Altın Koza Film Festivali Program Direktörü Esin Küçüktepepınar İle Röportaj: “Sinemayı her boyutuyla tartışabildiğimiz bir buluşma”

Osman PalabiyikBalkonDün13 Tıklanmalar

1969’dan günümüze Türkiye’nin en köklü film festivallerinden biri olarak, sinemanın büyülü dünyasını Adana’nın bereketli toprakları ile buluşturan Adana Altın Koza Film Festivali geride kaldı. 210 filmin 450 gösterimle birçok farklı kategoride izleyiciyle buluştuğu festivalin ardından Altın Koza Film Festivali Program Direktörü Esin Küçüktepepınar ile festivalin değerlendirmesini yaptık…

 

33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali artık geride kaldı. Sizce festival nasıl geçti?

Adı üzerinde, tam ‘festival’ yani kutlama havasında geçti. Mutluyuz gerçekten çok dinamik ve sinema adına son derece umut verici filmler izledik. Dolayısıyla naçizane iyi bir festivali geride bıraktığımızı düşünmek isterim. Elbette sadece film izlenmedi, salonda bitmeyen filmler olduğu için çıkışında bolca sohbetler, iki film arası kahve eşliğinde heyecanlı yorumlar dinlemek çok keyifliydi. Bir de Adana’ya gelmişken kebap olayı var tabii. Şalgam suyu ile kebap ikilisi olmadan Adana’daydım denemez. Kentin sokaklarında ve salonlarında tam anlamıyla eski dönemlerin festival atmosferini yeniden yakaladık, kuyruklar ve dolu dolu salonlar zaten Adana’nın alameti farikası. Seyirci her zaman şahanedir bu coğrafyada. Sinemayı her boyutuyla tartışabildiğimiz bir buluşma oldu.

 

Festival ekibi için aylar süren yoğun bir çalışma vardı. Bu emeğin karşılığını aldığınızı düşünüyor musunuz?

Seyircinin ilgisi, büyük bir emekle yaptıkları filmleri seyirciyle buluşan sinemacının mutluluğu en önemlisi. Hazırlık dönemini, seçkiyi oluştururken kurduğumuz hayalleri düşününce umarım herkese iyi gelen bir şeyler çıkmıştır diyoruz.  Sinemacıları, sinema yazarlarını ve Adanalı seyirciyi en iyi seyir koşullarında bir araya getirmek hedefimizdi. Böylesine devasa bir organizasyonda eksiklikler ve hatalarımız olmuştur kuşkusuz, bağışlayın.

 

Bu yıl festivalin sizin açınızdan en büyük başarısı ne oldu?

Yarışma filmleri, ögrenci buluşmaları gibi sayısız başlık var ama kendi adıma iki büyük şey öne çıkıyor. İlki, iki Oscar Ödüllü usta yönetmen Asghar Farhadi’yi Adana’da ağırlamak ve onu ustalık sınıfı (masterclass) etkinliğinde salonun dolup taşmasına tanık olmak. O da çok sevindi özellikle genç seyircinim ilgisine ve sorularına. Yıllar içerisinde dört ayrı söyleşi yaptım kendisiyle ama hep sinema yazarı kimliğimle olmuştu, sadece filmleriyle ilgili konuşmuştuk mecburen. Bu kez festivalci olarak ağırladığımızda zarafeti ve mütevazılığına daha yaķından tanık olduk. İkincisi ise, Türkiye’de ilk kez böylesine büyük bir festivalde düzenlenen Yapay Zekâ Kısa Film Yarışması ile dijital anlatının ve sinemanın geleceğine dair cesur ve öncü bir adım atmış olmamızdı. Yeni bakışlara ve yaratımlara açık olmak festivaller açısından çok önemli.

 

Seyircinin ilgisini nasıl değerlendiriyorsunuz? Salonlardaki doluluk ve izleyici tepkileri beklentilerinizi karşıladı mı?

Bu topraklar adı üzerinde ‘bereketli topraklar’. Sanatçı ve yaratıcı geleneği açısından da bereketli. Sadece Yılmaz Güney veya Yaşar Kemal de değil, sayısız sanatçı yetiştirmiş. Onlarla beslenen Adana seyircisi de zaten sinemaya olan tutkusu ve sadakatiyle bilinir. Yine de bu yıl beklentilerimizin de ötesine geçildi. Hem ulusal yarışma filmlerinde hem de dünya sineması seçkilerinde salonlar tıklım tıklım doluydu. Gösterim sonrası soru-cevap seanslarındaki nitelikli katılım, izleyicinin filmleri ne kadar derinden sahiplendiğini gösterdi. Bu sinerji bizleri çok mutlu etti.

