
İstanbul’un yedinci tepesinde yükselen tarihi Bulgur Palas, Türkiye fotoğraf tarihinin yaşayan en büyük tanıklarından birini ağırlıyor. Adapazarı’nda fotoğrafçı bir ailede başlayan ve 75 yılı aşan kesintisiz bir üretim serüvenine dönüşen Feruz Ertürer imzalı “Baktığı Yerde Başka Bir Dünya” sergisi, bitime doğru geri sayıma geçti. 90 yaşındaki ustanın vizöründen 1950’lerden bugüne Türkiye’nin toplumsal, insani ve kentsel dönüşümünü belgeleyen bu devasa arşiv için takvimde son üç hafta… Sergi, 16 Ağustos 2026 tarihine kadar Fatih’te ücretsiz olarak görülebilir.
Feruz Ertürer’in fotoğrafla kurduğu bağ, Adapazarı’ndaki aile stüdyosunun karanlık odasında filizlendi. Mesleği hem bir aile hafızası hem de kişisel bir tutku olarak benimseyen usta isim, onlarca yıl boyunca tekil bir “pankart anı” yakalamaktan ziyade, yaşamın akışındaki o doğal anlar bütününü belgelemenin peşindeydi. Kendi ifadesiyle: “Ben yıllarca o anı kaçırmamaya çalıştım.”
Bu sabırlı takip, sergideki yaklaşık 500 karelik zengin seçkide kendini hissettiriyor. Sergi kurgusu hem coğrafi hem zamansal hem de duygusal bir haritalama sunan dört ana tema etrafında şekilleniyor:
Adapazarı: Taşranın samimi, duru ve zamansız yaşam ritmi.
İstanbul: Şehrin kimlik değiştiren sokakları, kaybolan mahalle kültürü ve insan manzaraları.
Çocuklar: Farklı dönemlerin ve coğrafyaların çocuklarını katıksız bir doğallıkla yakalayan sosyolojik arşiv.
Soyutlamalar: Işık, gölge ve form üzerinden fotoğrafın grafik imkânlarını zorlayan deneysel kurgular.
Bugün 90 yaşında olan ve hâlen kadrajına güvenen Ertürer’in bu seçkisi, geçmişe sıkışmış klasik bir “retrospektif” olmanın ötesinde; dün ile bugün arasında diri duran bir köprü kuruyor.
İBB Kültür AŞ tarafından restore edilerek kentin kültür hayatına kazandırılan Bulgur Palas, Fatih’in tarihi dokusu içinde bu sergiye ev sahipliği yapmak için biçilmiş kaftan. Yapının tarihi atmosferi, Ertürer’in eski İstanbul fotoğraflarıyla organik bir diyalog kuruyor; salondaki kareler binanın pencerelerinden görünen tarihi yarımada siluetiyle adeta tamamlanıyor.
Küratör Murat Gür’ün imzasını taşıyan hazırlık süreci de en az serginin kendisi kadar kıymetli. Negatif arşivden çıkarılan ~500 fotoğraf, yüksek çözünürlüklü dijital tarama ve titiz restorasyon süreçlerinin ardından tematik bir kurguyla salonlara yerleştirilmiş. Özellikle “Çocuklar” bölümü, insanı aniden eski zaman sokaklarına fırlatan duruluğuyla serginin en duygu yüklü durağı.
Sergi nerede, ne zamana kadar açık ve giriş ücretli mi?
Sergi, 16 Ağustos 2026 tarihine kadar Fatih’te bulunan Bulgur Palas’ta ziyaret edilebilir. Pazartesi günleri hariç haftanın her günü 10:00–19:00 saatleri arasında açıktır. Giriş tamamen ücretsizdir.
Feruz Ertürer kimdir?
1930’lar kuşağından, bugün 90 yaşında olan usta fotoğrafçı. Adapazarı’nda fotoğrafçı bir ailede yetişmiş; 1950’lerden günümüze Türkiye’nin sosyal, kültürel ve insan manzarasını belgelemiştir.
Sergide kaç fotoğraf yer alıyor ve kurgusu nasıl?
Yaklaşık 500 taranmış ve temizlenmiş fotoğraf yer almaktadır. Seçki; Adapazarı, İstanbul, Çocuklar ve Soyutlamalar olmak üzere 4 tematik bölümde sunulmaktadır.
Türkiye’nin visual belgesel tarihine 75 yılını adamış bir ustanın, yarım binden fazla fotoğrafını içeren bu ölçekte devasa bir arşivi üstelik tamamen ücretsiz ve tarihi bir palasın atmosferinde izlemek büyük bir şans. Ağustosta kapılarını kapatacak bu sergi için rotanızı Fatih’e, İstanbul’un 7. tepesine kırın. Yılların biriktirdiği o usta işi kadrajlara bakarken bir ülkenin ve bir şehrin nereden nereye geldiğini derinden hissedeceksiniz. Kaçırmayın!