
Kanadalı dünyaca ünlü fotoğrafçı Edward Burtynsky’nin “Dönüşen Yeryüzü” başlıklı anıtsal sergisi, Sarıyer’deki Perili Köşk’te yer alan Borusan Contemporary’de kapılarını çoktan açtı ve Ağustos 2026’ya kadar hafta sonları ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor. Burtynsky; maden ocaklarını, endüstriyel alanları ve insan müdahalesiyle tamamen başkalaşmış manzaraları geniş formatlı büyük ölçekli fotoğraflarıyla belgeleyerek, Antroposen -insanın jeolojik bir güç hâline geldiği çağ- tartışmasının küresel ölçekteki en güçlü görsel tanıklarından biri olarak öne çıkıyor. Sanatçının vizöründen çıkan kareler izleyici için hem büyüleyici hem de derinden rahatsız edici bir ikilem sunuyor: Uzaktan bakıldığında kusursuz, soyut bir tabloyu andıran bu estetik görüntüler, yaklaşıldığında insanın gezegene bıraktığı devasa ve kalıcı yıkım izlerini tüm çıplaklığıyla ifşa ediyor.
“Manufactured Landscapes” ve “Anthropocene” gibi dünya çapında ses getiren devasa projeleriyle tanınan Burtynsky, çağdaş fotoğraf sanatının en etkileyici ve vizyoner isimlerinden biri. Onun sanatı doğrudan didaktik bir suçlama dili kurmak yerine, sarsıcı bir durum tespiti ve şahitlik sunuyor; estetik güzelliğin ve endüstriyel yıkımın aynı karede nasıl tekinsiz bir biçimde yan yana durabildiğini gözler önüne seriyor. Bu benzersiz seçkiye ev sahipliği yapan Borusan Contemporary ise tarihi Perili Köşk’te konumlanan, büyüleyici çağdaş sanat koleksiyonu ve sergileriyle İstanbul’a özgü, hafta sonlarına adanmış sıra dışı bir sanat vahası olarak bu felsefi sorgulama için mükemmel bir mekânsal atmosfer sağlıyor.
Sergi, insanlığın yeryüzünde meydana getirdiği radikal değişiklikleri belgeleyen devasa boyutlu fotoğrafları bir araya getiriyor: İnsan eliyle dönüştürülmüş coğrafi yüzeyler, devasa endüstriyel manzaralar ve doğa ile insan arasındaki o amansız gerilimi açıkça ortaya koyan dramatik kareler salonda boy gösteriyor. Perili Köşk’ün kendine has labirentimsi mimarisi ve pencerelerinden sızan eşsiz İstanbul Boğazı manzarası, bu çevre odaklı distopik işlere harika bir tezat oluşturarak yapıtlara tamamen yerel ve sarsıcı bir anlam katmanı daha ekliyor.
Fotoğraf sanatına, iklim krizine, sürdürülebilirlik felsefesine ve manzara kavramının çağdaş sanattaki dönüşümüne ilgi duyan herkes için bu sergi kesinlikle kaçırılmayacak bir deneyim vaat ediyor. Görsel açıdan inanılmaz derecede büyüleyici, entelektüel ve düşünsel açıdan ise bir o kadar sarsıcı olan bu seçki, hafta sonu Boğaz kenarında rafine bir sanat molası arayanlar için en ideal rotaların başında geliyor. Küçük bir hatırlatma olarak; Borusan ve Perili Köşk ekosistemi, ofis-müze konsepti gereği kapılarını yalnızca hafta sonları ziyarete açıyor, planınızı buna göre yapmakta fayda var.
Burtynsky’nin ödüllü işleri, günümüzün en acil gündemi olan küresel iklim ve çevre tartışmalarını yüksek bir estetik dille buluşturan öncü bir damarın yansıması.
Apartman No:26’nın iklim, doğa ve kültür geçişkenliğine olan kuramsal ilgisiyle de doğrudan konuşan bu rafine sergi, güzelliğin ardına gizlenmiş o sessiz, fısıldayan uyarıyı kendi gözleriyle görmek isteyen herkesi bekliyor. Ağustos ayındaki kapanış tarihi yaklaşırken rotayı Rumelihisarı’na çevirmeli.






