Birikmek ve Eksilmek Arasında Bir Göç Anlatısı: Galeri 77’de “Rhapsody”

TowerSokakİstanbul1 hafta önce280 Tıklanmalar

Ortak bir kökenden yola çıkıp bambaşka coğrafyalara savrulmak, bir sanatçının görsel hafızasını ve tuvalle kurduğu ilişkiyi nasıl şekillendirir? Galeri 77, Erivan doğumlu iki çağdaş sanatçıyı, Narek Arzumanyan ve Artur Eranosian’ı bir araya getiren Rhapsody sergisiyle bu soruya oldukça katmanlı bir yanıt arıyor. Sergi, bu iki ismin yerinden edilme ve ulusötesi yaşam deneyimlerini tanıdık estetik benzerlikler üzerinden değil, resme yaklaşımlarındaki o radikal karşıtlıklar üzerinden konuşturmayı seçiyor.

Narek Arzumanyan’ın dünyası tamamen birikmek, katmanlaşmak ve tuval üzerinde fiziksel bir gerilim yaratmak üzerine kurulu. Sanatçı; hafızasından, kişisel mitolojisinden ve doğup büyüdüğü toprakların folklorundan süzülen imgeleri tuvalin üzerinde adeta üst üste yığıyor. Kuvvetli ve yoğun boya uygulamalarıyla gerilen bu yüzeyler, çelişkili ilişkilerin ve açık uçlu anlamların birbiriyle çarpıştığı birer yüzleşme alanına dönüşüyor. Arzumanyan’ın resminde anlam, bitmiş bir sonuç değil; tam aksine yüzeydeki o boya katmanlarının arasında her an patlamaya hazır, çözümsüz birer düğüm gibi kalıyor.

Artur Eranosian ise tam tersi bir istikamette yürüyerek, fazlalıkları ayıklamanın ve eksiltmenin peşinden gidiyor. Fotoğrafla başlayan ve zamanla tamamen resme yönelen pratiği; dinginlik, biçimsel kesinlik ve büyük bir formel disiplinle şekilleniyor. Eranosian, tuvaldeki gürültüyü susturup düz renk alanlarını milimetrik bir hassasiyetle düzenleyerek son derece sakin mekânsal yapılar inşa ediyor. Onun resminde anlam, boyanın ağırlığında değil, fazlalıkların yavaşça ortadan kaldırılmasıyla ortaya çıkan o meditatif berraklıkta kendini gösteriyor.

Biri biriktirerek genişleyen, diğeri ise eksilterek yoğunlaşan bu iki farklı yaklaşım, aslında aynı yerinden edilme hissinin iki farklı sanatsal tercümesi. İstanbul ve Belçika’da eş zamanlı olarak gerçekleşen bu sergileme pratikleri, projenin sınır ötesi ruhunu mekânsal olarak da genişletiyor. Eserler, sergilendikleri şehre, asıldıkları duvara ve karşılaştıkları izleyiciye göre her an yeniden şekillenen, bitmemiş ve akışkan birer süreç olarak hayata karışıyor. Rhapsody, resmi durağan bir sergileme nesnesi olarak değil, iki sanatçının dünyası arasında durmaksızın dönen canlı bir çeviri alanı olarak konumlandırıyor.

No-26 Notu

Rhapsody, aynı coğrafyanın çocuklarının göçle parçalanan dünyayı nasıl iki taban tabana zıt görsel dile dönüştürebileceğini gösteren çok rafine bir buluşma. Karaköy’ün o kendine has dinamik dokusunda yer alan Galeri 77, 29 Ağustos’a kadar sürecek bu sergiyle yaz bitmeden izleyiciye derinlemesine düşünecek bir malzeme sunuyor. Yolunuz buralara düşerse, Arzumanyan’ın katmanlı boya nehirleri ile Eranosian’ın eksiltilmiş dingin geometrisi arasındaki o sessiz köprüde yürümeyi ve bu iki uç arasındaki rhapsody’yi yerinde dinlemeyi ihmal etmeyin.

0 Votes: 0 Upvotes, 0 Downvotes (0 Points)

Bize Katılın
  • X Network146
  • Linkedin
  • Youtube1.2K
  • İnstagram8.5K

Bir ödül verilmiş, bir film çıkmış, bir sergi açılmış... Hepsi burada.


    E-posta yoluyla bülten almayı kabul ediyorum. Daha fazla bilgi için lütfen şu adresi inceleyin: Gizlilik Politikası



    Reklam

    Sonraki Gönderi Yükleniyor...
    Takip Et
    Arama Trendler
    Apartman Gözdesi
    Yükleniyor

    Giriş yapılıyor 3

    Hesabınız oluşturuluyor ve onay maili gönderiliyor 3