Günün Müzik Keşfi: Kelsey Lu ve “So Help Me God”

PlakPikap1 saat önce18 Tıklanmalar

Müzik endüstrisinin sürekli üret, hemen tüket diyen o acımasız ve gürültülü çarkına çomak sokmak, büyük bir cesaret ister. İlk albümü Blood ile yarattığı sarsıntının ardından tam yedi yıl boyunca sessizliğe gömülen Amerikalı çellist ve söz yazarı Kelsey Lu, ana akım popun parlak vitrinlerinden ziyade, o vitrinlerin arkasındaki karanlık ve büyüleyici ara sokaklardan süzülen yepyeni bir zarafetle geri döndü: So Help Me God.

Bu yedi yıllık ara, aslında bir duraksama değildi; endüstrinin hız takıntısına karşı sanatsal ve son derece bilinçli bir isyandı. HBO’nun Euphoria dizisinde çalan o meşhur “I’m Not in Love” cover’ından sonra spot ışıklarının altında kalmayı reddedip, kendi tuhaf ve büyüleyici dünyasını inşa etmeye devam etti. Nan Goldin’in kamerasından Gucci kampanyalarına poz verdi, Earth Mama gibi bağımsız filmlerin müziklerini besteledi ve hatta Debbie Harry ile aynı sahnede, üzerinde bir Kermit Kurbağa kostümüyle şarkı söyledi!

Tüm bu eklektik ve sınır tanımayan maceraların ardından demlenen So Help Me God, tam bir yaz öğleden sonrasının o ağır, uyuşuk ve telaşsız temposuna sahip. Albümün konuk listesinde Jack Antonoff, Kamasi Washington, Sampha ve Kim Gordon gibi dev isimler var. Ancak Lu, bu isimleri şatafatlı bir gösteriş unsuru olarak kullanmak yerine, onları kendi yarattığı o puslu atmosferin içine adeta görünmez bir dikişle yediriyor.

Özellikle albümün kalbi sayılabilecek “Reaper”, yumuşak odaklı bir pop-soul parçası gibi başlayıp aniden tekinsiz, organik bir boyuta sızıyor. Davullar bir anda miksten kopup düşüyor, etrafta titrek yankılar dolaşmaya başlıyor ve şarkı usulca yavaşlayarak sizi kendi ritmine hapsediyor. “Only the Lonely” parçasındaki o uyuşuk drum’n’bass dokunuşundan, *”Cutting Off the Head of a Ghost”un arenaya hazır görkemine kadar her saniye; dağınık, beklenmedik ama tek kelimeyle büyüleyici.

Kelsey Lu’nun müziğinde hissettiğiniz o derin yalnızlık, “Bir tarladaki otlar gibi bir bağlantı özlüyoruz” derken bile hiçbir zaman aciz bir çırpınış gibi duyulmuyor. Zengin vokali ve çellosunun o karanlık nabzı, ayrılığın hüznünü bile son derece asil bir yüzleşmeye dönüştürüyor.

Apartman No:26’nın Arka Odasından: Eğer her şeyin algoritmalara göre kusursuzca tasarlandığı, sürprizsiz ve yapay şarkılardan yorulduysanız, Kelsey Lu’nun bu dağınık, tuhaf ve rüya gibi bahçesinde kaybolmanın tam sırası. Bir albüm için yedi yıl beklemek uzun bir süre olabilir; ama eğer sonuç böylesine zahmetsizce akan, zamanın dışına çıkmış bir başyapıtsa, bırakalım Kelsey Lu kendi yavaş evreninde yaşamaya devam etsin.

0 Votes: 0 Upvotes, 0 Downvotes (0 Points)

Bize Katılın
  • X Network146
  • Linkedin
  • Youtube1.2K
  • İnstagram8.5K

Bir ödül verilmiş, bir film çıkmış, bir sergi açılmış... Hepsi burada.


    E-posta yoluyla bülten almayı kabul ediyorum. Daha fazla bilgi için lütfen şu adresi inceleyin: Gizlilik Politikası



    Reklam

    Sonraki Gönderi Yükleniyor...
    Takip Et
    Arama Trendler
    Apartman Gözdesi
    Yükleniyor

    Giriş yapılıyor 3

    Hesabınız oluşturuluyor ve onay maili gönderiliyor 3