 

Bu yıl ödüller arasında yapay zeka ödülü de oldukça dikkat çekti. Hem yapay zeka hem de sektördeki diğer yeniliklere gelecek yıllarda da yer verilecek mi?

Çok isteriz. Bu yıl ilkini gerçekleştirdiğimiz Ulusal Yapay Zekâ Kısa Film Yarışması’nda Çağatay Dörtyıldız’ın “Başka Türlü” filmi En İyi Film Ödülü’nü aldı ve diğerlerine de bakınca çok güzel bir vizyon görüyoruz. Yapay Zeka konusu dünyada tatışmalar yaratıyor malum. Uluslararası da başarı yakalayan Alkan Avcıoğlu ve Vikki Bardot’nun katıldığı yapay zekâ panelimizde de bu tartışmayı genişçe konuştuk, sektörel boyuta taşıdık. Teknoloji ve dijital anlatı biçimleri değiştikçe Altın Koza da bu dönüşüme kayıtsız kalamazdı. Gelecekte de yenilikçi sinema dillerine alan açmaya devam edeceğiz.

 

Festivalin yalnızca yarışma filmlerinden ibaret olmadığını düşündüğümüzde, bu yıl izleyiciyle buluşan yan etkinlikler açısından nasıl bir tablo ortaya çıktı?

Çeşitlilik ve yaşadığımız dünyaya yakından bakış… Bu yıl festivalimizin “Plastiksiz Bir Dünya” teması etrafında şekillenen ekolojik bir duruşu da vardı ve bu duruş yan etkinliklerimize de yansıdı. Ayrıca içinde debelendiğimiz çatışmalar ve huzursuzlukların kökenini, tarihin maalesef ve sürekli tekerrür ettiğinin altını özel programlarla çizmek istedik.  Zamansız kaybettiğimiz Lübnanlı Jocelyne Saab’ın restore edilen efsanevi Beyrut Üçlemesi gösterimleri, Hiçbiryerde’nin 25. Yılı vesilesiyle başta Zuhal Olcay ve Tayfun Pirselimoğlu’nun da katıldığı ekip söyleşisi, Onur Ödülü alan Ferzan Özpetek ustalık sınıfı, sektörel paneller ve tabii ki gelenekselleşen açık hava gösterimlerimizle Adana’nın dört bir yanı sanatsal bir tartışma ve üretim alanına dönüştü.

 

Altın Koza’nın Türkiye sinemasındaki yerini bugün nasıl tanımlıyorsunuz?

Altın Koza, sinemamızın yalnızca bir vitrini değil; aynı zamanda onun hafızası ve geleceği. Ekonomik krizlerin ve bağımsız sinema yapmanın zorlaştığı bu dönemde, sinemacılara alan açan, genç yetenekleri keşfeden ve onlara omuz veren en köklü etkinliklerden biri. Üretim güçlüklerine rağmen sinemanın direnişini ve sürekliliğini kutladığımız çok değerli bir platform burası.

Tüm festivallerin de bu görevi üstlenmesi gerekiyor aslında. Ana akımın her yere ve platforma iyice yerleştiği ve diğerlerine yer bırakmadığı bu zamanda festivallerin özgün ve bağımsız yapımlara alan açma görevi ayrıca önemli.

 

Şimdiden gelecek yıl için aklınızda neler var?

33. festivalin enerjisi henüz çok taze ama hayaller ve fikirlerin sonu yoktur malum. Gelecek yıl, uluslararası iş birliklerimizi daha da genişletmeyi, yapay zekâ ve yeni nesil sinema araçlarını programımıza daha entegre bir şekilde sunmayı hedefliyoruz. Ayrıca kadın yönetmenlerimizin üretim güçlüklerine destek olacak yeni sektörel alanlar yaratmak ve dünya sinemasının en güncel, cesur keşiflerini Adana’ya taşımaya devam etmek gerekli.

0 Votes: 0 Upvotes, 0 Downvotes (0 Points)

Bize Katılın
  • X Network146
  • Linkedin
  • Youtube1.2K
  • İnstagram8.5K

Bir ödül verilmiş, bir film çıkmış, bir sergi açılmış... Hepsi burada.


    E-posta yoluyla bülten almayı kabul ediyorum. Daha fazla bilgi için lütfen şu adresi inceleyin: Gizlilik Politikası



    Reklam

    Sonraki Gönderi Yükleniyor...
    Takip Et
    Arama Trendler
    Apartman Gözdesi
    Yükleniyor

    Giriş yapılıyor 3

    Hesabınız oluşturuluyor ve onay maili gönderiliyor 3