
Prag’ın tarih kokan sokaklarından Kunsthalle Praha’ya doğru uzanıyoruz. Şehir bugünlerde, çağımızın en etkileyici sanatçılarından biri olan William Kentridge’in Çekya’daki ilk büyük sergisine ev sahipliği yapmanın heyecanını yaşıyor. 16 Nisan’da kapılarını açacak ve 7 Eylül 2026 tarihine kadar sürecek olan “The Battle Between YES and NO”, bizi Güney Afrika’nın toplumsal gerilimlerinden evrensel insanlık temalarına uzanan bir yolculuğa çıkarıyor.
Apartheid döneminde Johannesburg’da büyüyen ve gençlik yıllarından itibaren aktivizmin içinde yer alan Kentridge, bu deneyimlerini kömür kalem çizimlerinden operaya, filmden heykele uzanan çok disiplinli bir pratiğe dönüştürmüş durumda. Serginin başlığı olan “YES ile NO Arasındaki Savaş”, sanatçının erken dönem baskı ve animasyon serilerine dayanıyor. Kentridge bu seride, onaylama ve reddetme sözcüklerini birbiri üzerine bindirerek ortaya çıkan “Noise” kavramıyla, mutlak doğruların tehlikesini oyunbaz bir şekilde sorguluyor.
Sanatçının imzası haline gelen kömür kalem animasyon tekniği, aslında hafızanın ve değişimin somut birer kaydı niteliğinde. Sildiği her çizginin kağıt üzerinde bıraktığı o hafif iz, tarihin ve zamanın silinemeyen katmanlarını temsil ediyor.
Sergi, Kunsthalle Praha’nın galerilerini birbirine bağlı parçalardan oluşan devasa bir takımyıldızına dönüştürüyor.
Drawings for Projection (1989–2020): Güney Afrika’nın apartheid sonrası geçiş sürecini yansıtan meşhur animasyon serisi.
O Sentimental Machine (2015): Başarısız ütopyaları ele alan teatral bir çalışma.
To Cross One More Sea (2024): Sürgün ve yerinden edilme üzerine derin bir video enstalasyonu.
A Letter to Felice (2026): Bu sergi için özel olarak üretilen ve Prag ile doğrudan bağ kuran en yeni eseri.
Kentridge, günümüzün kutuplaşmış dünyasında karmaşıklığı, katı kesinliklere karşı bir panzehir olarak sunuyor. Suçluluk, özlem, umutsuzluk ve umudun kırılganlığı gibi duyguları Güney Afrika deneyiminden yola çıkarak anlatsa da, bu hisler dünyanın her yerinde karşılık bulmaya devam ediyor.






