
1970’lerin başında Güneydoğu Asya’nın en havalı ve vizyoner müzisyeni stüdyoya girdiğinde ortaya nasıl bir ses çıkıyordu? Bu sorunun cevabı; dinler dinlemez insanı yarım asır öncesine, Doğu ile Batı tınılarının fütursuzca karıştığı renkli bir evrene götüren büyüleyici bir albümde gizli: Alfonso Soliano – Tiga Trombone.
Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Arap coğrafyasının nadide funk ve soul arşivlerini tozlu raflardan çıkarıp dünyaya armağan eden efsanevi Habibi Funk ekibinin, bu saklı Malezya cevherine hayran kalıp Audible Beauty adında yepyeni bir kardeş plak şirketi kurması kesinlikle tesadüf değil. Audible Beauty 001 kataloğuyla yeniden hayat bulan bu albüm, ilk akorundan itibaren kulaklarda tam bir lezzet şöleni yaratıyor.
Tiga Trombone, tek bir türe ya da coğrafyaya sıkışmayı tamamen reddeden; her parçada farklı bir enstrümantal zenginlikle şaşırtan muazzam bir albüm. Soliano ve ekibi; Afrobeat’ten psikedelik rock’a, bebop’tan sinematik funk tınılarına kadar dönemin en heyecan verici tüm akımlarını Malezya süzgecinden geçiriyor.
Kulaklarımıza çalınan öne çıkan müzikal katmanlar:
Doğu-Afrika Ritim Harmanı: Albümün açılışını yapan “Masth Chantani”, Asya ve Afrika vurmalı çalgılarının (tabla ve konuşan davul) o baş döndürücü ritimlerini, Doğu tınılarını andıran yaylı düzenlemeleriyle buluşturuyor.
Afrobeat ve Hippi Çiçeklerinin Zıtlığı: “Ida” parçası, Fela Kuti’nin hırçın Afrobeat mirasına selam çakan gövdeli bir bariton saksafonla başlarken, hemen ardından 70’lerin iyimser flüt melodileri ve cazip elektrikli klavye sololarıyla dengeleniyor.
Sinematik Funk ve “Jungle” Grooveleri: Malay dilinde orman anlamına gelen “Rimba”, derinden akan bas hatları ve gerilim dolu zil ritimleriyle dönemin meşhur polisiye film müziklerini ve Shaft estetiğini Güneydoğu Asya’ya taşıyor.
Bebop ve Klasik Caz Ustalığı: “Rohina”da Miles Davis ve Chet Baker tarzı buğulu trompetlerle başlayan atmosfer, temposunu bir anda artırarak Grant Green ve Wayne Shorter esintili eşsiz solo geçişlerine bırakıyor kendini.
Henüz 7 yaşındayken dahi bir piyanist olarak müzik dünyasına adım atan Alfonso Soliano, daha 1940’larda ABD’de bile marjinal kabul edilen bebop tarzını Malezya’ya getiren gerçek bir öncü. Ülkesinin ilk radyo orkestrasını kuran, geleneksel Malay müziğini Batılı formlarla yorumladığı için eleştirilse de çizgisinden asla ödün vermeyen Soliano, albüm kapağında Bornean Airways uçağının önünde fesleri ve koyu güneş gözlükleriyle duran o karizmatik ekibin tam kalbinde yer alıyor.
Tiga Trombone, yarım asır öncesinden günümüze uzanan; caz, funk, Afrobeat ve Doğu enstrümanlarının kusursuz bir ahenkle dans ettiği, dinlemesi inanılmaz derecede keyifli ve zamansız bir başyapıt.
Habibi Funk’ın tozlu raflardan çıkardığı bu benzersiz müzikal hazineleri, yeni plak basımlarını ve dünyanın dört bir yanından nadir keşifleri takip etmek için Habibi Funk Resmi Instagram Sayfası adresini ziyaret edebilirsiniz.