
Ocak ayındaki Londra Sanat Fuarı’nda yakaladığı büyük başarının ardından sanatçı, Women in Bloom serisinin en taze ve belki de en mahrem edisyonu olan 100 ways she blooms ile karşımızda. Serginin ismi tesadüf değil; galeride her biri C5 boyutunda sarı zarflar üzerine çalışılmış tam 100 adet karma teknik eser sizi bekliyor.
Sanatçının bazen aşk mektupları olarak da adlandırdığı bu minik dev eserler, hem bir enstalasyonun parçası olarak hem de tek tek çerçevelenmiş bireysel dünyalar olarak sergileniyor. İşte bu sergiyi özel kılan o katmanlar:
Tiffany-Annabelle, bu serisinde köklerine, Nijerya’daki İtsekiri anavatanına dönüyor. Zarfların üzerindeki o bereketli bitki örtüsü, sanatçının çocukluğunun ve kültürel mirasının birer izdüşümü. Ancak bu sadece bir doğa güzellemesi değil; kadınların kendi kaderlerini tayin etme ve hayallerinin peşinden gitme sürecine dair proaktif bir kutlama.
Süper Kahramanlar ve Serigrafi: Sanatçı, çizgi romanlardaki süper kahraman figürlerini anımsatan grafik serigrafi baskılarını; akrilik boya, karakalem ve pastelin spontane dokunuşlarıyla birleştiriyor.
Doğada Özgürleşen Bedenler: Tuvallerde veya zarflarda gördüğümüz o mağrur çıplak figürler, çiçekli habitatlarına öylesine güvenle yerleşmişler ki; bulundukları mekana olan bu mutlak hakimiyetleri, izleyiciye de bir güç ve özgürlük duygusu aşılıyor.
Bu serginin en dikkat çekici yeniliklerinden biri, seriye ilk kez dahil edilen kadın-erkek çiftleri. Ancak burada görmeye alışık olduğumuz o klasik hiyerarşi yerini çok farklı bir dengeye bırakmış. Sanatçı, Olivia Dean’in meşhur şarkısı “Be the man I need” tınısını fırçasına taşıyarak; kadını destekleyen ama üzerinde baskı kurmayan, ona alan açan erkek figürlerini sahneye dahil ediyor.
Sergi sadece bir hafta sürecek, bu yüzden elinizi çabuk tutmanızda fayda var. Özellikle bu akşamki açılışta sanatçıyla karşılaşma ve o aşk mektuplarının enerjisini bizzat hissetme şansını kaçırmayın.
📍 Yer: Ed Cross @ 67 York Street, Londra W1H 1QB
🗓️ Tarih: 12 – 17 Mayıs 2026






