
Geleneksel ile avangardın, mutfak tezgahı ile felsefe kitaplarının, mahrem rüyalar ile somut malzemenin birbirine örüldüğü o nadir, katmanlı karşılaşmalardan birindeyiz. Galerie Barbara Wien, uzun yıllardır süregelen köklü ilişkisine yepyeni bir sayfa ekleyerek, 1942 Viyana doğumlu usta sanatçı Ingrid Wiener’in galerideki dördüncü kişisel sergisini gururla sunuyor. 1 Ağustos 2026 tarihine kadar açık kalacak olan “Gobelins, Films and Dreams”, sanatçının üretim pratiğinin salt estetik değil, nasıl yoğun bir felsefi ve kişisel yaşam manifestosu olduğunu gözler önüne seriyor.
Sergi, sadece bir retrospektif değil; dokuma tezgâhını, mutfağı, kulüpleri ve hatta Kanada’nın karlı coğrafyasını içine alan çok boyutlu bir harita. Üstelik bu haritanın içinde, 2021 yılında kaybettiğimiz ünlü yazar ve sibernetikçi Oswald Wiener’in -sanatçının hayat arkadaşı- arşivinden ilk kez gün yüzüne çıkan eşsiz bir film de saklı.
Berlin sanat takviminde derin bir soluklanma yaratacak bu entelektüel dokuma şovunun iplerini sizin için çözdüm.
Serginin merkezinde, Ingrid Wiener’in o meşhur, incelikli el işçiliğiyle ürettiği goblenleri (duvar halıları) yer alıyor. Aorta (2023), Gehirn (2025) ve Plumbing (2020) gibi yakın dönem işlerin bulunduğu seçkide sanatçı; kendi bedeninden (röntgen sonuçlarından) veya Kanada’daki ahşap evinin zeminindeki tesisat borularından ilham alıyor. Yani görünmez olanı, iç organları veya alt yapıyı, sanatın o yüzeysel parıltısından koparıp ilmek ilmek görünür kılıyor.
Ancak bu sergide dokuma eylemi tek başına bırakılmamış. Oswald Wiener’in arşivinden çıkan 2015 tarihli film, serginin ruhunu mükemmel bir şekilde yansıtıyor.
Editörün Dikkatini Çeken Kontrast: Filmde, Ingrid Wiener büyük bir el becerisi ve sabırla tezgahta çalışırken, arka planda Oswald Wiener Hegel’in Tinin Fenomenolojisi’ni okuyor ve Gertrude Stein kendi metinlerinden pasajlar seslendiriyor. Fiziksel, zanaatkârane bir emeğin, Hegel gibi soyut ve ağır bir düşünceyle aynı odada, aynı anı paylaşması izleyicide harika bir ironi ve düşünsel gerilim yaratıyor.Rüyaları Belgelemek: İnanmayanlara Karşı Çizilmiş “Düşler”
Serginin bir diğer mahrem ve kırılgan köşesi ise sanatçının 1990’ların ortasından beri tuttuğu “Traumzeichnungen”. Bu küçük boyutlu, suluboya sahneler ve yanlarında birinci tekil şahısla yazılmış kısa notlar, sanatçının bilinçaltına açılan pencereler gibi. Mutfak, sağlık, sanat dünyasındaki varoluş sıkıntıları gibi günlük temalar rüyaların absürt mantığıyla harmanlanıyor.
İşin en güzel tarafı ise bu rüyaların doğuş hikayesi: Oswald Wiener, insanların rüyalarını tutarlı hikayeler ve net resimler halinde görebileceğinden hep şüphe duymuştur. Ingrid Wiener’in bu çizimleri, aslında hayat arkadaşının şüphelerine karşı sunulmuş görsel ve kararlı birer kanıt niteliği taşıyor.
Ingrid Wiener’in sanatı, hayatının göçebe ve vahşi enerjisinden bağımsız düşünülemez. Sergi, bizi 1970’lerin Batı Berlin’ine, o meşhur özgürlük adasına götürüyor. Viyana’nın dar kafalı ortamından kaçan Ingrid ve Oswald Wiener, burada efsanevi mekanlar (Matala, Exil, Ax Bax) kuruyor. Ingrid Wiener, bu mekanlarda bir şef olarak sadece mutfağın değil, dönemin sanatsal ve entelektüel tartışmalarının da merkezinde yer alıyor. Hatta “Monsti Wiener” mahlasıyla Berlin kulüplerinde şarkıcılık yapıyor -sergideki eski plaklarda onun sesini duymak mümkün-.
İlerleyen yıllarda ise sanatçıyı Dieter Roth ile o meşhur, sanat tarihine geçen ve MoMA’ya kadar uzanan goblen işbirliklerinde görüyoruz. Dieter Roth ile olan süreç, sergideki nadir kopya kitaplar ve videolu mektuplarla harika bir şekilde belgelenmiş. Sonrasında ise Kanada’nın Yukon nehri kıyısındaki eski altın arayıcıları kasabasında geçen yıllar, sergideki Yukon Quest (1986) ve northwest passage (1988) videolarıyla izleyiciye sunuluyor.
“Gobelins, Films and Dreams”, bir sanatçının sadece malzemeyle değil, yaşadığı coğrafyalarla, dostlarıyla, hayat arkadaşıyla ve dönemin kültürüyle nasıl harmanlandığını gösteren tam bir yaşam arşivi. Sergi alanında Oswald Wiener’in filmini sonuna kadar izleyin, fondaki sesin ve dokuma tezgahının ritmine kendinizi bırakın. Analog dünyanın, zanaatin ve felsefenin kusursuz birleşimi!