
Bazı deneyimler arkalarında somut bir belge ya da açık bir iz bırakmaz ama dünyayla, kendi bedenimizle ve hafızamızla kurduğumuz bağı kökten değiştirir. Bir duygunun, travmanın ya da kayıbın içimizde bıraktığı o gizli sızı, eninde sonunda dışarıya bir “semptom” olarak sızar. Galerie Nordenhake, Charlottenburg’daki yeni mekânı Goethestraße 2-3 adresinde kapılarını açarken tam da bu kavramsal alana odaklanan “Symptoms” başlıklı grup sergisine ev sahipliği yapıyor. 11 Eylül – 24 Ekim 2026 tarihleri arasında izlenebilecek seçki, görünmeyen içsel süreçlerin resim, heykel, fotoğraf ve kolaj aracılığıyla nasıl somutlaşabildiğini araştırıyor.
Serginin fiziksel ve fikri merkezinde Benjamin Orlow’un alçı, seramik ve ahşaptan kurguladığı anıtsal heykeli Ritual City duruyor. Oluşum ile çözülme arasında askıda kalan bu parçalı beden heykeli, sergide Edvard Munch’un ruhsal çalkantıları tuvallerine taşıdığı akışkan figürleriyle diyalog kuruyor. George Grosz’un boş bir köpek kabının yanında çökmüş yaşlı bir adamı çizdiği erken dönem desenindeki keder hissi, John Coplans’ın kendi bedenini parçalayarak yaşlılığı ve kırılganlığı devasa boyutlarda sunduğu otoportreleriyle kesişiyor. Beden, her bir sanatçının elinde psikolojik deneyimlerin kaydedildiği canlı bir alana dönüşüyor.
Mekânın ve malzemenin kendi semptomlarını ürettiği diğer tarafta ise Mamma Andersson’un çocukluk anılarından ve arşivlerden beslenen tekinsiz ev içi sahneleri ile Michael Schmidt’in Berlin’in kent dokusuna sinen politik geçmişini fotoğrafladığı çalışmalar karşılaşıyor. Sophie Reinhold mermer tozunu tuval yüzeyine gömerek malzemenin kendisini bir hafıza taşıyıcısına dönüştürürken, Frida Orupabo kolajlarında ırkçı ve sömürgeci arşiv fotoğraflarını parçalayıp yeniden birleştiriyor. Tarihsel şiddetin günümüzdeki izlerini ortaya çıkaran bu yaklaşım, sergideki tüm işlerin ortak paydasını özetliyor: Semptomlar tek başına bir temsil değil, dipte saklı kalan asıl durumla eşzamanlı ortaya çıkan işaretlerdir.