
İnsanın kent yorgunluğunu atıp kendi içine çekildiği, tabiri caizse yeniden kanatlandığı iki kadim sığınak vardır: Deniz ve orman. 2022 yılında “Übers Meer” sergisiyle suyun o medcezirli ruhuna odaklanan Galerie Susanne Albrecht, bu kez rotayı koyu bir yeşile, ormanın sessiz derinliklerine çeviriyor. Hamburg’da yaşayan ve üretimlerini sürekli bir diyalog halinde, paslaşarak sürdüren fotoğrafçı Peter Bialobrzeski ile ressam Miwa Ogasawara, bu kez “Übern Wald” sergisinde bir araya geliyor.
Aynı meseleye apayrı pencerelerden bakmanın, iki farklı disiplini nasıl birbirine teyellediğini bu sergide çok net görüyorsunuz. Peter Bialobrzeski, elindeki kamerayla bizi o kusursuz, masalsı orman illüzyonundan çekip çıkarıyor. Objektifinden yansıyan karelerde, ilk bakışta romantik ve dokunulmamış gibi duran bir manzaranın ortasında aniden grileşmiş, çürümeye yüz tutmuş gövdeler ve ölü odunlar beliriyor. Bialobrzeski’nin kadrajı, doğaya atfettiğimiz “romantizm” şemsiyesinin aslında büyük ölçüde tarihsel bir kurgudan ibaret olduğunu hatırlatıyor bize. Ancak bu gerçeklik izleyiciyi yormuyor; aksine kameranın ormanın dokusuna sızan o çıplak, filtresiz bakışı, çürüyenle yeşerenin bir aradalığındaki dürüstlüğü göstererek tuhaf bir şekilde içimizi ferahlatıyor.
Galerinin diğer hattında ise Miwa Ogasawara’nın fırçasıyla yarattığı o bambaşka frekans devreye giriyor. Ogasawara, ormanı fiziki bir mekân, belgelenmesi gereken bir gerçeklik olarak ele almayı baştan reddedenlerden. Onun tuvalinde orman fizikselliğinden sıyrılıp saf bir fikre; büyüme ve çürüme döngüsünün, sessiz bir yenilenmenin sembolüne dönüşüyor. Dimdik uzanan ağaç siluetleri doğanın sarsılmaz direncini fısıldarken, sanatçının bilinçli olarak kıstığı o soluk, narin renk paleti, ormanın tekinsiz ama bir o kadar da huzurlu sessizliğini sergi alanına taşıyor.
Özellikle çinko-çarpma metal yapraklar üzerine çalıştığı küçük ebatlı eserlerindeki ışık oyunları oldukça sinematik. Işığın o incecik metal yüzeylerde kırılıp dağılması, sık ağaçların arasından süzülüp yosunlu toprağa düşen o anlık, uçucu güneş huzmelerini hissettiriyor. Ogasawara’nın resimleri sadece görsel bir okuma sunmakla kalmıyor, mekânın duyusal atmosferini doğrudan izleyicinin tenine, ruhuna işliyor.
Biri vizörden gerçeğin sert ama şefkatli yüzüne bakıyor, diğeri ise boyalarla o gerçeğin soyut, sisli yansımasını inşa ediyor. Berlin, Bleibtreustraße’deki galeride, fotoğraf ve resmin böylesine organik, birbirini ezmeyen bir şekilde tamamlamasına tanık olmak heyecan verici. Büyüme ve çürümenin, aydınlık ve gölgenin bu kadar iyi dengelendiği “Übern Wald”, 5 Eylül – 23 Ekim 2026 tarihleri arasında izlenebilir. Doğayla kurduğumuz o çetrefilli ve kırılgan ilişkiyi yeniden düşünmek için bu serginin anlattıklarına kulak vermekte fayda var.






