Kendi Denizini Keşfetmek: Sally J.Pla ve “İçimdeki Okyanus”

KiremitÇatı Katı1 ay önce192 Tıklanmalar

“İçindeki fırtınanın tahmin edilebilenden ötesini bilemiyoruz ama sende bunu anlaşılır hale getirip
çözümleyecek yetenek var, kendini küçümseme.”
Çok uzun süredir mücadele ediyordum, ben yorgunluktan başka şey hissedemez haldeyken babam bir
cümleyle, kilometrelerce öteden kucaklayıvermişti beni. O gün anladım, insan anlaşılamayan yanlarıyla da
kabul görmek istiyor, bazen bu kadarını duymak bile yetiyor. Günışığı Kitaplığı’nın yeni çıkanlarından İçimdeki Okyanus’u size bu cümlelerle anlatmak istedim. Bu bir “olanı olduğu gibi kabul” hikâyesi. Ama sadece otizm tanısı almış çocuklar için değil, adında “okyanus” geçen bir kitabı böyle sınırlandırmak haksızlık olur. Bu, her çocuğun “kendini gerçekleştirme hakkı”
olduğunu insana yeniden hatırlatan bir kitap. Maudie, içinde fırtınalı bir okyanus taşıyan bir kız çocuğu. Hassas kıyıları, alışılmışın dışında esen rüzgârları var. İçindeki dalgalı sularda yüzmeyi, hatta bir sörf tahtasının yardımıyla ayakta durmayı öğrenmek niyetinde. Peki, ihtiyacı olan ne? İşte bunu hep birlikte keşfediyoruz. Sally J. Pla’nın rehberliğinde,
ebeveynliğin üç farklı yönünü çarpıcı şekilde hissettiren karakterlerle tanışıyor ve bir çocuğun olduğu haliyle
kabul gördüğü bir toplumda nasıl güvenle serpilip dallanıverdiğine şahit oluyoruz. Banu Ünal’ın çevirisiyle Türkçe’de hayat bulan İçimdeki Okyanus, “bazı günler”i diğerlerine göre daha zorlu geçen bir çocuğun hayata bakış açısını, sıkışıp kaldığı çıkmazları en gerçek haliyle gösteriyor. Diğer yandan çocuğun, çevresindeki anlayan, anlamayan, öfkelenen, cesaret veren, baskılayan seslere göre nasıl biçim değiştirdiğini dürüstçe önümüze seriyor.Konu otizm değil, konu kabul. İnsana dair, anlam veremediğimiz, tuhaf gelen, yabacı görünen, bize ait olmayan ama yine de orada olan “şey”lerin kabulü. Bir çocuğu tüm yargılardan bağımsız, olduğu haliyle tanıma niyetimiz var mı? Asıl soru bu. Olduğu haliyle kabul gören çocuğun aşamayacağı zorluk var mı? Kitabı okuduğunuzda yanıt bulacak soru da bu. Çocuğun doğasının, farklılıklarının kabulü onun yemek kadar, barınmak kadar mühim bir ihtiyacıdır ama gelin görün ki çocuk bunu ifade edemez. Saksıdan yükselen bu taze yeşil dala hemen bir isim vermeden, neye ihtiyaç duyduğunu görmeye çalışınca mümkün olur gerçek ilişki, gerçek bağlar, gerçek büyüme.
İçimdeki Okyanus’u okurken Maudie ile birlikte ben de bir sörf tahtası üzerinde kendi dalgalarımda ilerledim, kitabın son sayfasını da çevirip kapağı kapattığımda içimde sakin bir kıyıya varmıştım. İşte o kıyıda bu düşünceler aktı zihnimden.Bırakalım kendi denizlerine açılsın çocuklarımız; dalgaları nasıl geliyor, rüzgarları nereden esiyor, hangi
kıyılarda daha güçlüler, hangi kıyıları zorluyor onları, birlikte görelim. Bu keşifte yalnız olmadıklarını bilsinler,
bazen bu kadarı bile yeter.

Bu hikâye, içindeki okyanusu keşfe çıkanlara. Kendi sularımızda özgürce yüzemeyeceksek neden geldik bu
dünyaya? İyi okumalar herkese.
Yaşasın çocuk kitapları.

Yazar: Çiğdem Yalman Kopan

0 Votes: 0 Upvotes, 0 Downvotes (0 Points)

Bize Katılın
  • X Network146
  • Linkedin
  • Youtube1.2K
  • İnstagram8.5K

Bir ödül verilmiş, bir film çıkmış, bir sergi açılmış... Hepsi burada.


    E-posta yoluyla bülten almayı kabul ediyorum. Daha fazla bilgi için lütfen şu adresi inceleyin: Gizlilik Politikası



    Reklam

    Sonraki Gönderi Yükleniyor...
    Takip Et
    Arama Trendler
    Apartman Gözdesi
    Yükleniyor

    Giriş yapılıyor 3

    Hesabınız oluşturuluyor ve onay maili gönderiliyor 3