Eşref Yıldırım’ın Zilberman İstanbul’da hayat bulan “It rained heavily that day” Sergisi

TowerGenel1 hafta önce190 Tıklanmalar

Mısır Apartmanı’nın koridorlarında yankılanan sessiz bir kederin müşterek bir mukavemete ve dayanışmaya dönüşmesine tanıklık etmek için takvimde sadece birkaç günlük bir pay kaldı. Eşref Yıldırım’ın Zilberman İstanbul’da hayat bulan “It rained heavily that day” başlıklı kişisel sergisi, 18 Temmuz 2026 Cumartesi günü kapılarını kapatmaya hazırlanıyor. Geçtiğimiz mayıs ayından bu yana süregelen bu etkileyici görsel anlatı, kaybın bedenler, sokaklar ve nesneler üzerinde bıraktığı silinmez izlerin peşine düşüyor. Yıldırım, yası yalnızca tekil bir bireyin içsel çöküşü olarak kodlamak yerine, onu gündelik hayatın kılcal damarlarında gezinen kolektif bir bağ kurma vesilesi olarak yeniden yorumluyor.

Serginin tohumları, sanatçının geçtiğimiz yıl hayat arkadaşı olan köpeği Yağmur’u kaybetmesiyle atılmış; üretim sürecinde aile içinden bir başka vefatın daha eklenmesiyle galeri alanı tam anlamıyla bir gıyabi uğurlama mekânına evrilmiş. Yıldırım, kederi doğrudan resmetmek ya da dramatize etmek gibi ağdalı bir çabaya girişmek yerine; yokluğun yarattığı gediklerden, tekrarlardan ve kesintilerden beslenen bir dil inşa ediyor. Ölümün ve yok oluşun salt biyolojik bir bitiş olmadığını, aksine toplumsal hiyerarşiler, kültürel tabular ve cinsiyet rolleri tarafından durmaksızın biçimlendirilen politik bir inşa olduğunu hatırlatıyor. Sistem tarafından sessizliğe gömülmek istenen, görünmez kılınan o kolektif keder, sergide imgelerin yardımıyla kamusal bir görünürlük kazanıyor.

Çalışmaların bütününe yayılan en baskın unsur, belleğin hem fiziki hem de simgesel bir taşıyıcısı olarak konumlandırılan su ve yağmur imgesi. Yıldırım’ın yakın dönemde Marina Abramović Enstitüsü ortaklığıyla gerçekleştirdiği Camouflage ve Joseph Beuys’un performatif mirasına selam duran Knotting the Rain gibi can alıcı performanslarının dokümantasyonları, bu serginin kuramsal omurgasını oluşturuyor. Gümüşlük Müzik Festivali kapsamında izleyiciyle buluşan Dissolution ise bu akışkanlığı, eriyip dağılma ve form değiştirme süreçleri üzerinden daha da genişletiyor. Sanatçının performanslarında bedeni katı bir kütle olmaktan çıkarıp müşterek ritüellerle şekillenen esnek bir alan gibi kullanması, suyn o ele avuca sığmaz, zapt edilemez doğasıyla kusursuz bir paralellik gösteriyor.

Sergi salonunda biriken belgeler, videolar ve izler, yasın tamamlanıp rafa kaldırılacak bir süreç olmadığını, aksine hafızada sürekli biçim değiştiren canlı bir organizma olduğunu fısıldıyor. Burada yağmur, kişisel bir hatıra kırıntısı olmanın ötesine geçerek; birikemeyen, sınırlandırılamayan ve nesnelere sirayet eden kolektif bir duygu durumuna tahvil ediliyor. Eşref Yıldırım, kaybın o sözcüklere dökülemeyen ağırlığını imgelerin dolayımıyla taşırken, izleyiciyi de yokluğun etrafında yeni bağlar kurmaya, bir arada var olmanın yollarını aramaya çağırıyor. Önümüzdeki cumartesi günü nihayete erecek bu akışkan keder anlatısını yakalamak ve Mısır Apartmanı’nın tarihi atmosferinde bu sessiz ortaklığa dahil olmak için elinizi çabuk tutmanızda fayda var.

0 Votes: 0 Upvotes, 0 Downvotes (0 Points)

Bize Katılın
  • X Network146
  • Linkedin
  • Youtube1.2K
  • İnstagram8.5K

Bir ödül verilmiş, bir film çıkmış, bir sergi açılmış... Hepsi burada.


    E-posta yoluyla bülten almayı kabul ediyorum. Daha fazla bilgi için lütfen şu adresi inceleyin: Gizlilik Politikası



    Reklam

    Sonraki Gönderi Yükleniyor...
    Takip Et
    Arama Trendler
    Yükleniyor

    Giriş yapılıyor 3

    Hesabınız oluşturuluyor ve onay maili gönderiliyor 3