bir ödül verilmiş, bir film çıkmış, bir sergi açılmış... Hepsi burada.


    E-posta yoluyla bülten almayı kabul ediyorum. Daha fazla bilgi için lütfen şu adresi inceleyin: Gizlilik Politikası



    Reklam

    Sonraki Gönderi Yükleniyor...
    Takip Et
    Arama Trendler
    Apartman Gözdesi
    Yükleniyor

    Giriş yapılıyor 3

    Hesabınız oluşturuluyor ve onay maili gönderiliyor 3