
Londra sanat sahnesinde bu yaz, insanı adeta hipnotize eden, sessiz ama son derece vurucu bir görsel manifesto yükseliyor. Huxley-Parlour, Kanada doğumlu Melbourne merkezli genç yetenek Mythra Schwartz’ın Birleşik Krallık’taki ilk kişisel sergisi “Light Caress”i gururla sunuyor. 30 Haziran’da kapılarını açan bu rafine sergi 14 Temmuz 2026 (Yarın) akşamı sona eriyor! Eğer şu sıralar Londra’daysanız ve görsellerin hoyratça tüketildiği bu çağda ruhunuzu yavaşlatacak bir deneyim arıyorsanız, Swallow Street’teki bu sergiyi kaçırmamak için sadece birkaç saatiniz var. Elinizi çabuk tutun!
Serginin merkezinde, Schwartz’ın zihnimizi kurcalayan o nefis ve kışkırtıcı sorusu yatıyor: Bir resme, bir yüzeye, sanki bir tene dokunuyormuş gibi bakabilir miyiz?
Sanatçı bu sergi için bütünüyle monokroma yaklaşan, oldukça sadeleştirilmiş bir renk paleti seçmiş. Günlük hayatta sıradan kabul ettiğimiz sürahiler, mumlar, kadehler ve vazolar, onun tuvalinde alışılagelmiş işlevlerinden tamamen sıyrılıyor. Schwartz, bu nesneleri ışık, gölge ve yansımalarla öyle bir boyuta taşıyor ki; objeler kullanışlı birer eşya olmaktan çıkıp, sadece bakma eyleminin kendisiyle yüklenen birer arzu nesnesine dönüşüyor.
Marksist teoriler, kitle tüketim nesnelerinin özellikle reklamlar ve görsel medya aracılığıyla nasıl birer fetişe dönüştürüldüğünü söyler. Schwartz da ilhamını benzer kaynaklardan; reklam pazarından, eski film karelerinden ve kendi kişisel arşivinden alıyor. Ancak o, bu tanıdık imgeleri hemen tüketmemize izin vermiyor; aksine onları bilerek sabote ediyor. Botanik formlar tuvale doğrudan aktarılmıyor, sadece birer gölge olarak beliriyor. Birbirine sarılan figürlerin üzerine, keskin bir işçilikle çizilmiş çatal bıçak silüetleri biniyor. Nesneler nerede başlayıp nerede bittiği belli olmayan muğlak boşluklarda asılı kalıyor. Sanatçının o son derece yumuşak, buğulu ve dağılmış fırça darbeleri, izleyici ile yapıt arasındaki ilişkiyi bilerek yavaşlatıyor. Karmaşık dünyadan sıyrılıp resmin karşısında uzun uzun kalmanızı, dikkatinizi yüzeye sabitlemenizi istiyor. Arzunun kendisi, tam da o uzun bakma anında tuvalin yüzeyinde birikmeye başlıyor.
1996 Kanada doğumlu olan Mythra Schwartz, çocukluğunu ve gençliğini Kanada, Meksika, Yeni Zelanda, Avustralya ve Endonezya arasında geçiren tam bir dünya vatandaşı. Bu uluslararası ve göçebe büyüme hikayesi, onun sanatındaki o “geçicilik” ve deneyimlerin uçucu doğasına olan hassasiyetini doğrudan beslemiş. İşlerinde bellek ile algı, geçmiş ile şimdi kusursuzca birbirine geçiyor.
Sergide yer alan 8 yeni yağlı boya çalışma, adeta şiirsel birer fısıltı gibi: The Evening Lingered, Consume, A Breeze Heard Only When Conversation Lapses… Her bir tablo, bir ihtimalin, bir anının askıda kalmış hali.
“Light Caress”, çağdaş resimde görselliğin sadece gözle sınırlı kalmayıp nasıl dokunsal bir arzuya dönüşebileceğini kanıtlayan, sezonun en rafine işlerinden biri. Yarın akşam perdeler kapanmadan önce Huxley-Parlour’ın Project Space alanına mutlaka yolunuzu düşürün.