MASSIMODECARLO London’da Daisy Dodd-Noble’ın “The Land is Speaking” Sergisi Son Günlerinde!

no26SokakLondra5 gün önce32 Tıklanmalar

Doğa sadece seyredilecek pasif bir manzara mıdır, yoksa önünde uzun süre durup sessizce dinlediğimizde bizimle konuşmaya başlayan canlı bir muhatap mı? Londra’da MASSIMODECARLO galerisi, Britanyalı sanatçı Daisy Dodd-Noble’ın galeri bünyesindeki ilk kişisel sergisi “The Land is Speaking” ile izleyicileri tam da bu derin ve poetik sorunun peşine düşmeye davet ediyor. 25 Haziran’dan bu yana ziyaretçileri Wiltshire’ın büyülü su çayırlarına götüren bu sürükleyici seçki, 21 Ağustos 2026 tarihinde kapılarını kapatmaya hazırlanıyor. Bitişine sayılı günler kala, doğayla kurulan o hassas bağı yerinde hissetmek ilham verici bir deneyim sunuyor.

Bir Saha Çalışmasından Kur Yapmaya: Wiltshire Sularında 18 Ay

Dodd-Noble, tam on sekiz ay boyunca Wiltshire’daki tek bir bahçenin su çayırına tekrar tekrar geri döndü. Bir kış, bir bahar, uzun bir yaz ve yeniden dönen mevsim döngüsü boyunca orada ne bulduysa tuvaline aktardı. İlk bakışta metodik bir saha çalışmasını andıran bu disiplinli süreç, zamanla sanatçı ile mekân arasında samimi bir “kur yapma” eylemine dönüştü. Sanatçı baktıkça, çayır da dile gelmeye başladı. Serginin odağında doğayı pasif bir peyzaj olarak değil; zamanla tanışabileceğiniz, karakterini kavramaya başlayacağınız canlı bir varlık olarak konumlandırmak yatıyor.

İngiliz Folkloru ve Derin Dikkatin Gücü

Toprağın insanla iletişim kurduğu fikri; İngiliz folklorunda ve dünyanın pek çok kadim kültüründe koruyucu ruhlar, kehanetler ve yol gösteren güçler biçiminde sıklıkla karşımıza çıkar. Modernite bu yaklaşımı tatlı bir batıl inanç olarak nitelendirip kenara itse de, Dodd-Noble’ın tuvalleri bunun bir yanılsama değil; yalnızca mekâna yeterince uzun süre, durarak bakabilenlerin erişebileceği farklı bir “derin dikkat” biçimi olduğunu savunuyor.

Sergide yer alan çayırlar, bahçeler ve koruluklar tam anlamıyla bakir bir yaban hayatı olmadığı gibi, tamamen insan eliyle ehlileştirilmiş alanlar da değil. Onarıcı tarım yapılan ve doğanın kendi temposuna bırakıldığı bu alanlar; insan ile toprağın sürekli müzakere hâlinde olduğu ara bölgeleri simgeliyor. Watermeadow Winter, Watermeadow Spring, Worlingham Trees, Two Sycamores ve Copse gibi eserlerde mevsimlerin dönüşümü, yaşlı bir ağacın manzara olmaktan çıkıp kendine has karakteri olan canlı bir varlığa dönüşmesi adım adım hissediliyor.

Canlı Sürrealizm ve Ekolojik Bilinç

1989 Londra doğumlu olan ve yaşamını Wiltshire’da sürdüren Daisy Dodd-Noble; canlı, hareketli ve hafif sürrealist yaklaşımıyla doğanın karikatürize edilmiş ama bir o kadar da tanıdık portrelerini çiziyor. Ağaçları, tepeleri ve gün batımlarını ekolojik bilinç ve insan-doğa ilişkisi temalarıyla harmanlayan sanatçı, iddiasını bilimsel bir kanıt olarak sunmak yerine tuvalde o ihtimali hissettiriyor. Tuvallerden yansıyan duygu, toprağın sessiz olmadığını, bilakis sürekli konuştuğunu ve dinlemeye hazır olanlara fısıldadığını hatırlatıyor.

21 Ağustos’ta sona erecek bu meditatif ve poetik sergiyi kaçırmadan MASSIMODECARLO London galerisinde bizzat deneyimleyin!

0 Votes: 0 Upvotes, 0 Downvotes (0 Points)

Bize Katılın
  • X Network146
  • Linkedin
  • Youtube1.2K
  • İnstagram8.5K

Bir ödül verilmiş, bir film çıkmış, bir sergi açılmış... Hepsi burada.


    E-posta yoluyla bülten almayı kabul ediyorum. Daha fazla bilgi için lütfen şu adresi inceleyin: Gizlilik Politikası



    Reklam

    Sonraki Gönderi Yükleniyor...
    Takip Et
    Arama Trendler
    Yükleniyor

    Giriş yapılıyor 3

    Hesabınız oluşturuluyor ve onay maili gönderiliyor 3