Toprağın Altındaki Hafıza, Duvardaki İzler: Jeewi Lee ve “Ground”

TowerSokakBerlin3 hafta önce104 Tıklanmalar

Kök salmak, o kökleri toprağın altından söküp çıkarmak ve sonra bambaşka bir coğrafyada yeniden filizlenmek… Hafıza, doğrusal bir zaman çizgisi değil; geçmiş ile şimdinin birbirinin içine sızdığı, ham maddelerden örülmüş rizomatik bir ağ mıdır? 1980’lerin sonunda Seul’de doğan ve pratiklerini Berlin-Seul hattında sürdüren Jeewi Lee, Karlsruhe’deki Meyer Riegger Galeri’de açılan Ground başlıklı solo sergisiyle bizi doğa, insan ve kültürel aidiyet arasındaki o tekinsiz diyalogla yüzleştiriyor. no-26 sanat radarında bu hafta, malzemenin kendi hafızasını birer canlı arşive dönüştüren büyüleyici bir sergi var.

Jeewi Lee’nin sanat pratiği, insan-doğa ilişkisini ve kendi kişisel köklerini, kökeni yüzyıllara dayanan geleneksel malzemeler üzerinden görünür kılıyor. Sanatçı, paradoksal ikiliklerin -hasar ve koruma, savunmasızlık ve dayanıklılık, ölüm ve yaşam- yarattığı gerilimden besleniyor. Meyer Riegger’deki bu solo şovunda, sanatçının kültürel ve yaratıcı temellerini deşen üç farklı dönemsel iş gövdesi yan yana geliyor.

Tersten Bir Resim Pratiği: “Past Tense”

Serginin en etkileyici damarlarından biri, sanatçının 2016 yılından bu yana sürdürdüğü Past Tense (Geçmiş Zaman) serisi. Lee bu işlerde, geleneksel Kore evlerinde zemin kaplaması olarak kullanılan, özel bir yağla dayanıklılığı artırılmış geleneksel Kore kâğıdı hanji jangpan ile çalışıyor.

Kore kültüründe geleneksel tabandan ısıtma sistemi ondol ile doğrudan bağlantılı olan bu zeminler, 20. yüzyıla kadar ev içi yaşamın kalbiydi. İnsanların mobilyasız, doğrudan yerde yediği, sosyalleştiği ve uyuduğu bu esnek mekân pratiği, modern mimariyle birlikte yavaş yavaş yok oluyor.

Jeewi Lee, eski evlerin zeminlerini kelimenin tam anlamıyla kesip çıkararak galeri duvarlarına asıyor. Bakışımızı aşağıya; toprağa, temele ve çıplak ayakların bastığı yere çeviriyor.

Zemini yaşayan bir arşiv gibi ele alan sanatçı, o evlerden gelip geçmiş insanların, eşyaların bıraktığı hayalet izleri görünür kılıyor. Boş bir tuvale boya eklemek yerine, yaşanmışlığın izlerini taşıyan zemini duvara çerçeveleyerek tersten bir resim eylemi gerçekleştiriyor. Yer döşemesi, zamanın ve mekânın kendi kendine çizdiği devasa bir soyut tabloya dönüşüyor.

Yaradan Doğan Koruma: Şamanik Orman ve “Ott”

Sanatçının malzeme repertuarındaki bir diğer hayati öge ise Doğu Asya’ya özgü bir lak ağacından elde edilen ham reçine/cila: Ott (옻). Tarih boyunca kraliyet eşyalarını ve ruhani nesneleri korumak, zamana karşı güçlendirmek için kullanılan bu cila, elde edilmesi son derece meşakkatli ve kıymetli bir malzeme. Ağacın gövdesine kasıtlı olarak açılan yaralardan süzülen bu sıvı, şifa ve koruma sağlarken, ironik olarak ham haliyle ciltte ağır alerjik reaksiyonlara yol açan son derece toksik bir yapıya sahip.

Bu tekinsiz ikilik, sergideki Illumination of the Tears yerleştirmesinde ete kemiğe bürünüyor:

  • Işıldayan Yaralar: Galeri alanında havada asılı duran ağaç gövdelerinden bir orman yükseliyor. Ağaçların gövdesine açılan kesikler, ultramarin mavisi LED ışıklarla aydınlatılmış durumda.

  • Ağacın Gözyaşları: Işık, bakışlarımızı doğrudan ağacın aldığı hasara ve buna reaksiyon olarak salgıladığı gözyaşlarına yani reçineye odaklıyor. Kore şamanik geleneklerine de göz kırpan bu enstalasyon, koruyucu bir kalkanın ancak bir yaralanma ve tehlike anında nasıl doğabileceğini gösteriyor.

Bu serinin bir devamı niteliğindeki Silent Flame isimli serigrafi resimler ise ağacın iç katmanlarının soyut birer kesitini sunuyor. Koyu kahve ve kızıl tonların alt kısmına yerleşen o keskin mavi çizgi, kökleri, soy ağacını ve en nihayetinde yine zemini hatırlatıyor.

Küllerin Aynası: “Shades of Shadows”

Jeewi Lee, Shades of Shadows serisinde ise imza malzemelerinden bir diğeri olan kömürle çalışıyor. Ahşabın ateş tarafından tamamen yok edilmesiyle doğan kömür, sanatçının elinde bahsettiğimiz o geleneksel ott cilasıyla birleşiyor.

Böylece yıkım (kömür) ile iyileşme/koruma (cila) arasındaki gerilim zirveye tırmanıyor. Eserin pürüzsüz, zifiri karanlık yüzeyi adeta bir ayna gibi işlev görerek galerinin ışığını ve izleyicinin kendi gölgesini içine alıyor. Yok oluştan yeni bir yansıma doğuyor.

Ground, doğanın fiziksel malzemelerinin aslında geçmişimizin, hayaletlerimizin ve hafızamızın en sadık koruyucuları olduğunu kanıtlayan sarsıcı bir sergi. Jeewi Lee; lekeleri, salgıları, lifleri ve külleri yüzeye çıkararak evrensel bir gerçeğin altını çiziyor: Tüm çürüme ve tüm iyileşme, aslında tam olarak aynı kaynaktan beslenir. Temmuz sonuna kadar yolu Karlsruhe’ye düşenlerin bu derin ritüeli Meyer Riegger duvarlarında mutlaka deneyimlemesini öneririz.

0 Votes: 0 Upvotes, 0 Downvotes (0 Points)

Bize Katılın
  • X Network146
  • Linkedin
  • Youtube1.2K
  • İnstagram8.5K

Bir ödül verilmiş, bir film çıkmış, bir sergi açılmış... Hepsi burada.


    E-posta yoluyla bülten almayı kabul ediyorum. Daha fazla bilgi için lütfen şu adresi inceleyin: Gizlilik Politikası



    Reklam

    Sonraki Gönderi Yükleniyor...
    Takip Et
    Arama Trendler
    Apartman Gözdesi
    Yükleniyor

    Giriş yapılıyor 3

    Hesabınız oluşturuluyor ve onay maili gönderiliyor 3