
Zaman, doğrusal ve tek yönlü akan bir nehir midir; yoksa her seçimimizle durmaksızın bölünen, çoğalan ve eşzamanlı olasılıklar üreten devasa bir labirent mi? Arjantinli edebiyat dehası Jorge Luis Borges’in 1941 tarihli kült öyküsü Yolları Çatallanan Bahçe, Berlin’in öncü galerilerinden Esther Schipper’da hayat buluyor. Tayvan ve İtalya’dan sekiz genç sanatçıyı bir araya getiren “Forking Paths” grup sergisi, imgelerin, tarihin ve kimliğin nasıl inşa edildiğini labirentimsi bir galeri mimarisiyle deşifre ediyor. no-26 sanat radarı, bu yaz Berlin’in en zihin açıcı sergilerinden birini inceliyor.
Sergi, adını ve kavramsal omurgasını direkt olarak Borges’in The Garden of Forking Paths metninden ödünç alıyor. Borges’in evreninde zaman, tek bir çizgide ilerlemez; aksine eşzamanlı, çoklu olasılıklara doğru dallanıp budaklanır. Yapılan hiçbir seçim bir önceki olasılığı yok etmez, aksine yepyeni patikalar üretir.
Küratörler Giulia Gelmini ve Muchi Shaw, bu edebi önermeyi sergideki imgelerin, kişisel tarihlerin ve kimliklerin hem inşasını hem de izleyici tarafından nasıl algılandığını sorgulamak için bir kalkış noktası olarak kullanıyor.
“Borges’in labirentinde zaman doğrusal bir çizgi değil, yan yana var olan sonsuz olasılıklar zinciridir. Sergi de bu felsefeyi fiziksel mekâna tercüme ederek izleyiciyi sabit bir rotadan kurtarıyor.”
Bu edebi arka plan, galerinin içinde son derece somut ve fiziksel bir sahneleme ile karşılık buluyor. Forking Paths, işleri duvara peş peşe dizen geleneksel, sabit kronolojili sergileme biçimini tamamen reddediyor. Galeri alanı, toprak tonlarında devasa perdelerle bölünüyor. Bu perdeler, bakış açılarını bazen gizleyen, bazen ansızın açığa çıkaran gözenekli ve geçirgen eşikler yaratıyor.
Serginin bu labirentimsi yürüyüş rotası, kökleri Doğu Asya ve İtalyan bahçe kültürüne dayanan mekânsal geleneklerden besleniyor. Bu geleneklerde kıvrımlı yollar ve bilinçli olarak çerçevelenmiş manzaralar, düz bir yürüyüşü derinlikli bir algılama biçimine dönüştürüyor.
İzleyici perdelerin arasında duraksadıkça, geri döndükçe ya da yön değiştirdikçe; resimler, heykeller ve videolar arasındaki kavramsal ilişkiler de izleyicinin hareketine göre sürekli olarak yeniden organize oluyor.
Berlin Berlin Senate Department ve Tianmei Sanat Vakfı tarafından desteklenen sergi, Tayvan’dan dört sanatçı Chiu Chien-Jen, Hsu Chia-Wei, Tsai Yi-Ting, Tseng Chien-Ying ile İtalya’dan dört sanatçıyı Beatrice Marchi, Valerio Nicolai, Roberto de Pinto, Federico Tosi’yi beklenmedik estetik rezonanslarla yan yana getiriyor.
1981 ile 1996 yılları arasında doğmuş olan bu sekiz sanatçı, küresel internet ağları, teknolojik dönüşümler ve akışkan kültürel alışverişlerle şekillenmiş ortak bir jenerasyona ait. Resim, drawing, heykel, video ve enstalasyon disiplinleri arasında gezinen sanatçılar; görselleri ve imgeleri sadece birer yansıma olarak değil; kimliğin, tarihin, kurgunun ve kişisel deneyimlerin durmaksızın yeniden yapılandırıldığı hareketli birer savaş alanı olarak ele alıyorlar.
Forking Paths, izleyiciyi edilgen bir gözlemci olmaktan çıkarıp, adeta bir bahçıvan gibi kendi görme ve algılama patikasını yaratmaya zorlayan çok katmanlı bir sergileme. Temmuz başından Ağustos sonuna kadar Potsdamer Straße’de devam edecek olan bu edebi ve görsel labirent, Berlin’in hareketli yaz sanat takviminde kesinlikle kaçırılmaması gerekenler listesinde. Yolunuz düşerse, perdelerin arkasındaki o çatallanan yollarda kendi yönünüzü kaybetmenin keyfini çıkarın.
Sergi: Forking Paths
Sanatçılar: Chiu Chien-Jen, Roberto De Pinto, Hsu Chia-Wei, Beatrice Marchi, Valerio Nicolai, Federico Tosi, Tsai Yi-Ting, Tseng Chien-Ying
Küratöryel Öneri: Giulia Gelmini & Muchi Shaw
Mekân: Esther Schipper (Potsdamer Straße 81E, Berlin)
Tarih: 3 Temmuz – 26 Ağustos 2026






