
Bir ressam seksenini aşkın yaşında neler düşünüyor? Teknoloji değişiyor, dünya değişiyor, ama boyama kalıyor — ve David Hockney, bu soruyu şu anda Serpentine’in kuzey binasında yanıtlıyor. Mart’tan bu yana açık olan sergi, “A Year in Normandie” adlı muazzam frizle birlikte yeni bir resim grubunu sunuyor: beş natürmort, beş portre. Frize ve Mevsimler
“A Year in Normandie” (2020–21), Hockney’nin Normandiya’daki eski stüdyosunun çevresindeki manzarayı bir yıl boyunca iPad ile çizdiği yüzden fazla dijital tablodan oluşan anıtsal bir friz. Londra’da ilk kez gösteriliyor.
Bu karar, hem mekan hem içerik açısından doğru bir eşleşme. Serpentine’in kuzey binası, Hyde Park’ın içinde konumlanan, kendisi de doğayla diyalog hâlinde olan bir yapı. Hockney’nin mevsimlere dair bu devasa fresk-benzeri çalışması bu mekânda adeta yerine oturuyor.
iPad’in bir resim aracına dönüşmesi, Hockney’nin pratiğindeki teknolojiyle ilişkinin uzantısı. Sanatçı 1960’lardan bu yana faks makinesi, fotokopiyer ve fotoğraf makinesini üretimine dahil etmişti. Dijital araçlar bu serüvende en güncel adım: mevsim değişikliklerini neredeyse anlık yakalamak, sabah ışığını öğleden sonrakinden ayırt etmek, kış sisiyle ilkbahar tazeliğini aynı çerçeveye koymak mümkün hâle geldi.
Frize eşlik eden yeni çalışmalar ise daha içe dönük bir boyut taşıyor. Beş natürmort: bir masanın üzerindeki çiçekler, meyveler, gündelik nesneler ama bunlar dekoratif değil, Hockney’nin bakışının nereye odaklandığını gösteren belgeler.
Beş portre ise sanatçının yakın çevresinden: aile üyeleri ve bakıcılar. Portre öznelerinin bu seçimi dikkat çekici “önemli” ya da “tanınan” insanlar değil, her günkü hayatın içindeki figürler. Bu da Hockney’nin bireysel bakışa ve sıradan anların resmedilmesine verdiği değeri yansıtıyor.
David Hockney’nin adı, çoğunlukla “A Bigger Splash” (1967) ve Britpop dönemi popüler kültürüyle anılır. Ama bu sergi, kariyer içindeki farklı bir perspektifi öne çıkarıyor: natüralist gözlem, dijital araçlarla yapılan deneysel yaklaşımlar ve boyamanın günümüzde hâlâ ne anlama geldiğine dair süregelen soruşturma.
“Some Other Thoughts about Painting” alt başlığı da bu doğrultuda işaret ediyor: bu bir retrospektif değil, bir düşünce günlüğü.
“David Hockney: A Year in Normandie and Some Other Thoughts about Painting” 12 Mart – 23 Ağustos 2026 arasında Serpentine North, Kensington Gardens, London W2 3XA adresinde açık. Giriş ücretsiz. Açılış saatleri için serpentinegalleries.org.
2020–21 yıllarında iPad ile üretilmiş, yüzden fazla dijital tablodan oluşan anıtsal bir friz. Hockney’nin Normandiya’daki stüdyosu etrafındaki manzaranın dört mevsim boyunca kaydedilmesiyle oluşturuldu. Londra’da ilk kez bu sergide gösteriliyor.
“A Year in Normandie” frizi + beş yeni natürmort + beş yeni portre (aile üyeleri ve bakıcılar). Hockney’nin kurumla ilk büyük ortaklığı olan bu sergi, Serpentine ile dijital ve geleneksel pratiği bir araya getiriyor.
Hockney’nin bu sergisi hem erişilebilir hem derinlikli: ücretsiz, Hyde Park’ın içinde ve kısa bir öğleden sonraya kolayca sığıyor. Büyük sürümlü frizi görmek için bir saat yeterli; beş natürmort ve beş portre ise o saatin hemen ardından başka bir soru açıyor.