
İş dünyasında liderlik denilince akla genellikle stratejiler, hedefler ve soğuk rakamlar gelir. Ancak iletişim ve pazarlama dünyasında otuz yıla yakın bir deneyime sahip olan Arzu Deniz Aksoy, ilk kitabı “Chief Heart Officer” ile bizi bu kalıpların dışına, liderliğin en insani ve en sıcak noktasına davet ediyor: Kalbe.
34 farklı ülkede edindiği küresel deneyimleri ve yolunun kesiştiği sayısız insan hikâyesini bu kitapta damıtan Aksoy, liderliği bir unvandan çok bir “tanıklık” ve “tavır” olarak yeniden tanımlıyor.
Aksoy’un perspektifinde gerçek lider, sadece yolu bilen ve gösteren kişi değildir. Kitabın temel felsefesine göre bir lider; bakışıyla güven veren, sözüyle umut aşılayan ve en önemlisi, karşısındakine “değerli olduğunu” hissettiren bir figürdür. Günümüzün karmaşık ve hızlı dünyasında sıkça tartışılan liderlik kavramı, Aksoy’un kaleminde farklı bir derinlik kazanıyor:
❝ Gerçek liderlik, yalnızca yol göstermek değil, kalplere dokunmaktır. ❞
“Chief Heart Officer”, liderliğin teknik bir yöntemden ziyade insani değerler üzerine kurulu bir duruş olduğunu savunuyor. Kitapta vurgulanan temel ilkeler, geleneksel yönetim anlayışının çok ötesine geçiyor:
Yönetmek Yerine Anlamak: İnsanları kontrol etmek yerine onların dünyasını kavramaya odaklanmak.
Mesafe Yerine Yakınlık: Hiyerarşinin soğuk duvarlarını yıkıp samimi bağlar kurabilmek.
Yargı Yerine Empati: Hataları cezalandırmak yerine, o hataların ardındaki insanı görebilmek.
İnsan odaklı bir yaklaşıma her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğumuz bu dönemde Arzu Deniz Aksoy, şefkat ve güvenin iş dünyasındaki iyileştirici gücüne dikkat çekiyor. Başarıyı sadece grafiklerdeki yükseliş olarak görmeyi reddeden yazar; asıl başarının dokunulan hayatlarda, zihinlerde kalan güzel duygularda ve geride bırakılan insani izlerde saklı olduğunu hatırlatıyor.
“Chief Heart Officer”, sadece yöneticiler için değil; insanla temas eden, ekip ruhuna inanan ve liderliği insani değerlerle yeniden harmanlamak isteyen herkes için bir yol haritası niteliğinde. Aksoy, okuru önce kendi içindeki lidere bakmaya, ardından insana “kalpten” yaklaşmaya davet ediyor.






