Balon Kafalar ve Kolektif Bilinç: Peter McDonald’ın Rengârenk Kamusal Ayini

TowerSokakLondra10 saat önce33 Tıklanmalar

Gündelik hayatın monoton ritminden kaçıp, insanların kafalarının devasa renkli balonlar gibi şiştiği ve birbirinin içine geçerek neşeli birer bulut oluşturduğu bir evrene adım atmak ister miydiniz? Londra Shoreditch’in tarihi dokusunu barındıran Old Nichol Sokağı’ndaki Kate MacGarry galerisindeyiz. 30 Mayıs’a kadar devam edecek olan, Tokyo ile Londra arasında mekik dokuyan sanatçı Peter McDonald’ın solo sergisi, tam da bu çocuksu ama bir o kadar da derin felsefi absürtlüğü duvarlara taşıyor. McDonald, galerinin sınırlarını aşarak yüzeylere yayılan devasa duvar resimleriyle bizi hem stüdyosunun mahremiyetine hem de bakma eyleminin o kolektif doğasına ortak ediyor.

McDonald’ın son yirmi yıldır büyük bir tutarlılıkla geliştirdiği görsel dilin en karakteristik özelliği, figürlerinin adeta birer neşe pufuna dönüşen o devasa, yuvarlak kafaları. Birbiri üzerine binen bu genişleyen formlar, sadece mizahi bir tasarım tercihi değil; insanların yan yana geldiğinde oluşturduğu o görünmez, paylaşılan ortak bilincin somut birer metaforu. Sanatçı; akrilik guaj, simli boyalar ve folyolar kullanarak sıradan, çoğunlukla gözden kaçan gündelik deneyimleri adeta birer kutlama sahnesine çeviriyor. Sergide figüratif anlatımlardan tamamen soyut alanlara doğru kayarken, “resim içinde resim” tekniğini bir oyun gibi kullanıyor ve bu sayede katı kurallardan sıyrılıp özgür fırça darbelerine alan açıyor.

“Resim yapmak genellikle son derece yalnız bir eylem olduğu için, tuval ve kâğıdın dışına çıkıp sosyal mekânları keşfetmeyi seviyorum. Bu süreç genellikle gelecekteki resimlerime ilham veren anlamlı karşılaşmalara ve sohbetlere yol açıyor. Kanazawa 21. Yüzyıl Çağdaş Sanat Müzesi’ndeki Disco enstalasyonum galeriyi saran 80 metrelik devasa bir duvar resmiydi; o mekân tıpkı bir Rönesans kilisesi ya da tarih öncesi bir mağara gibi, insanların paylaştığı kolektif bir sığınağa dönüştü.” — Peter McDonald

1973 Tokyo doğumlu olan ve 2008 yılında prestijli John Moores Resim Ödülü’nü kucaklayan McDonald, sanatı kamusal alanla buluşturma fikrine hiç de yabancı değil. 2009 yılında Londra metrosunun Southwark istasyonundaki dev billboard enstalasyonuyla ya da Tokyo’daki otel duvarlarında bıraktığı izlerle kentsel hafızaya çoktan kazınmış bir isim. Oxford University Press ve British School at Rome gibi köklü kurumlarda akademik ve sanatsal izler bırakan sanatçının Kate MacGarry’deki bu yeni seçkisi, bizi steril bir sanat izleyicisi olmaktan çıkarıyor ve o parlak, neşeli kafaların arasında kendi yerimizi aramaya davet ediyor.

0 Votes: 0 Upvotes, 0 Downvotes (0 Points)

Bize Katılın
  • X Network146
  • Linkedin
  • Youtube1.2K
  • İnstagram8.5K

Bir ödül verilmiş, bir film çıkmış, bir sergi açılmış... Hepsi burada.


    E-posta yoluyla bülten almayı kabul ediyorum. Daha fazla bilgi için lütfen şu adresi inceleyin: Gizlilik Politikası



    Reklam

    Sonraki Gönderi Yükleniyor...
    Takip Et
    Arama Trendler
    Apartman Gözdesi
    Yükleniyor

    Giriş yapılıyor 3

    Hesabınız oluşturuluyor ve onay maili gönderiliyor 3