
Bir kitabın kapağı, önsözü, sayfa altı dipnotları ya da bir tablonun yanına iliştirilmiş o küçük sergi etiketi… Ana metnin ya da görüntünün etrafını saran, onun nasıl okunacağını sessizce fısıldayan ama çoğu zaman arkada kalan tüm bu yan unsurlar “paratekst” olarak adlandırılır. Berlin’deki KOW galeri, 26 Eylül 2026 tarihine kadar izlenebilen “Paratext” başlıklı grup sergisiyle tam da bu görünmez çerçeveleri ve yönlendirici katmanları odağa alıyor.
Heinrich Dunst, Sophia Eisenhut ve Simon Lehner’in yapıtlarını bir araya getiren seçki, hiçbir görüntünün tek başına var olmadığını, her zaman onu çevreleyen yan anlatılar, teknik protokoller ve sunum biçimleriyle anlam kazandığını gösteriyor. Galeriye adım attığınızda Simon Lehner’in Auto–Icon serisi ve radikalleşme araştırmalarına odaklanan Room I çalışması; kişisel hafıza, dijital temsil ve toplumsal kurgular arasındaki o muğlak sınırları gözler önüne seriyor. Heinrich Dunst’un dil ile görsel form arasındaki ilişkiyi söken minimalist yaklaşımı ve Sophia Eisenhut’un kavramsal dokunuşları, sergideki işlerin birbiriyle sürekli diyalog halinde olan canlı birer dipnota dönüşmesini sağlıyor.
Sanatın neyi gösterdiğinden çok, o gösterilen şeyin hangi dilsel ve mekânsal araçlarla servis edildiğini sorgulatan bu sergi, Berlin Art Week ve Gallery Night kapsamında özel bir buluşmaya da zemin hazırlıyor. 10 Eylül Perşembe akşamı saat 19:00’da sanatçılar Sophia Eisenhut ve Heinrich Dunst eşliğinde gerçekleşecek sergi turu, yapıtların arkasındaki kavramsal mekanizmaları bizzat yaratıcılarından dinlemek isteyenler için eylül ayının en nitelikli duraklarından biri.






