
Tanım: Avusturyalı yönetmen ikilisi Lilith Kraxner ve Milena Czernovsky’nin imzasını taşıyan “Bluish” (2024), kışın melankolik atmosferine sarmalanmış bir kentte, yirmili yaşlarındaki iki bireyin erken yetişkinliğin belirsiz sularında seyreden yaşamlarına odaklanan, derinlikli ve atmosferik bir dramdır. Film, öyküden ziyade anlara ve duygu durumlarına yaslanan yapısıyla, karakterlerin iç dünyalarını ve kentsel mekânla kurdukları kırılgan ilişkileri, gözlemci bir kamera ve incelikli bir kurguyla seyirciye aktarıyor; zamanın ve mekânın göreceliğinde süzülen insan bağlantılarının ve iç içe geçen gerçekliklerin duyumsandığı bir sinematik deneyim sunuyor.
Detaylı Bir Bakış: “Bluish”, yirmili yaşlarındaki Errol ve Sasha’nın, kış mevsiminin kasvetli atmosferi altında bir kentte sürüklenircesine yaşadıkları deneyimlere odaklanır. Lineer bir anlatı yapısını reddeden film, karakterlerin gündelik hayatlarından kesitleri, neredeyse belgeselvari bir hassasiyetle ve şiirsel bir bakışla ele alır. Errol ve Sasha, kentin soğuk ama bir o kadar da fotogenik dokusunda bireysel olarak süzülürken, onların kesişen ve ayrışan yolları, modern bireyin yalnızlığına, anlık karşılaşmaların kıymetine ve paylaşılan mekânların görünmez bağlarına dair incelikli gözlemler sunar. Film, adeta isminde mündemiç ‘mavi’ bir duygu durumunu – ne tam bir melankoli ne de coşkun bir umut, fakat ikisinin arasında salınan, kaybolmuşluğun ve arayışın iç içe geçtiği o tanıdık hissi– ustalıkla yakalar. Küçük sosyal etkileşimler, kaçamak bakışlar ve geçici yakınlık anları üzerinden, modern dünyanın bireyleri arasındaki kopukluğa ve samimi bir ‘temas’ kurma özlemine ayna tutar.
Mercek Altındaki Temalar:
Yönetmenlerin Sinematik Vizyonu: Lilith Kraxner ve Milena Czernovsky, “Bluish” ile konvansiyonel anlatı kalıplarını kırmayı hedeflerken, öncelikli olarak bir atmosferi ve belirli bir ‘duygu durumunu’ sinematik dille tercüme etme arayışındadır. Yönetmenler, COVID-19 pandemisi sonrası yeniden şekillenen sosyal dinamiklerin ve bireylerin bu yeni normallikte deneyimlediği, hem taze hem de tedirgin edici hislerin altını çizerler. Onlar için seyircinin, karakterlerin içsel labirentlerinde bir yolculuğa çıkması, didaktik bir mesajdan veya olay örgüsünden daha önceliklidir. Bu sayede, çağdaş gençliğin kimlik ve aidiyet arayışlarına, belirsizliklerle dolu gelecek kaygılarına hassas bir sinematografiyle ışık tutmayı amaçlarlar.

Neden İzlenmeli? Bir Eleştirmen Gözüyle:
Nihai Değerlendirme: “Bluish”, atmosfer yaratmadaki ustalığı, gözlemci sinema dilindeki yetkinliği ve karakterlerinin iç dünyasına nüfuz etmedeki başarısıyla öne çıkan bir yapım. Lilith Kraxner ve Milena Czernovsky, modern kentin labirentlerinde yitip giden genç ruhların varoluşsal sancılarını ve bir anlık da olsa ‘temas’ etme, bir ‘bağ’ kurma arayışlarını incelikli ve çarpıcı bir sinematografiyle beyazperdeye taşıyor. Film, eleştirmenlerden aldığı övgüler ve kazandığı ödüllerle, çağdaş bağımsız sanat sinemasının dikkate değer örneklerinden biri olarak konumlanıyor. Özellikle ‘slow cinema’ (yavaş sinema) ve atmosfer odaklı anlatıları tercih eden, günümüz Avrupa sinemasının yenilikçi seslerine kulak veren izleyiciler için ufuk açıcı, düşündürücü ve şüphesiz akılda kalıcı bir deneyim vaat ediyor.






