Bavulda Kalan Kelimeler ve Bitmeyen Gurbet: Depo’da “Aşk, Mark ve Ölüm”

TowerİstanbulSokak1 ay önce354 Tıklanmalar

Almanya ile Türkiye arasında imzalanan o meşhur iş gücü anlaşmasının üzerinden tam 65 yıl geçti; ancak sılaya dönen trenlerin, sirke kokan işçi yurtlarının ve yabancı bir gökyüzü altında kurulan o hırçın hayallerin tortusu hâlâ tam olarak taranmış değil. Berlin’in en radikal ve politik kültür kalelerinden Maxim Gorki Tiyatrosu, iki yılda bir şehre indirdiği Berliner Herbstsalon’un o çok sesli, ödün vermez hafıza dehlizini bu kez Depo İstanbul’un tuğla duvarları arasına taşıyor. Küratörlüğünü Shermin Langhoff’un üstlendiği “Aşk, Mark ve Ölüm” sergisi, göçün o klişeleşmiş, ajitasyon soslu nostalji ambalajını tamamen yırtarak; dili, emeği, ırkçılığı ve hayatta kalma reflekslerini müzikal bir dekonstrüksiyonla masaya yatırıyor. 27 Haziran 2026’ya kadar Beyoğlu’nda izlenebilecek olan bu katmanlı seçki, bir zamanlar çok yakın gibi görünen ama neo-liberal dünyanın çarkları arasında gidip gelen o daha iyi bir dünya tahayyülünün filtresiz bir dökümü niteliğinde.

Sergi, ismini rastgele bir edebi fanteziden değil, 1982 yılında Alman Yeni Dalgası’nın (Neue Deutsche Welle) öncü punk/synth-pop grubu İdeal’in seslendirdiği, sözleri Aras Ören’e ait olan tekinsiz bir şarkıdan alıyor. Geleceğin Almanya’sının göçmenler olmaksızın ayakta kalamayacağını erken dönemde fark eden bu şarkı, Aras Ören’in dizeleriyle yabancı düşmanlığının, siyasetteki ırkçı manipülasyonların ve kapitalist sömürünün gölgesinde ucuzlayan hayatları yüzümüze vuruyordu. Aynı isim, Cem Kaya’nın o muazzam arşiv işçiliğiyle çektiği, Türkiyeli göçmenlerin müzikal direniş tarihini haritalandıran ödüllü belgeseline de esham vermişti. Paranın (Mark), duygusal bağların (Aşk) ve kaçınılmaz sonun (Ölüm) bu trajik üçgeni, serginin de ritmini, anksiyetesini ve politik öfkesini kusursuzca özetliyor.

Seçkinin yoğun bir arşiv işçiliğine dayanan ilk bölümü, izleyiciyi 1960’lar Berlin’indeki meşhur Stresemannstrasse 30 adresine; Telefunken fabrikasında çalışan misafir kadın işçilerin paylaştığı, her odası ayrı bir gurbet hikayesiyle yankılanan o işçi yurduna taşıyor. Bu odaların, ortak mutfakların ve sökük Almanca kelimelerin arasından edebiyatımızın anıtsal figürlerinden Emine Sevgi Özdamar’ın sesi yükseliyor. 1965’te o yurda yerleşen Özdamar’ın, kelimelerin hasta olduğunu ve yabancı ülkelerde insanın sadece anadilini değil kendi ülkesindeyken de dilini yitirebileceğini fısıldayan o sarsıcı cümleleri, sergilenen arşiv belgeleriyle çarpışıyor. Özdamar’ın, dili ve kelimeleri iyileştirmek adına Berliner Ensemble tiyatrosunun koridorlarına sığınması, ulusların kendi kendilerine asla yetemeyeceğini, her dilin bir başka insana ve sese muhtaç olduğunu kanıtlayan muazzam bir kuramsal hat çiziyor. Gülsün Karamustafa, Melek Konukman-Tulgan, Filiz Taşkın ve Serpil Yeter’in işleri, bu belgesel hafızayı estetik birer manifesto olarak odaya bırakıyor.

Tarihsel dökümden çağdaş sanata doğru süzülen ikinci katmanda ise video yerleştirmeler, heykel formları ve yazılı fragmanlarla Almanya’nın geçmişini ve bugününü kendi yaşam öyküleri üzerinden hırpalayan devasa bir sanatçı kadrosu bizi karşılıyor. Harun Farocki ve Antje Ehmann’ın sinematik dehasından Ersan Mondtag’ın provokatif sahne diline, Nevin Aladağ, İrfan Önürmen, Daniel Knorr ve Želimir Žilnik gibi isimlerin üretimlerine kadar uzanan bu bölüm, göçü bitmiş bir tarihsel vaka olarak değil, bugün hâlâ devam eden yapısal bir sızı olarak konumlandırıyor. Depo İstanbul’un hiyerarşiyi ve steril müze sınırlarını reddeden atmosferinde can bulan “Aşk, Mark ve Ölüm”, duvarların sağır, her yanın dilsiz olduğu bir çağda kelimeleri şifaya kavuşturmak, etrafımızdaki görünmez sınırları sarsmak ve o bitmek bilmeyen yolculuğun neresinde olduğumuzu anlamak için bu yaz mutlaka solunması gereken en entelektüel, en ritmik ve en cesur yüzleşmelerden biri.

0 Votes: 0 Upvotes, 0 Downvotes (0 Points)

Bize Katılın
  • X Network146
  • Linkedin
  • Youtube1.2K
  • İnstagram8.5K

Bir ödül verilmiş, bir film çıkmış, bir sergi açılmış... Hepsi burada.


    E-posta yoluyla bülten almayı kabul ediyorum. Daha fazla bilgi için lütfen şu adresi inceleyin: Gizlilik Politikası



    Reklam

    Sonraki Gönderi Yükleniyor...
    Takip Et
    Arama Trendler
    Apartman Gözdesi
    Yükleniyor

    Giriş yapılıyor 3

    Hesabınız oluşturuluyor ve onay maili gönderiliyor 3