Tuvalden Sokağa, Yıldızdan Şehre: İki Farklı Belgeselle Jean-Michel Basquiat

LemonKazan DairesiDün12 Tıklanmalar

Aynı insanı iki ayrı odada, hayatının iki bambaşka eşiğinde tanımış iki yakın tanığı dinlemek gibidir Jean-Michel Basquiat belgesellerini izlemek. Biri onu ışıkların merkezinde, küresel sanat piyasasının zirvesinde gözlemlemiştir; diğeri ise henüz adı bilinmezken Lower Manhattan’ın köhne sokaklarında, arkadaşlarının kanepelerinde geceleyen o hırçın genci… Tamra Davis’in 2010 yapımı The Radiant Child’ı ile Sara Driver’ın 2017 tarihli Boom for Real’ı, 27 yaşında hayatı noktalanan efsanevi sanatçıyı işte bu iki ayrı ölçekten izleyiciyle buluşturuyor.

Yakın Arkadaşın Kamerası: The Radiant Child

Tamra Davis, belgeselinin omurgasını 1985 yılında, Basquiat henüz 25 yaşındayken ve şöhretinin doruğundayken bizzat çektiği samimi arşiv görüntülerine oturtuyor. Bu kişisel yakınlık, filmin diline ağıt yakmayan, aksine sanatçının neşesini ve enerjisini kutlayan canlı bir ton kazandırıyor.

Adını eleştirmen René Ricard’ın 1981’de Artforum’da yayımlanan tarihi makalesinden alan belgesel, Basquiat’nın sokak duvarlarından lüks galerilere, Sotheby’s müzayedelerinden Andy Warhol’la kurduğu fırtınalı dostluğa uzanan o parıltılı ama trajik yükselişine odaklanıyor. The Radiant Child, parlayan ve hızla tükenen bir dâhinin, sanat piyasasının acımasız çarkları arasındaki eksiksiz bir portresini sunuyor.

Bir Dönemin ve Şehrin Belleği: Boom for Real

Sara Driver imzalı Boom for Real ise bakış açısını bambaşka bir yere kaydırıyor. Alt başlığında “Basquiat’nın Geç Ergenlik Yılları” ifadesi yer alsa da film, tek bir figürden ziyade bir dönemin kolektif ruhunu belgeliyor. Kendisi de 1970’lerin sonundaki No Wave akımının parçası olan Driver, Basquiat’yı doğduğu sokaklardan ve içinde var olduğu anarşik kültürden soyutlamayı reddediyor.

Lower Manhattan’ın henüz yoksullar ve bağımsız sanatçılar için erişilebilir olduğu, yaratıcılığın sokaklarda özgürce aktığı o dönemi; Jim Jarmusch, Fab Five Freddy ve Luc Sante gibi figürlerin tanıklıklarıyla örüyor. Nitekim Jarmusch’un belgeselde aktardığı bir anı, filmin atmosferini özetler nitelikte: Sokakta yürürken aniden karşılarına çıkan, mırıldanarak uzaklaşan, ardından blok etrafında dönüp Driver’a bir çiçek uzatan genç Basquiat… Film, işte bu ham ve işlenmemiş cazibenin izini sürüyor.

Bir İnsan ve Bir Şehir: İki Ayrı Kadraj

İki yapıt arasındaki temel fark ölçekte gizli: Davis bir bireyin biyografisini kaleme alırken, Driver o bireyi var eden şehrin ve dönemin haritasını çıkarıyor. Bu nedenle Boom for Real, The Radiant Child’ın sunduğu parıltılı portreye dengeli bir karşı ağırlık oluşturuyor. Biri ışıkların altındaki yılları, diğeri ise o ışığı doğuran karanlık ve yoksul sokakları gösteriyor.

Driver’ın yapıtı, Basquiat’yı zaman zaman merkeze almayıp kenarda bırakmakla eleştirilse de bu tercih bilinçli bir sinematografik yaklaşımın ürünü. Sanatçıyı soyutlanmış bir dâhi olarak değil, 1970’ler New York’unun kolektif üretim iklimindeki sıradan bir parça olarak görmek; 27 yaşında trajik biçimde veda eden o gencin kırılganlığını daha da görünür kılıyor.

Basquiat’nın hayatıyla ilk kez tanışacak izleyiciler için The Radiant Child bütünlüklü bir başlangıç noktası sunarken, hemen ardından izlenecek Boom for Real o efsanenin arkasındaki sokak kültürünü ve dönemin ruhunu tamamlıyor.

0 Votes: 0 Upvotes, 0 Downvotes (0 Points)

Bize Katılın
  • X Network146
  • Linkedin
  • Youtube1.2K
  • İnstagram8.5K

Bir ödül verilmiş, bir film çıkmış, bir sergi açılmış... Hepsi burada.


    E-posta yoluyla bülten almayı kabul ediyorum. Daha fazla bilgi için lütfen şu adresi inceleyin: Gizlilik Politikası



    Reklam

    Sonraki Gönderi Yükleniyor...
    Takip Et
    Arama Trendler
    Apartman Gözdesi
    Yükleniyor

    Giriş yapılıyor 3

    Hesabınız oluşturuluyor ve onay maili gönderiliyor 3