
Görsel algının ötesine geçip duyuların o alacakaranlık sınırında gezinmek, zihnimizi yalnızca gözün gördüğüyle değil; koku, ses ve dokunuşun yarattığı büyüleyici bir sinesteziyle besler. Berlin’deki Contemporary Fine Arts (CFA), 11 Eylül – 24 Ekim 2026 tarihleri arasında izleyiciyle buluşacak iki eşzamanlı sergiyle bizi işte bu derin duyusal ve mekânsal sorgulamaya davet ediyor.
Japon-İsviçreli sanatçı Leiko Ikemura’nın Latincede “duyular aracılığıyla” anlamına gelen “de sensu” başlıklı seçkisi, algımızın katı sınırlarını esneten muazzam bir imgelem evreni açıyor. Galerinin duvarlarını saran derin yeşil tonları; gündüzden geceye geçişin o kararsız, liminal anını çağrıştırırken Green Baby, Green Mom ve Dear Spirit gibi figürler ruhsal birer koruyucu gibi mekâna yayılıyor. Ikemura’nın Fukushima felaketinden bu yana kırılganlığı ve dayanıklılığı simgeleyen efsanevi Usagi (tavşan-kadın) motiflerinden, yaşam enerjisini emip yeniden dönüştüren Milk Lady heykeline kadar her bir eseri; Doğu Asya’nın geleneksel Sansuiga manzara estetiği ile Batı Sürrealizmini son derece zarif bir raddede harmanlıyor.
İkemura’nın akışkan ve düşsel dünyasından galerinin diğer kanadına geçtiğimizde ise modern sanat tarihinin en radikal, en inzivai figürlerinden Walter Pichler’in mimari ve heykel arasındaki o arketipsel krallığıyla karşılaşıyoruz. Sanatçının kızı ve yakın sırdaşı Anna Tripamer’in kurguladığı “Zeichnungen & Skulpturen” sergisi, Pichler’in 1970’lerde Avusturya kırsalındaki St. Martin köyüne çekilerek toprak, kil, ahşap ve kurşunla inşa ettiği o efsanevi evrenin ruhunu Berlin’e taşıyor. 1960’ların ütopik gelecek tasarımlarından ve MoMA sergilerinden sonra metropolün gürültüsünü reddeden Pichler, ürettiği her bir heykel için özel bir “ev” inşa ederek mekân ile eseri ayrılmaz bir kütle kılmıştı. Eserlerini satmaktan titizlikle kaçınan sanatçının Doppelkopf ve Der rote Stab gibi zamansız heykelleri ile tutkuyla çizdiği desenler, ahşabın ve çamurun kadim hafızasını galerinin duvarlarında sarsıcı bir şiirsellikle konuşturuyor.
Berlin Art Week kapsamında 10 Eylül Perşembe akşamı gerçekleşecek ortak açılışla kapılarını aralayacak bu iki özel seçki; bir yanda beden ile ruhun akışkan duyularını, diğer yanda ise taştan ve topraktan doğan anıtsal bir inzivayı aynı çatı altında hissetmek isteyenler için kaçırılmayacak bir estetik şölen vadediyor.
NO-26 Editörünün Sergi Notu
Mekân: Contemporary Fine Arts (Berlin, Almanya)
Tarihler: 11 Eylül – 24 Ekim 2026 (Açılış: 10 Eylül Perşembe, 18:00 – 22:00)
Sergiler: Leiko Ikemura (“de sensu”) & Walter Pichler (“Zeichnungen & Skulpturen”)
Aura: Leiko Ikemura’nın yeşile bürünen duyusal ve ruhani imgelem dünyası ile Walter Pichler’in Avusturya kırsalında heykel ve mimariyi tek bir gövdede birleştiren arketipsel dünyasını buluşturan, Berlin sezonunun en büyüleyici çift sergi deneyimi.