
İstanbul’un sanat rotasında bu ay, modern resmimizin en kıymetli, en renkli ve belki de en ‘gezgin’ ruhlarından birine, Nejad Devrim’e ayrılmış durumda. Galeri Nev İstanbul, Cumhuriyet döneminin kültürel dönüşümüne tanıklık eden ve Türk resmini uluslararası boyuta taşıyan bu usta ismi, 5 Aralık 2025 – 10 Ocak 2026 tarihleri arasında ağırlıyor.
Nejad Devrim’in hikâyesi, İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nde Léopold Lévy’nin öğrencisi olarak başlıyor ama asıl evrimi, 1946’da sanatın başkenti Paris’e taşınmasıyla şekilleniyor. O, sadece Paris’e giden bir öğrenci değil; yeteneğini Fransızcası ve kültürel birikimiyle harmanlayarak savaş sonrası Avrupa sanat ortamının tam göbeğine yerleşen bir figür.
Figüratif resimden kopup, Türk soyut sanatının başyapıtları sayılacak eserlere imza atması da bu döneme rastlıyor. Nejad Devrim’i özel kılan şey, Doğulu görsel dili Batılı modernist etkilerle harmanlama becerisi. O, Bizans mozaiklerinin o canlı, titreşen renklerini alıp; geometrik ve lirik soyutlamanın içinde eriten bir simyacı gibi. Sanatçıya göre doğa, olduğu gibi taklit edilecek bir şey değil; derin anlamı keşfedilecek bir hazineydi. Resimleri, tesadüflerin ve bilinmeyenin yeni kompozisyonlar oluşturduğu birer keşif alanı. Renk, onun lirik anlatımının tam merkezinde duruyor.
Galeri Nev İstanbul, sanatçının 100. yılı kutlamaları ve önceki retrospektiflerinin ardından, Nejad Devrim ile olan bağını bu sergiyle sürdürüyor. 1968’de Polonya’ya yerleşip 1995’te orada hayata veda edene kadar üretmeye devam eden sanatçının bu özel seçkisi, kışın gri günlerine inat ruhunuza renk katacak.
Bu lirik soyutlamalarla buluşmak ve Nejad Devrim’in o eşsiz renk paletinde kaybolmak için 10 Ocak’a kadar vaktiniz var. Karaköy’e yolunuz düştüğünde, Galeri Nev İstanbul’un kapısını çalmayı unutmayın.






