
Berlin’deki Esther Schipper galerisi, 26 Ağustos 2026 tarihine kadar izleyiciyi zamanın, mekanın ve kimliğin doğrusal olmayan katmanlarında gezdiren “Forking Paths” başlıklı etkileyici bir grup sergisine ev sahipliği yapacak. Giulia Gelmini ve Muchi Shaw’un kuratöryel kurgusuyla şekillenen sergi; adını ve temel ilhamını Jorge Luis Borges’in 1941 tarihli meşhur “Zamanın Çatallandığı Bahçe” (The Garden of Forking Paths) öyküsünden alıyor. Borges’in zamanı tek bir düz çizgi yerine eşzamanlı olasılıklara bölünen bir labirent olarak ele alan edebi yaklaşımı, serginin de çıkış noktasını oluşturuyor. Senato Ekonomi, Enerji ve Kamu İşletmeleri Dairesi ile Tianmei Sanat Vakfı tarafından desteklenen bu seçki; her tercihin eskiyi silmek yerine yeni yollar yarattığı bir evren fikrini galeri mekanında somutlaştırıyor.
Borges’in edebi önermesi, serginin mekânsal mimarisinde de birebir karşılığını buluyor. Eserleri sabit ve sıralı bir düzende sunmak yerine Forking Paths, bakış açılarının sürekli değiştiği akışkan bir ilişki alanı yaratıyor. Galeri mekanını bölen ve şekillendiren toprak tonlarındaki perdeler; görünümleri bir yandan açığa çıkarırken diğer yandan gizleyen geçirgen eşikler sunuyor. Doğu Asya ve İtalyan bahçe geleneklerinden esinlenen bu mekânsal kurgu, kıvrımlı rotalar ve çerçevelenmiş manzaralar aracılığıyla yürümeyi bir algılama biçimine dönüştürüyor. Ziyaretçiler mekanda ilerlerken, duraklayarak veya yön değiştirerek eserler arasındaki ilişkileri sürekli yeniden kurgulamaya davet ediliyor.
Sergi, Tayvan’dan dört (Chiu Chien-Jen, Hsu Chia-Wei, Tsai Yi-Ting, Tseng Chien-Ying) ve İtalya’dan dört (Beatrice Marchi, Valerio Nicolai, Roberto De Pinto, Federico Tosi) olmak üzere sekiz genç sanatçıyı bir araya getiriyor. 1981 ile 1996 yılları arasında doğan bu aynı kuşaktan sanatçılar; küresel bağlantıların, teknolojik dönüşümlerin ve akışkan kültür alışverişlerinin şekillendirdiği bir dünyada üretim yapıyor. Resim, çizim, heykel, video ve enstalasyon gibi farklı disiplinlerde çalışan grup, imgeyi kimliğin, tarihin ve deneyimin sürekli yeniden kurgulandığı bir alan olarak ele alıyor. Örneğin Hsu Chia-Wei’nin doğal kauçuk levhalar ve TV ekranlarıyla kurguladığı Rubber Balls (2025) ve Bound Images (2026) video enstalasyonları; Roberto De Pinto’nun balmumu balmumu, pastel ve yağlıboyayı buluşturduğu tuvalleri (Come lacrime, Groviglio) ve Federico Tosi’nin pişmiş topraktan (terracotta) ürettiği heykelleri (Very happy old man talking to a bird) bu çok kültürlü diyaloğun en dikkat çekici parçaları arasında yer alıyor.