
Hamburger Bahnhof, Berlin · 31 Mayıs 2026 tarihine kadar
Sekiz ay önce kapılarını açtı ve bu ay veda ediyor. Aradan geçen her hafta boyunca Rieckhallen’ın o devasa holünde hep aynı sessiz efsun yaşandı: İçeri girenler, uzun bir süre oradan çıkmak istemedi.
Petrit Halilaj’ın Berlin’deki bu ilk büyük kurumsal kişisel sergisi; heykeller, yerleştirmeler ve video çalışmalarının yanı sıra mekâna özgü (site-specific) yepyeni üretimleri de izleyiciyle buluşturuyor. Serginin tam kalbinde ise sanatçının kariyerindeki ilk operası atıyor: Kolektif rüya görme eyleminin, bizi ne denli özgürleştirici yeni dünyalara taşıyabileceğini araştıran o büyüleyici yapıt.
Kosova Savaşı’nın ardından 2000 yılında kurulan Kosova Filarmoni Orkestrası ile iş birliği içinde geliştirilen Syrigana adlı bu opera, sanatçının doğduğu Runik yakınlarındaki üç bin yıllık kadim bir köyü merkezine alıyor. Amy Zion ve Doruntina Basha’nın ortak kalemiyle yazılan, müziklerini ise Lugh O’Neill’ın bestelediği beş perdelik dev bir eser bu. Cennetten kovulan Âdem ile Havva’yı —ki burada bir tilki ve bir horoz olarak yeniden bedenleniyorlar— ve onların giderek Syrigana’ya uzanan şiirsel aşk yolculuklarını anlatıyor. Karakterleri şekillendiren tüm o semboller, bölgenin köklü mitolojisinden ve sanatçının kendi kişisel tarihinden usulca damıtılmış.
Mekânı dolduran devasa formlar; Kosova’nın geleneksel tekstilleri, kil gövdeler ve tel iskeletlerden inşa edilmiş heykellerden oluşuyor. Bu tuhaf ama tanıdık yaratıklar, sanatçının memleketi olan ve bilinen en eski Neolitik yerleşim alanlarından biri sayılan Runik ile dolaylı ama son derece derin bir diyalog kuruyor. Üstelik bu figürlerin bir kısmı, giyilebilir tam boy kostümler olarak tasarlanmış ve Halilaj performanslarında zaman zaman bizzat bu formlara bürünüyor.
Sanatçının savaşı, yerinden edilmeyi ve sistematik baskıyı hem devasa ölçeklerle hem de en küçük, somut boyutlarıyla ele alma biçimi, aslında serginin o temel yapısal önermesini sunuyor: Büyük tarihe bakarken, onu oluşturan o küçük, bedensel ve kırılgan anlarla da yüzleşmek.
Serginin kapanışına doğru, 30 Mayıs’ta, Syrigana operasının konser versiyonu Hamburger Bahnhof’un içinde canlı bir performans olarak sahnelenecek. Marco Crispo yönetimindeki bu eşsiz performansta; 11 müzisyen, iki soprano ve üç kukla sanatçısı yer alacak. O gece sergiyi dolduran devasa yerleştirmeler, bu konserin yaratacağı bambaşka bir ses ve anlam katmanıyla adeta yeniden canlanacak.
Sergi 31 Mayıs’ta kapılarını temelli kapatıyor. Veda etmeden önceki bu son günleri ve özellikle 30 Mayıs’taki o özel konseri kaçırmamak için biletlerinizi şimdiden ayırtmayı unutmayın.
📍 Hamburger Bahnhof – Nationalgalerie der Gegenwart, Invalidenstraße 50, Berlin
🕐 Ziyaret Saatleri: Çarşamba–Pazartesi 10:00–18:00 · Perşembe 10:00–20:00






