Parçalanmış Tarihlerin Arasında: José Montealegre’den “Drastic Measures” Sergisi

no26SokakBerlin2 ay önce151 Tıklanmalar

Tarih, yalnızca yazılanlardan mı ibarettir, yoksa gözden kaçanların, kırılıp dökülenlerin ve dönüşenlerin de kendine has bir hafızası var mıdır? José Montealegre, Galerie Thomas Schulte’deki yeni sergisi Drastic Measures ile bizi bu sorunun peşine düşmeye, nesnelerin ve mitlerin görünmeyen katmanlarına bakmaya çağırıyor.

Bir sanat pratiğinin sarsıcı gücü, yeni bir şey inşa etmesinden ziyade, var olanı nasıl yapıbozuma uğrattığında saklıdır. Montealegre’nin galerideki ikinci kişisel sergisi, tam olarak bu kırılma noktasında konumlanıyor. Malzeme, zanaat ve beden arasındaki tekinsiz diyalogu inceleyen sanatçı; kurumsallaşmış tarihi anlatıların, bilgi sistemlerinin ve iktidar mekanizmalarının çatlaklarına sızıyor.

Sergileme düzeni, egemenlik ve kırılganlığın iç içe geçtiği bir gerilim hattı yaratmış. Nesneler ya hassas bir dengede eğreti duruyor ya da yere çok yakın, hafifçe askıda kalıyor. Silahlar ve zırhlar üzerinden şekillenen bu evren, sanatın iki yüzünü sorguluyor: Koruyucu bir sığınak olmak mı, yoksa baskıcı sistemlerin estetiğini var ederek onlara suç ortaklığı yapmak mı?

Kırmak ve Parçalamak: İki Farklı Yıkım Pratiği

Montealegre’nin duvara monte edilen işlerinde, yaratıcı sürecin bir parçası olarak tahribat başrolde. Sanatçı, Shatterfields ve Break Lattices serilerinde kavramsal dünyasına iki farklı eylem dahil ediyor: Kırmak ve parçalamak.

  • Break Lattices: Bu seride cam levhalar, malzemenin sınırlarını zorlayan, milimetrik ve son derece planlı kesiklerle birer ızgaraya dönüştürülüyor. Cam, kendi doğasına dayatılan bu dış baskıyla müzakere ederken ortaya kontrollü, sınırları otorite tarafından çizilmiş bir form çıkıyor.

  • Shatterfields: Buradaki seramik karolar ise ani bir düşüşün getirdiği o anlık, öngörülemez parçalanma eylemiyle çatlıyor. Bu düzensiz parçalar daha sonra dikdörtgen bir zemin üzerinde yeniden bir araya getiriliyor. Fakat hiçbir parça eski yerine tam oturmuyor; geriye örtüşmeler, uyumsuz kenarlar ve derin boşluklar kalıyor—tıpkı resmi tarihin yamalı hafızası gibi.

Sessiz Flütler ve Hayalet Zırhlar

Sergide tarihi ve mitolojik referanslar büyük bir ustalıkla eğilip bükülüyor. Kağıt üzeri çalışmalarda, yüzyıllar öncesinin fresk ustalarına ait olan, toz pigmenti şablon üzerinden döverek aktarma tekniğini görüyoruz. Bu işlerde, 15. yüzyıl askeri el kitabı Bellifortis’ten alınan savaş teknolojileri ve botanik illüstrasyonları, erimiş kalay kenarlı camlar ardında, duvarın kendi gölgesiymiş gibi asılı duruyor.

Bir sonraki adımda ise doğrudan bedenle ilişki kuran bir illüzyon bizi karşılıyor: Sanatçının kendi ölçülerine göre dövülmüş çelikten, başsız bir zırh büstü. Zırh, kollarını kaldırmış, ucunda bir gürz sallanan bir flütü üfler gibi poz veriyor.

Bu imge bizi doğrudan, ezgisiyle çocukları peşinden sürükleyip yok eden ünlü Fareli Köyün Kavalcısı efsanesine götürüyor.

Ancak buradaki zırhın içi boş, flüt ise işlevsiz bir taklit. Bu sessizliğe rağmen, tel iskeletler üzerine şekillendirilmiş beyaz kilden küçük figürler, o duyulmaz ritmin peşinden yürümeye devam ediyor. Gücün absürtlüğü ve kitlelerin teslimiyeti üzerine düşündüren, son derece güçlü bir görsel metafor.

Geçmişten Kalan Bir Kabuk

Montealegre, sadece genel geçer tarihsel otoriteleri değil, kendi sanat geçmişini de yapıbozuma uğratmaktan çekinmiyor. Önceki yerleştirmelerinden kalan fayansları kırıp yeni mekânsal düzenlerde tekrar kullanıyor ya da atölyesindeki sıradan malzemeleri bir araya getirerek eski bir işkence aletini yeniden üretiyor. Yerde yatay olarak uzanan, yine kendi beden boyutlarındaki 15. yüzyıl stili bakır zırh ise kalp şeklindeki kilitleriyle insanı nefessiz bırakan bir sıkışmışlık hissi uyandırıyor.

Geriye kalan; terk edilmiş bir kabuk, hayaletimsi bir kalıntı ya da henüz içi doldurulmamış karşı bir anlatı. Drastic Measures, izleyiciyi tarihin tortuları arasında, kurguyla gerçeğin sınırlarının belirsizleştiği tekinsiz bir keşfe çıkarıyor.

Sergi 20 Haziran’da sona eriyor. Eğer bu aralar Berlin’deyseniz, kapanıştan önce Galerie Thomas Schulte’ye uğrayıp bu deneyimi mutlaka yerinde yaşayın.

0 Votes: 0 Upvotes, 0 Downvotes (0 Points)

Bize Katılın
  • X Network146
  • Linkedin
  • Youtube1.2K
  • İnstagram8.5K

Bir ödül verilmiş, bir film çıkmış, bir sergi açılmış... Hepsi burada.


    E-posta yoluyla bülten almayı kabul ediyorum. Daha fazla bilgi için lütfen şu adresi inceleyin: Gizlilik Politikası



    Reklam

    Sonraki Gönderi Yükleniyor...
    Takip Et
    Arama Trendler
    Yükleniyor

    Giriş yapılıyor 3

    Hesabınız oluşturuluyor ve onay maili gönderiliyor 3