
2008 yılında moda dünyasından radikal bir kararla çekilerek tüm mesaisini görsel sanatlara adayan Martin Margiela, Almanya’daki ilk kişisel sergisiyle Berlin’de izleyici karşısına çıkıyor. Konrad Fischer Galerie ev sahipliğinde 11 Eylül – 19 Aralık 2026 tarihlerinde gerçekleşecek “Martin Margiela in Berlin” sergisi, podyumların göz kamaştırıcı pırıltısının ötesinde; insan fizyolojisinin, malzemenin ve gündelik nesnelerin geçirdiği dönüşümlerin izini sürüyor.
Margiela, galerinin birinci katındaki sergileme düzenine müdahale ederek izleyiciye labirentimsi bir saklambaç deneyimi yaşatıyor. Asma katın altına inşa edilen duvarlar ve mekâna yerleştirilen şeffaf ressam örtüleri, odadaki bakış açılarını keserek ziyaretçileri ve eserleri birbirinden gizliyor. Bu parçalı ve mahrem atmosfer, sanatçının pratiğindeki temel kavramlardan biri olan “insanın varlığı ile yokluğu arasındaki tekinsiz salınımı” mekânsal bir gerçekliğe dönüştürüyor.
Serginin kalbinde yükselen anıtsal Audience (2026) heykeli, dönüştürülmüş sinema koltuklarının üst üste yığılmasıyla oluşturulmuş yekpare bir duvarı andırıyor. Orijinal kumaş döşemeleri sökülüp alçı ve akrilik dökümlerle yeniden biçimlendirilen bu koltuklar, seyir eylemini heykelsi bir kütleye dönüştürüyor. Eser seçkisinde yer alan elbiselik askılar, fayanslar, dergiler, iç çamaşırları, halılar ve ahşap paletler gibi gündelik yaşam kalıntıları ise fetişize edilmiş tüketim kültürüne mizahi ve mesafeli bir müdahale sunuyor.
İnsan kafası, saç ve yüz görüntülerinin bir belirip bir kaybolduğu sergide Margiela; nerede oturduğumuz, neyi giydiğimiz, neye dokunduğumuz ve neyi izlediğimiz soruları üzerinden beden ile nesne arasındaki dokunsal bağı sorguluyor. Paris, Pekin, Seul ve Tokyo’daki müze gösterimlerinin ardından gerçekleşen bu Berlin galamız, giysilerin etiketlerini sökerek felsefi bir anonimlik yaratan bir zihnin, nesnelerin etiketlerini de sökerek malzemeye yüklediği yeni anlamları tecrübe etmek için son derece özel bir fırsat.






