
Londra’nın Art Space Gallery’si, 30 yılı aşkın süredir birlikte çalıştığı ressam Anthony Farrell’in en yeni sergisi “Visions of Life from an Iconic Bar, the Thames Estuary and the Island of Kos” a ev sahipliği yapıyor.
Farrell, mekanlardan çok o mekanları dolduran insanlarla ilgilenen bir ressam. Onun için hayat, önünde akıp giden devasa bir tiyatro sahnesi ve bizler de o sahnenin oyuncularıyız.
Farrell’in çalışma yöntemi, eski usul bir dedektifi ya da 19. yüzyılın o meşhur flâneur’lerini andırıyor. Kalabalığın arasına karışıyor, stratejik bir köşe kapıyor ve dikkat çekmemek için eskiz defterini katlanmış bir gazetenin içine saklıyor!
Aynı noktaya günlerce, bazen aylarca gidip geliyor. Yüzlerce hızlı çizim yapıyor. Sonra stüdyosunun sessizliğinde, bu gözlemlerini devasa, yoğun ve insan dolu tablolara dönüştürüyor.
Serginin başrolünde, Thames Halici veya Kos Adası manzaraları olsa da, asıl yıldız şüphesiz The French House. Londra Soho’nun bu ikonik, ufacık ve her daim tıklım tıklım olan barı, eski bohem Londra’nın hayatta kalan son kalelerinden biri.
Farrell, bu daracık mekanda sıkışıp kalmış, sohbet eden, gülen, içen insan kalabalığını öylesine bir “drama” duygusuyla resmediyor ki; tablolara bakarken bardak seslerini ve uğultuyu neredeyse duyabiliyorsunuz. Balthus ya da Tintoretto’yu andıran kompozisyonlarıyla, sıradan bir bar akşamını “sınırsızca zengin” bir görsel şölene çeviriyor.
Londra’daysanız, 20 Aralık Cumartesi gününe kadar bu “kalabalık yalnızlığı” ve Soho’nun nostaljik ruhunu yakalamak için Art Space Gallery’e (N1 8JS) mutlaka uğrayın.
Sanatçı: Anthony Farrell (d. 1945)
Eser Adı: Visions of Life from an Iconic Bar…
Mekan: Art Space Gallery, 84 St. Peter’s St, Londra






