
Sevgili Apartman No:26 Çatı Katı sakinlerinden kalıpları kırmaya cesaret edenler ve modern ilişkilerin karmaşık sularında yüzmekten korkmayanlar, merhabalar!
Bugün masamızda, dünya edebiyatında yayımlandığı andan itibaren bir “kült” haline gelen, kadınlık deneyimini ve queer aile kurma pratiklerini en “madi”, en dürüst ve en sarsıcı haliyle ele alan bir eser var: Torrey Peters’ın yazdığı, Umami Kitap etiketiyle Nisan 2025’te Türkçeye kazandırılan “Dön Bebeğim” (Detransition, Baby).
Bu roman, sadece bir trans hikâyesi değil; ebeveynliğe, cinsiyete ve sevginin kurumsallaşmış hallerine atılmış devasa bir format.
Hikâye, New York’un o hem ışıltılı hem de yorucu atmosferinde üç karakterin kesişen yollarına odaklanıyor:
Reese: Her şeye sahipti ama her şeyi kaybetti. Trans kadın kuşağının hayallerini süsleyen o “küçük burjuva konforunu” Amy ile paylaşırken, şimdi kendini yalnızlığını evli erkeklerle dindirmeye çalışırken buluyor. Tek bir büyük arzusu var: Anne olmak.
Amy/Ames: Reese’in eski partneri. Geçiş sürecini tersine çevirerek (detransition) Ames olarak yaşamaya başlar. Ancak bu değişim ona aradığı mutluluğu getirmez; Reese’i kaybetmek, sahip olduğu tek aileyi kaybetmektir.
Katrina: Ames’in patronu ve sevgilisi. Hamile olduğunu öğrendiğinde, Ames ona gelenekselin çok dışında bir teklifle gider: Bu çocuğu Reese ile birlikte, üçümüz büyütebilir miyiz?
“Dön Bebeğim”i okurken kendinizi New York’un kirli ama büyüleyici sokaklarında, derin bir içsel hesaplaşmanın içinde bulacaksınız. Bu atmosferi tamamlamak için önerim:
Müzik: Arka planda Mitski’nin melankolik tınıları veya Arlo Parks’ın yumuşak ama vurucu sesini hayal edin. Şehrin gürültüsüyle karışan bu sesler, karakterlerin içsel karmaşasına eşlik etsin.
Işık: Yağmurlu bir akşamüstü, bir kafenin buğulu camının arkasında, caddeden yansıyan neon ışıkları altında okuyun.
İçecek: Bir kadeh soğuk beyaz şarap ya da New York usulü sert bir Americano.
❝ Detransition, Baby o kadar iyi ki çığlık atmak istedim! — Carmen Maria Machado ❞
❝ Ebeveynliğe dair geleneksel ve cinsiyetlendirilmiş algılarımızı altüst eden bir roman. — The New York Times Book Review ❞
Cesur Bir Mercek: Edebiyat dünyasında çok uzun zamandır eksik olan bir perspektiften; queer bir mercekten toplumsal meselelere bakıyor.
Karmaşık Kadınlık Deneyimi: Kadınlığın ne olduğu, nasıl inşa edildiği ve nasıl yaşandığına dair klişe cevaplara sığınmıyor.
Mucizevi Bir Üslup: Hem çok sert ve yaralayıcı hem de sonsuz bir şefkatle dolu. Karakterlerin madi dili, sizi bir yandan güldürürken diğer yandan derin düşüncelere sevk edecek.






