
Yaz aylarının getirdiği o görece sakin ve dingin ritim, çağdaş sanat dünyasında genellikle bir yavaşlama dönemi olarak algılansa da aslında galerilerin kendi hafızalarına, arşivlerine dönmeleri için benzersiz bir alan açar. İstanbul Piyalepaşa’daki mekânında özgün pratiklere ev sahipliği yapan .artSümer Gallery, 9 Haziran – 31 Temmuz 2026 tarihleri arasında izleyiciyle buluşturduğu “Inside Out” başlıklı grup sergisiyle tam da bu içe dönük ritmi yakalıyor. Sergi, sezonun bu durulma anında, bir süredir galerinin deposunda dinlenmeye bırakılmış, gün yüzüne çıkmayı bekleyen ya da uzun zamandır görülmemiş yapıtları yeniden sergi salonunun ışığına davet ediyor.
Depoda saklanan eserlerin kendi başlarına birer sessizlik anı oluşturduğu düşünülürse, onları yeniden mekâna taşımak sadece fiziki bir yer değiştirme değil; aynı zamanda yapıtlar arasında beklenmedik karşılaşmalar örgütleme niyetidir. “Inside Out”, didaktik ya da katı bir küratöryel tema dayatmak yerine, zamanında farklı motivasyonlarla üretilmiş bu işlerin yan yana geldiklerinde kurdukları organik bağlara, yeni rezonanslara ve fısıltılara odaklanıyor. Böylece sergi, izleyici için aceleye getirilmemiş, doğrusal zamansallıktan sıyrılmış ve her bir eserin kendi hikâyesini bir diğerinin varlığıyla yeniden biçimlendirdiği meditatif bir keşif rotasına dönüşüyor.
Bu çok sesli ve katmanlı yapının arkasında; CANAN, Gözde İlkin, Basim Magdy, Volkan Aslan, Serkan Demir ve Ekin Saçlıoğlu gibi güçlü figürlerin yanı sıra Onur Gülfidan, Merve Çanakçı, Fayçal Baghriche, Cansu Çakar, Deniz Üster, Civan Özkanoğlu, Banu Birecikligil, Eymen Aktel, Emin Altan, Özge Topçu, SENA ve Fahrettin Örenli’nin üretimlerini bir araya getiren oldukça geniş bir sanatçı kadrosu yer alıyor. Farklı dönemlere, disiplinlere ve kavramsal dertlere ait bu yapıtların galerideki eş zamanlı varlığı, izleyiciye tek bir doğrunun peşinden gitmek yerine, sanatçıların mahrem dünyalarından süzülen çok yönlü hikâyeleri ve saklı kalmış perspektifleri birer ipucu gibi takip etme imkânı tanıyor.
Temmuz ayının sonuna kadar .artSümer’in Piyalepaşa’daki salonunda deneyimlenebilecek olan bu benzersiz yerleştirme, nesnelerin durağan sergilenişinin ötesinde, işlerin mekânla ve birbirleriyle kurduğu o sessiz ama derin ortaklığa tanıklık etmeyi vaat ediyor. Katı kavramsal sınırlamaların olmadığı bu akışkan sergi pratiği, izleyiciyi acele etmeden zaman geçirmeye, yapıtların arasında filizlenen yeni diyalogları yakalamaya ve her bir anlatının katmanlarında sükûnetle gezinmeye davet ediyor.